Kazım Çapacı : Aşk

 

“Aşk da, köşe yazısı da tabii ki bizi şimdi mutlu etmelidir. Ama ikisinin de güzelliği ve gücü, akıldan hiç çıkmamasıyla ölçülür.”

- Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk” –

 

Yaşasın! Bahar geldi. Doğanın uyanma, duyguların coşma zamanı.  Aşk zamanı…

 

Tüm hayvanlarda kendini beğendirme, karşı cinse güzel görünme önüne geçilmez bir duygudur. Altında yatan neden basittir elbette: Üreme, soyun devamını sağlama. Bunu yaparken de, en sağlıklı genlerin gelecek nesillere aktarılması çok önemlidir. Sağlıklı genlere sahip olmayanlar, kendilerine eş bulamazlar; böylece o kötü (!) genler nesiller içinde törpülenir, silinir.

 

Sağlıklı genlere sahip karşı cins nasıl anlaşılacak ki: Doğa bunun için de mükemmel bir yol göstermiştir. Güzel, yakışıklı, kuvvetli görünür bunlar bize. Kuşlarda da durum farklı değildir. Üreme dönemi yaklaştığında kuşlardaki kıpırdanmadan anlarız yeni bir başlangıcın kapıda olduğunu. Şenlik kapıdadır…

 

Allıturna (Flamingo)’ ların aşkı… 

 

Kur davranışlarıyla belli eder kendini bu dönem. Aslında kur davranışlarına başlamadan önce, süslenme dönemi başlar. Üremeye niyetli bireyler tüylerini değiştirir - damatlıklarını giyerler-. Renkleri canlanır, parlaklaşır. Genellikle erkek kuşlar üreme giysilerine bürünürler… Dişilerde bu tüy değişimi birkaç tür dışında görülmez. Erkeğin bu giysi değişiminin altında kendini dişiye beğendirmek yatar. Dişinin soluk, genellikle boz renkli tüyleri ise aynı şekilde kalır. Bunun altında da yuvayı, yumurtaları, yavruyu koruma gereği saklıdır. Düşünsenize parlak, canlı renklere sahip bir dişinin kuluçkada yattığını; avcı kuşlar için hemen hedef belirtmiş olurlardı…

 

İnsanların da belirli üreme dönemleri olduğunu düşünsenize, sokaklarda yanakları al al, saçları renk renk dolaşan, kızışma dönemine girdim diye mesaj veren, en güzel sesleriyle şarkı söyleyen erkekler! Hmm, yoksa böyle mi oluyor gerçekten de? :). Eh ergenlerin kendilerine, saçlarına başlarına bir başka özen göstermeye başlamalarının nedeni ne dersiniz ;)

 

Alttaki  fotoğraftaki ak kum kuşlarını kışın gördüğünüzde o kadar akça pakçadırlar ki; ama bahar geldiğinde değişiverirler. Soldaki daha renkli birey üreme giysilerine tamamen kavuşmuşken, sağdaki daha tamamlamamış giysisini giymeyi.

 

- Ak Kumkuşu - 

Kendilerine daha bir fazla bakmaya başlarlar bu dönemde kuşlar. Süslenme telaşı alıp başını gider. Önce iyi bir banyo.  Ardından da tüyler özenle taranır J



 

- Bülbül, Sarıbaşlı Kuyruksallayan, Serçe (erkek) - 

Erkek kuşlar parlak renkleriyle “en yakışıklı benim, harika genlerim var.” Mesajı vermeye başlarlar dişilere.

- Ketenkuşu (erkek)

 

İşte size gelin başlığının nereden geldiğinin göstergesi. Küçük ak balıkçıl üreme döneminde başının arkasına gösterişli süs tüylerini takıverir.




 

“Azgın” bir tepeli pelikan. Gaga altı derisinin turuncudan kırmızıya kadar uzanan renginin koyuluk derecesi azgınlık göstergesidir.




 

Erkekler dişilere kimin daha güçlü olduğunu göstermek için kavgalara başlarlar zaman zaman.

 

“Allıturnalarda kavga zamanı” 

Eh güzellik biraz görece bir kavram. Bu yakışıklı alaca balıkçıl berberden yeni çıkmış, dişilere kendini beğendirmek için alımlı alımlı poz veriyor J





“Kızlarrr, hadi seçin bakalım kim daha yakışıklı…”

 

Eşini bulan gider.



 

 - Suna, Yeşilbaş ördek, Akkarınlı ebabil -

 

Bulamayan yaya kalır J



 

- Angıt -

 

Kimi, adayı beğenmeyip çareyi sıvışmakta bulur J



 

-Allıturna -





Eş seçimi sırasındaki gösterilerde saygıda kusur göstermek affedilmez. Elbette saygı karşılıklı.



 

- Küçük Sumru -

 

Kızlara iyi bir avcı olduğunu, onu ve yavruları besleyebileceğini göstermek şart. Aksi halde bu yıl da elin boş kalması kaçınılmaz. Küçük rüşvetler çok önemlidir. Kimi zaman bir parça yosun, kimi zaman büyük bir balık ya da böcek.



 

-Sumru, Küçük Kerkenez, Küçük Sumru -

  

Dişi arıkuşunun işi zor görünüyor. Adaylar birbirinden yakışıklı, birbirinden avcı J



 

- Arıkuşu -





Bahrilerin kur davranışları tam bir görsel şölendir. Üreme döneminde bahrilerin kur dansı gerçekten muhteşemdir. Eşi olmayan bir bahri, eş aradığını duyurmak için yüksek sesler çıkararak etrafta yüzer.  Eşlerden biri, kanatlarını açıp kıvırarak ve kendini suyun içine batırarak diğerine yaklaşır. Kuşlar yüz yüze dururlar ve başlarını sallarlar. Gösteri boyunca bu, birkaç kez yinelenir. Çift bazen ot çıkarmak için suya dalar. Sonra birlikte yüzer ve otları birbirlerine sunmak için yükselirler. Vücudun düz uzatılması şeklindeki gösteri yuvanın yanında yapılır. Bu, kuşun çiftleşmeye hazır olduğunu gösterir. Çiftleşme, genellikle kuşların dal ve otlardan yaptığı yüzen sal benzeri bir yuvada gerçekleşir.

 

- Bahri -





Normalde tohumlarla beslenen bir kuş olan söğüt serçeleri, yavrularını kuluçkadan çıktıktan sonra böceklerle beslerler. Zengin proteinle beslenen yavrular kısa sürede tüylenir ve uçmaya hazır hale gelirler. Bu yakışıklı erkek ne kadar iyi bir baba olacağını gösteriyor dişiye.



 

- Söğüt Serçesi (erkek) -





Küçük kerkenez erkeği, güzel bir dişiyi gözüne kestirmiş.








Erkek kuşlar repertuarlarını sürekli geliştirerek, rakip erkeklere “bu alan benim” mesajı vermeyi de ihmal etmezler ve alanlarını repertuarlarıyla birlikte genişletirler. Tepeli toygar dişisine en güzel aşk şarkılarını söylüyor.

 



İzmir Yalıçapkınları düğün dansında.





Suna (Kuşaklı Ördek) türkülerimizin vazgeçilmez kuşlarından biridir. Üreme hazırlığındaki bir suna çifti. Erkek sunanın gaga dibindeki kırmızı kabarıklık da onun süsü.

 

Yabancı türlerle yakınlaşmalar elbette sadece espri düzeyinde kalıyor J

 

- Sarı Kuyruksallayan, İbibik -

 

Kur gösterileri, genellikle 10 saniyeden kısa süren çiftleşmeyle sona erer. Bu sırada erkeğin spermleri dişiye aktarılır. Erkek dişinin sırtına konar ve dengesini sağlamak için kanatlarını çırpar. Ördeklerdeyse çiftleşme suyun içinde gerçekleşir ve dişinin sırtına binen erkek onu suya batırır.



 

- Küçük Kerkenez -

 

Hep erkeklerin haremi olacak değil ya J Bir dişi yeşilbaş, altı erkekle birlikte.



 

-Yeşilbaş -

 

Kuşlarda yuva kavramı insanlardan çok farklıdır. Yuva, sadece üreme döneminde, kuluçkaya yatmak ve yavruları büyütmek için kullanılır. Üreme dönemi sona erdiğinde yuvanın da işi bitmiştir. Ondan sonra, nerde akşam, orda sabah J

 

Kaya Sıvacıkuşunun yuvasını kalp şeklinde yapmış olması, objektifime takılan hoş bir rastlantı.

 

Yuvanın büyüklüğü kuşun büyüklüğüne bağlıdır elbette. Kara akbaba yuvasını asırlık ağaçların tepesine yapar.

 

Hani bir atasözümüz vardır: Yuvayı dişi kuş yapar. İnanmayın siz bu söze. Yuvayı genellikle erkek kuş yapar. En gösterişli yuvayı yapan erkek, dişiyi kolaylıkla cezbeder. Yuva malzemesi olarak genellikle dallar, çamur gibi malzemeleri toplarlar doğadan.



 

- Küçük Karga, Kızıl Kırlangıç -

  

Eskiden evlerin çoğunun bacasında leylekler yuvalanırdı. Tek katlı, bacalı evlerin yok olmasıyla yuva yapan leylekleri de giderek daha az görür olduk.



 

- Leylek -

 

Genellikle birkaç hafta süren kuluçka döneminde, erkek ve dişi kuşlar sırayla yumurtaya yatarlar.



 

- Küçük Sumru -

 

Kuluçka sırasında ya da yavrular çıktıktan sonra yuvaya yaklaşanlara karşı acımasızca saldırılır.



 

- Hazar Sumrusu, Sumru -

 

Yavrular çıktıktan sonra da onların bakımı ve beslenmesi nöbetleşe sürer.



 

- Leylek -





Kimi zaman birçok aile bir araya gelerek koloni oluşturur. Ortak düşmanlardan korunmanın iyi bir yolu.



 

- Sumru kolonisi -

 

Engeller olsa da birleşme dürtüsü engel tanımaz.



 

- Allıturna -

 

Kuşlarda az sayıdaki tek eşli türden biri de kuğulardır. Tek eşliliğin en önemli nedeni türün devamını garantiye almaktır. Kutup bölgesinin dayanılmaz kışlarından uzaklaşmak için binlerce kilometre yol almaları gerekir. Aşırı soğuk nedeniyle yumurtlayacakları kutup yuvalarına erken gelemezler. Öte yandan, sonbahar başlarında da güneye göç başlamalıdır. Bu nedenle çiftleşmek, yumurtlamak, yavru çıkarmak ve onlara uçmayı öğretmek için çok az zamanları vardır. Başlangıçta bir eş seçip, bu birliği sonuna dek sürdürmek, çok zaman alan eş bulma girişiminden daha güvenli ve türün devamı için çok önemlidir.



 

- Kuğu -

 

Ne yazık ki bu kuş için tek tehdit bu değildir. Bu güzelliğin avcıların silahından çıkan kurşunla sona erdiğini görmek çok üzücüdür. Bu soylu yaratığın doğal bir ölümle aramızdan ayrılması nadirdir. Açlık, kötü hava koşulları, uzun göç sırasındaki bitkinlik ve düşmanlarının saldırısı çoğu kez ölümüne neden olur. Ölmeden önce, en tatlı sesiyle, en tatlı şarkısını söyler. Bu nedenle edebiyatta bir insanın son sözleri için "kuğunun şarkısı" deyimi kullanılır.

- Ötücü Kuğu - 

Son söz olarak etik kurallarımızı hatırlatmakta yarar var, yeni gözlemcilere ve fotoğrafçılara: Özellikle üreme döneminde yuvalar, yuva kolonileri, kur alanlarından uzak durulmalı, hiçbir şekilde yumurta, yuva ya da kuş ele alınmamalıdır. Doğa fotoğrafçılığında etik kurallar için bkz:
http://www.kazimcapaci.com/etik.htm

 

Yüreğinizden aşk, yüzünüzden gülücük eksik olmasın.

- Bağırtlak -
 

Sevgiyle…

Kazım ÇAPACI