|
Kazım Çapacı : Göç
|
|
GÖÇ |
|
|
|
|
|
Bazı kuşlar
sonbaharda ortadan kaybolup, ilkbaharda yeniden ortaya
çıkıverirler. Aristo, küçük kuşların yeraltında
kış uykusuna yattıklarını; bahar aylarında kızılgerdan olarak bilinen kuşun, kışın
kara kızılkuyruğa dönüştüğünü düşünmüştür.
Bugün kuş gözlemleri, halkalama çalışmaları, radyo
vericileri sayesinde göç hakkındaki bilgilerimiz epeyce
artmıştır. Artık pek çok kuş türünün yıl
boyunca beslenme ve yuva yapma amacıyla binlerce kilometrelik uzun
yolculuklar yaptıklarını biliyoruz; Avrupadan Afrikaya,
Kuzey Amerikadan Güney Amerikaya. |
|
|
|
|
|
Arıkuşu |
|
Göçmeyenler var mı? |
|
|
|
Eğer uygun
beslenme ve üreme koşullarına sahiplerde kuşların
göçmeleri için bir neden yoktur.
Koşulların değişmesi göç
alışkanlığının değişmesine de neden
olabilir. Kara leylek ve arıkuşu gibi
genelde göçmen olan türler, Güney Afrikada artık yerleşik türler
haline gelmişlerdir. Türkiyeden de kara leyleğin
kışladığı bazı alanlar (Gediz, Enez, Göksu
deltaları), bu göçmen kuşun bizde de yerleşik hale gelmeye
başladığını göstermektedir. Bunun tersine küçük
isketenin atasal Akdeniz popülasyonları
yerliyken, kuzeye yayılan popülasyonları göç
davranışı göstermektedirler. |
|
|
|
|
|
Kara Leylek |
|
Neden göç? |
|
|
|
Göçün başlıca
nedeni bulundukları bölgenin beslenme ve üremeye elverişsiz hale
gelmesidir. Sert kış koşullarında Avrupada beslenme
şansları azalan kuşlar sonbaharda yığınlar
halinde sıcak Afrikaya göç ederler. İlkbahar aylarında ise üreme
koşullarının daha uygun hale geldiği Avrupaya göç
başlar. Ilıman-tropik bölgelerdeki yerli (göçmeyen)
kuşların yoğunluğu ve üreme alanları için gereken
sıkı rekabet, görece daha az kuşun bulunduğu kuzeyde
üremeyi daha cazip kılmaktadır. |
|
|
|
Göç rotaları? |
|
|
|
Yırtıcı
kuşların iri gövdeleri ve geniş kanatlarıyla uçabilmek
için çok fazla enerjiye gereksinimleri vardır. Kanat çırpmak yorucu
ve çok enerji isteyen bir iştir. Bu sorunu termallerden (sıcak hava
akımlarından) yararlanıp süzülerek çözerler. Ancak bunun
getirdiği ek sorun, termaller sadece karalarda oluştuğundan,
denizleri aşamamalarıdır.
Denizleri, karaların birbirine en çok yaklaştığı
boğazlardan aşarak göç ederler. İstanbul Boğazında
göç sırasında çok sayıda yırtıcının göç
etmesinin temel nedeni budur. Ancak ötücü kuşlar ve su kuşları
yeryüzü şekillerine bağlı kalmaksızın geniş bir
alanda göç ederler. Ötücü kuşların göçü, özellikle
yırtıcı kuşlardan korunmak için gece boyunca
yığınlar halinde olur; böcek bulmanın daha kolay
olduğu gündüz saatlerini beslenme ve dinlenmeyle geçirmeyi
yeğlerler. |
|
|
|
Yılan Kartalı |
|
Göç öğrenilir mi, kalıtılır
mı? |
|
|
|
İkisi de. Göç
zamanının geldiğini ve göç rotasını, aynı göçü
daha önce yapmış ebeveynlerinden öğrenirler. Ancak genlerinde
de bu özellik vardır. Göç geldiğinde genetik bilgileri onları
göçe zorlar. Bunu test etmek için yapılan bir araştırmada,
göçmen olmayan bir sumru yavrusunu, göç eden
başka bir sumrunun yuvasına
bırakmışlar, göç zamanı geldiğinde göçmen olan
ebeveyn göç hazırlıklarına başladığında,
genlerinde göç olmayan yavru buna katılmamış, göç eden
ebeveyni öylece izlemiştir. Bunun tersine yerleşik ebeveynin
yuvasına konan göçmen yavru, göç zamanı geldiğinde
huzursuzlaşıp, kıpırdanmaya
başladığında bu kez öylece oturma sırası
yerleşik olma genlerinde yerleşik olan ebeveyne gelmiştir. |
|
|
|
|
|
Küçük Sumru |
|
Göç zamanının geldiğini nerden bilirler? |
|
|
|
Göçün zamanlaması o
kadar dakiktir ki, saatli maarif takvimlerinde kırlangıçların
geliş zamanı, leyleklerin gidişi gibi sevimli notlar
hepinizin ilgisini çekmiştir. Mart başında
kırlangıçların gelmeye başlaması benim için
baharın habercisidir. İlk ibibik sesini neredeyse her zaman nisan
başında duyarım. Kuşların iç saat lerinin göçün zamanlamasını belirlediği
düşünülmektedir. Hormonal
değişiklikler göç zamanının geldiğini belirleyen en
önemli etkendir. Göçün başlaması için kuşlar, hava
koşullarını, rüzgâr ve basıncı da dikkate alır,
uygun koşullar yoksa göçe başlamazlar. |
|
|
|
|
|
Kırlangıç, Kum Kırlangıcı |
|
Göç yolları hep aynı mı? Pusulaları
mı var, haritaları mı? |
|
|
|
Göç sırasında
yeryüzü şekillerini kullanarak yollarını bulurlar. Gündüz güneşin, gece
yıldızların konumu da yönlerini saptamalarında
yardımcı olur. İç pusulaları sayesinde manyetik kuzeyi
kolayca buldukları sanılmaktadır. Kuşlar göç
sırasında dünyanın manyetik alanını da rehber olarak
kullanırlar. Bunun için doğal bir pusulaya sahip oldukları
üzerinde durulmaktadır. Kızılgerdan,
nerede bulunursa bulunsun her zaman göç edeceği yöne doğru döner.
Bunun için dünyanın manyetik alanından yararlanır, ama bu
düzeneğin nasıl işlediği bilinmemektedir. Göç yönünün
saptanmasında kalıtım önemlidir; ancak, aynı göçü daha
önce yapmış deneyimli kuşların liderliği de çok
önemlidir. |
|
|
|
|
|
Kızılgerdan |
|
Göç sırasında
yollarını bulmak için gündüz güneşten, gece
yıldızlardan ve aydan yararlanırlar. Kötü havalarda güneş
bulutun arkasında kaldığında yollarını
şaşırabilirler.
Sığırcıklar kalıtımsal bir duyguyla göç
doğrultularını güneşin yardımıyla saptarlar.
Turnalar ve birçok gece göç edici kuş yıldızların
konumuna göre yön seçerler. Nehir, deniz kenarı, göl kenarı,
dağ sıraları, vadiler gibi coğrafi şekilleri de göç
sırasında rehber olarak kullanırlar. Deniz dalgalarının
içerilere kadar girerek oluşturdukları son derece kısa ses dalgalarının
kuşlar tarafından duyulabildiği düşünülmektedir. |
|
|
|
|
|
Sığırcık |
|
Son yıllarda
kervan yolları kuşlar için daha da çekici olmuştur. Bunun
nedeni, garip görünmekle beraber, onlar için ölüm tehlikesi yaratan çevre
kirliliğidir. Yol kenarındaki eski otomobillerin enkazı ve
oraya buraya atılmış boş benzin varilleri, birdenbire
karşılaşacakları kum fırtınalarında onlara
bir sığınma ve kurtulma olanağı verir. Zira kum
fırtınası sırasında sığınacak bir yer
bulamayan bir insan ya da kuş ölmüş demektir. Kum
fırtınasından haftalar, hatta aylar sonra oradan geçen biri bu
felaketin kurbanlarını görebilirler: kurumuş kuş
iskeletleri. Bunları, göçmen kuşların ölüleriyle yaşayan
çöl fareleri ve çöl tilkileri çok iyi karşılarlar. Çölü geçerken
karşılaştıkları bu tehlikelerden dolayı,
alçaktan uçan kırlangıçların 15-20
kuşluk guruplar halinde uçmak zorunda kalmaları olasıdır.
On binlerce kuşluk filolar halinde uçsalar ve bir kum
fırtınasına ya da deniz üstünde bir fırtınaya
yakalanmış olsalardı, bir anda bir yörenin tüm
kırlangıç nüfusu yok olabilirdi. Bu nedenle kırlangıçlar
göçerken ufak guruplar halinde uçmayı yeğlerler. "Bir
kırlangıçla bahar olmaz" sözü de bundan kaynaklanmış
olabilir. |
|
|
|
Birçok göçmen kuş
gelecek yıl aynı yuvalarına geri dönerler. Leyleklerde bunu
kolaylıkla gözleyebiliriz. Halkalama çalışmaları da bu
konuda değerli bilgiler edinmemizi sağlamıştır. |
|
|
|
|
|
Leylek |
|
Göç zor mudur? Ne kadar enerji gerekir? |
|
|
|
|
|
Bazı kuşlar
göç sırasında binlerce km uçarlar. Bu kadar uzağa gidebilmek
için enerjilerini çok etkin kullanmaları gerekir. Bazı kuş
sürüleri (kazlar, ördekler) uçarken "V" şeklini alırlar.
Bu sayede arkadaki kuşlar daha az hava direnciyle karşılaşırlar
ve önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlarlar. Doğal olarak en
başta uçan kuş en fazla enerjiyi harcar. Buna bir çözüm olarak
sürüdeki kuşlar sürekli olarak yer değiştirirler, öndeki kuş
yorulunca arkadakiyle yer değiştirir. |
|
|
|
|
|
Sarı Kuyruksallayan |
|
Kuşların hiç
durmadan bir çırpıda uçuşunu İngilizlerin Malta ile
Cebelitarık arasında yaptıkları incelemeler
kanıtlamıştır. Bu incelemeler için bir uçak gemisinin
radarından yararlanmışlardır. Radar ekranları üzerinde
göçmen kuşların kanat çırpmaları yüzünden titreşen
minik noktalar görülmektedir. Saniyedeki kanat çırpmaları ve
uçuş hızları her tür için karakteristik olduğundan, radar
ekranında hangi tür kuşların geçmekte olduğu
anlaşılabilmektedir. |
|
|
|
Ötücü
kuşlar Akdeniz'i geçmeden önce son molayı Girit ya da diğer
Ege adalarında verirler. Fakat burada da onları ölüm tehlikesi
beklemektedir. Bir tür şahin sürüler halince, kıyı çizgisinde
avlarını beklerler.
Akşam Yunanistan'dan yola çıkan göçmenler, ilk gün
ışığıyla beraber inecekler yerde
karşılarında düşmanlarını bulurlar. Geri dönmek
diye bir şey yoktur. Bu nedenle bu transit yolcular daha yükseklere
çıkarlar ve kurşun gibi giderek düşman
sıralarının arasından geçerek adanın
sazlıkları içine inerek güvenceye varırlar. Sonra gecenin
karanlığından yararlanarak yollarına devam ederler.
Ertesi gün çölün üzerindeki güneş dayanılamayacak kadar sıcak
olunca sayıları 2,5 milyarı bulan ve sonbaharda çölü geçmeye
çalışan bu küçük göçmen kuşların birçoğu biraz
serinlik bulmak için normal uçuş yüksekliklerini bırakır ve |
|
|
|
|
|
Kızıl Kırlangıç |
|
Göçmen kuşları nerde, nasıl, ne zaman
izlenebilir? |
|
|
|
Ötücü kuşlar
dağınık olarak göç ederler. Göç sırasında
dinlenme-beslenme alanlarında çok sayıda gözlenebilirler. Sarı
kuyruksallayanların göç sırasında binlercesini bir arada
gözlersiniz, kısa süre sonra aynı alanda bir tekini bile
göremezsiniz neredeyse, göç hızla sürmektedir zira.
Yırtıcı kuşlar, leylek, turna gibi büyük kuşlar için
göç izlem noktaları neredeyse nokta bazında sabittir. Denizleri
aşmak için her yıl aynı noktadan geçerler: İstanbul
Boğazı, Belen Geçidi (Antakya) bunların en önemlilerindendir.
Göç sırasında (mart
ortası-mayıs ortası, eylül-kasım) bu noktalarda her gün
binlerce yırtıcıyı, leyleği görmek
alışıldıktır.
İlkbahar göçünde Sarıyer tepelerine oturup, dürbüne bile
gerek kalmadan, kanat açıklığı metrelerle ifade edilen
kartalları on metrelerce üstünüzden geçerken izlemenin tadına doyum
olmaz. Son yıllarda kentleşmenin, yüksek yapıların
hızla artmasıyla İstanbul üzerinde de yırtıcı
göçü dağınık hale gelmeye başlamıştır.
Hele son günlerde planlama çalışmaları süren 3. köprünün göç
rotasının hemen üzerinde yapılmasının
düşünülmesinin göç rotası üzerinde ne derece bir yıkıma
yol açacağını düşünmek zor değildir. |
|
|
|
Bunları biliyor musunuz? |
|
|
|
Okyanus aşanlar: Kuzey Avrupa'da yaşayan atlantik yelkovan kuşları Brezilya
kıyılarına varmak için Atlas Okyanusu'nu boydan boya
aşarlar. Kış sonunda evlerine dönmek için de aynı
yolculuğu yinelerler. Bu yolculuk yaklaşık yirmi gün sürer. |
|
|
|
Kutup göçmenleri: Ötücü kuğular, kuzey kutup
dairesi içinde kalan Sibirya'da yuva yaparlar. Kış Aylarında
büyük bir bölümü Kuzeybatı Avrupa'ya göç eder. |
|
|
|
Çölleri aşanlar: Küçücük söğütbülbülü,
Avrupa'dan Afrikaya göçü sırasında Büyük Sahra Çölü'ni
geçmek için dört gün dört gece hiç durmadan |
|
|
|
Dağları
aşanlar:
Çubuk başlı kazlar, Himalaya
dağlarını aşabilmek için jet uçaklarının
uçtuğu 8000 metreyi geçen yüksekliklere çıkarlar. |
|
|
|
En uzun yol: Kutup sumrularının
kuluçkası Kuzey Kanada kıyılarındadır. Sonbaharda
önce doğuya doğru uçarak Atlas Okyanusu'nu geçer ve İngiltere
kıyılarından güneye döner. Batı Afrika
kıyıları boyunca uçarak kışı geçirecekleri tam
güney uç ile Antarktika kıtası arasına gelirler. |
|
|
|
Yüzerek göç: Uçarak göç edenlerin yanında yüzerek
göç edenler de vardır. Bahri ve kızıl boyunlu batağan sonbaharda günde |
|
|
|
Uçuş
yüksekliği:
Uçuş yüksekliğini havanın açık ya da kapalı
olması, rüzgârın yönü ve şiddeti, atmosfer basıncı
gibi çeşitli faktörler etkiler. Bu etkenlerin yanı sıra
genellikle, küçük kuşlar alçaktan, büyük kuşlar yüksekten uçarlar:
halkalı güvercin |
|
|
|
Uçuş
hızı:
kırlangıç 44, karga 52, gökdoğan 59,
sığırcık 74, yağmurkuşu 180, ebabil |
|
|
|
Göç yolunda ölüm
nedenleri:
Soğuk, don, kar, fırtına, aşırı sıcaklar,
kuraklık, kum fırtınası, TV anten kulelerinin manyetik
alanları, şehirlerdeki bazı kuvvetli ışıklar,
bulutlardan yansıyarak kırılan kuvvetli
ışınlar, pestisitler,
avcılık. |
|
Kazım ÇAPACI |
|
|
|
KAYNAKLAR. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|