Kazım Çapacı : Böcek Devri

Böcek Devri – Makro Dünyası

Böcekler, çoğumuza pek sevimli gelmeyen hayvanlar. Genellikle görmeye bile dayanamadığımız bu hayvanlar, kimimiz için büyülü bir dünyaya açılan bir pencere.

Ben de yakın zamanda bu pencereden bakmaya başladım. Gördüklerime inanamadım önce. İçine girdikçe daha da ilgimi çekmeye başladı. Yakından baktığımda ne kadar fazla ayrıntılar barındırdıklarını görür oldum. Renkleriyle, biçimleriyle büyülemeye başladılar gerçekten beni.

Yıllardır kuşlarla ilgilenirim. Başlarda tanımlamak için zorlanırdım, uzun uzun kitapta ne olduğunu arardım. Ama şimdi o uğraşılarımın ne kadar kolay olduğunu fark ediyorum böceklerle karşılaştırdığımda. O kadar çoklar ki, o kadar değişikler ki.

32 takımdan oluşuyorlar ve her takımda o kadar çok tür var ki, dünya üzerinde bilinen tür sayısı bir milyon, tahmini tür sayısı iki milyon. Eh dişileri, larvaları derken yandı gülüm keten helva. Bu nedenle aile düzeyine kadar tanımladığımda şanslı sayıyorum. Aslında bu konuda sıkı bir yardımcım, hatta hocam var: Peligom (takma adını kullanmayı seviyor). Bir türü tanımlamak için saatlerce uğraşıyoruz, bulunca "Pınar beyaz, buldum" diye çığlık atıyoruz. Başa çıkamayınca "hadi Aristo olalım" deyip Linnaeus'tan vazgeçiyoruz, işte budur diyoruz tür için.

Kuş fotoğraflamakta en çok zorlandığım konu yetersiz ışıktı. Işık olmayınca, hatta yetersiz olunca fotoğraf makinesini elime almak içimden gelmez, dürbünle gözlem yapmanın tadını çıkarırdım (kuşları bıraktığımı sanmayın, onlar hep başköşede olacak). Işık ve alan derinliği için diyaframı sonuna kadar açardım genellikle. Ama böcek fotoğraflamaya gelince her şey tepetaklak oldu kelimenin tam anlamıyla. Artık ışık istemiyorum, flaşlı sonuçlar çok daha başarılı. Kuş fotoğraflarken hiç flaş kullanmayan ben, böceklerde de flaştan vazgeçmez oldum. Gereksiz gölgeler olmuyor, sert ışığın kötü sonuçlarıyla uğraşmıyorum. Ama bu kez de başka dertler açığa çıktı. Alan derinliği en büyük sorun, hele close-up eklenince bu sorun daha da arttı. Minicik bir böceği, kısık diyaframla çekiyorum, sağ göz net, ama sol gözü nerde bu böceğin dedirtiyor insana. Diyaframı o kadar kısıyorum ki, sensörümde ne kadar fazla toz olduğunu fark ettim böylece. Kısıtlı alan derinliği yüzünden rüzgârdan nefret etmeye başladım, ben sabitim, böcek sabit, gel gör ki üzerinde durduğu çiçek rüzgârda salınıp duruyor. Eh bunun da tadı burada elbette.

 

Öyle bir dünya ki, makro fotoğraflarına eve gelip baktığımda yeniden, hatta bir o kadar daha büyüleniyorum ayrıntılarını gördükçe. Üzerlerindeki desenleri, renkleri inanılmaz güzel. Hatta bazen sürpriz olarak çektiğim böceğin yanı başında, milimetrik başka konuklar da olduğunu ancak bilgisayar başına geçtiğimde fark edebiliyorum.

Kuş fotoğrafçılığına göre bir sürü avantajı daha var. Bulmak çok kolay. Ufacık bir alana oturuveriyorum bir şeyler çıkar mı diye. Birkaç dakika sonra bir yaramaz çıkıyor kenardan, onu bir başka meraklı izliyor. Derken bakıyorum saatler geçivermiş. Fotoğraf çekerken nefesimi tutmaktan, yerlerde sürünmekten ne kadar yorulduğumu çekimi bitirdiğimde anlıyorum. O kadar çok bizimle beraberler ki, bu durum bazen sevimli sorunlar yaratıyor. Geçen gün birkaç saatlik çekimden geldim odama. (Geldim dediğime bakmayın, dışarı çıkıp penceremin altındaki küçücük bir alanda geçirdim tüm zamanı). Odama geldiğimde ekipmanımı toparladım, çantama yerleştirdim. Elimi yıkamak için lavaboya yöneldim ki ne göreyim, duvarda sevimli bir ufaklık gözlerini kırpıştırarak bana bakıyor. Eh, mecburen ekipmanı yeniden açtım ve güzelimizi kırmayarak fotoğraflarını çektim.

Laf lafı açtı yine, attığım başlıktan ne kadar uzaklaştım. Böcekler dünyası ne kadar zenginse, ne yazık ki ülkemizde konuyla ilgili yayın o kadar az. Hele fotoğraflı kitaba rastlayamadım henüz. Umarım önümüzdeki yıllarda biz yapacağız bunu. Bu arada, Prof. Dr. Ali Demirsoy’un Yaşamın Temel Kuralları – Entomoloji adlı mükemmel kitabının el kitabım haline geldiğini de söylemeden geçmemek gerek. Şöyle diyor kitabında : “Her jeolojik devir bir hayvan grubuyla simgelenmiştir. Yaşadığımız devir, böcek devridir ve böcekler birçok hayvan grubuna belirgin olarak üstünlük kurmuşlardır.”

Düşünsenize gerek tür sayısı, gerek toplam nüfus olarak bu kadar kalabalık olan böcekler, ya daha büyük olsalardı...

 

Makroyla kalın, sevgiyle kalın…

 

Kazım ÇAPACI

 

http://www.kazimcapaci.com/bocek.htm

http://www.kazimcapaci.com/orumcek.htm

http://www.kazimcapaci.com/pervane.htm

http://www.kazimcapaci.com/kelebek.htm