|
Kazım
Çapacı : Doğa ile Yakınlaşmalar
: Merhaba
|
|
Merhaba
sevgili Fotoritimciler, Ne zor
şeymiş bir köşeden seslenmek, hele bunu sürdürülebilir
kılma gerekliliği düşüncesi. Gazetelerdeki köşe
yazarlarının halini daha iyi anlıyorum şimdi, her gün bir
şeyler bulmak ne zor. FR de bir köşede yazmam için öneri
geldiğinde keyifle kabul ettim, ama şimdi düşünüyorum da ne
zor bir işin altına girmişim. Konu hakkında sohbet
ettiğim sevdiğim bir arkadaşımın dediği gibi
Mavi gezegende yazılacak bir şey kaldı mı ki. En iyisi
kendimden söz ederek kafanızı şişirmek yine J İnsan
neden fotoğraf çeker ki, neden böyle bir şeye gereksinim duyar ki.
Bir şeylerden kaçış mıdır bu, değişiklik
isteği midir? Yeni bir maceraya yelken açmak mıdır?
Fotoğraf aracılığıyla başkalarıyla
iletişim kurmak mıdır? Belki hepsi, belki
hiçbiri. Sözüm mesleği fotoğrafçılık olanlara
değil elbette, benim gibi sonradan, profesyonel
uğraşlarının yanı sıra fotoğraf çekmeye
başlayanlara. Fotoğrafçılığı iş olarak
edinenleri, daha başlangıçta ayrı bir yere yerleştirmem
gerekli. |
|
|
|
Hepsi bir yana
kendimi fotoğrafçı olarak görüyor muyum? Elbette hayır. Ben
bir hekimim. Yanı sıra çok güzel bir uğraşım var:
kuş gözlemciliği. O güzel yaratıkları gözlemlemeyi hep
sevdim. Zamanla o güzellikleri paylaşmak için
fotoğraflarını çekme dürtüsü de uyandı. Paylaştıkça
fotoğraf çekmeyi sever oldum. Baktım ki zamanla,
kızlarımın fotoğraflarını bile eskisine göre
daha iyi çekmeye başlamışım. Bunda elbette
fotoğraflarımı paylaşırken edindiğim
dostlarımın, onların fotoğraflarını izlerken
farkında olmadan bile olsa öğrendiklerimin payı büyük oldu.
Şunu da öğreneyim diye izlemedim hiç birini neredeyse, zamanla bir
biri üzerine eklendi çeşitli şeyler. Sel gitti, kumu kaldı,
kalan kum beni bir parçacık bile geliştirdiyse ne güzel diye
düşündüm sonunda. Çevreme, insanlara, olaylara
bakışımın bile, giderek artan ölçüde, ama fark ettirmeden
değiştiğini gözlemlemek ayrı bir keyif verir oldu. Bu
uğraşla beraber öyle güzel insanlarla tanıştım ki
sadece bu bile yeterli kazanım aslında (hımm
güzel konu bu, sonraki yazılardan birinde ben bunun üzerine uzun uzun konuşurum J). Hobim
işim olsun, sadece onunla uğraşayım diye isterim bazen.
Zaman zaman böyle düşünsem de hemen
vazgeçiveririm, büyüsünü yitiriverirse diye, aman hobim olarak kalsın
derim o zaman. Sadece sevdiğim için yapayım bunu, zorunluluk
olmasın. Fotoritimde daha önce birkaç
yazım yayınlandı, nasıl keyifle yazmıştım
onları, işim değildi, keyif için yazmıştım,
yayınlandığında da acayip keyif almıştım.
Ama sonra al sana köşe, hadi yaz dediler. Birden hobinin iş halini
alma tehlikesi doğmuştu. : korkunç. Bu nedenle sanırım
haftalarca tek satır yazamadım, kendimce çeşitli bahaneler de
yaratarak, işler güçler diye. Ama biliyorum ki aslında bunun nedeni
hobimi yitirme düşüncesiydi. |
|
|
|
|
|
Sonuna
oturdum klavyenin başına, keyif aldıkça yazarsın, keyif
aldığında yazarsın diye. Arkadaşlarım hep
derler, keyif adamısın sen diye. Ee
öyleyim gerçekten de. Bana keyif verdiği sürece var, ben keyif
verdiğim sürece varım. Ne kadar içi
sıkıcı bir yazı oldu bu da böyle.
Haklısınız, buraya kadar okuyabilenleri tanıyıp
özellikle kutlamak isterim. Bundan sonraki yazılarımda daha keyifli
yazılar yazarım belki de. Kuş
fotoğrafçılığı üzerine sohbet ederiz, hangi ekipmanla, ne, nerde, nasıl çekilir diye. Mikro
dünyanın makro fotoğrafları üzerine konuşuruz, neleri
nasıl yapıyorum, yapmaya çalışıyorum diye
konuşuruz, böcekçileri bir araya getirir Coleopteralarda
tanısal zorluklar konulu sıkıcı tartışmalar
yaparız. Bunları yapıyoruz da boyumuz nasıl bir
karış uzuyor diye arada felsefi sohbetler de ederiz J. Arada konularında deneyimli
dostlarımızı aramıza alır, onların değerli
görüşlerinden, keyifli sohbetlerinden yararlanırız. FRde
bana büyük bir nezaketle ayrılan bu köşede beni yalnız
bırakmamanız tek dileğim. Sohbetlerimiz konusundaki
yönlendirmelerinize gereksinimim var. Yazımın başında söz
ettiğim arkadaşım bana arada bir söz ediveriyor, sonra çenemim
düşmesine yol açıyor. İnsan bazen kendinden
sıkılır dedi geçenlerde yine. Kendinizden
sıkıldığınızda burada görüşmek üzere. Fotoğrafla
kalın, sevgiyle kalın. Kazım ÇAPACI |