Kazım Çapacı : Uçmak

 

HAYDİ UÇALIM

Kuşları neden çok severim? Bir sürü nedeni var.  Ama bunların içinde biri var ki çok özel: Kıskanıyorum onları… Evet, evet, yanlış okumadınız, kıskanıyorum, hem de çok kıskanıyorum. Benim yapamadığım bir şeyi yapıyorlar çünkü: Uçuyorlar…

 

 

FLAMİNGO - ALLITURNA

 

Aslında, kuşlar ikiye ayrılır: Koşan kuşlar, yürüyen kuşlar.  (Gülmeyin hemen siz de; bilimsel sınıflama böyle J).

1.       Üsttakım:  Ratitae (yürüyücü-koşucu kuşlar) : Bu takımdan olan devekuşlarının (Struthioniformes) en ilkel kuş olduğu sanılmaktadır. Eh zaten uçamamasından belli değil mi?

2.       Üsttakım : Carinatae (Uçucu kuşlar = Karinalı kuşlar). En gelişmiş kuşlar ise Carinatae üst takımından ötücü kuşlardır (Passeriniformes). Hoş bu takımda da uçamayanlar var (Penguenler, Galapagos adalarında yaşayan “uçamayan karabataklar”).

 

 

HALKALI KÜÇÜK CILIBIT

 

Kuşları sevmemin bir nedeni daha var. Bana benziyorlar, çok tembeller. J Ama haksız da değiller. Uçmak çok yorucu bir iş (bunun bendeki karşılığı : “çalışmak yorar”). Uçmak için çok fazla enerjiye gereksinim duyarlar. Hele göç sırasında binlerce kilometre kat etmeleri gerektiğini düşünürseniz. Hal böyleyken, minicik bir söğüt bülbülünün Sahra Çölü’nü nasıl geçtiğine akıl ermez, hem de hepi topu 2 gr yağ yakarak, dört gün dört gece içinde durmaksızın uçarak 4000 kilometreden fazla yol alırlar.

 

 

SÖĞÜT BÜLBÜLÜ

 

Ya kanat açıklıkları metrelerce olan yırtıcılar, hangi enerjiyle o heyula kanatları çırparlar. Bunun altında önemli bir kurnazlık yatar. Bu uzun göçleri sırasında pek de kanat çırpmazlar aslında. Süzülme burada devreye girer. Süzülürken sıcak hava akımlarını (termalleri) kullanırlar. Süzülürken hava akımlarını yakalamak için kanatlarını gergin tutarlar. Önce yükselip sonra süzülmek için dikey hava akımlarını kullanırlar. Güneş toprağı ısıttığı zaman, sıcak hava dönerek yukarı çıkar. Buna "yükselen sıcak hava akımı" (termal akım) denir. Büyük yırtıcı kuşların çoğu uzun kanatlarını açarak sıcak hava akımlarıyla yükselirler. Kuş kendini sıcak hava akımına bırakarak, kanatlarını hiç çırpmadan gökyüzüne yükselir. Kuş, termalin en yüksek noktasına eriştiğinde süzülerek aşağı iner ve bu kez başka bir akıma binerek tekrar yükselmeye başlar. Bu yolla hiç yorulmadan saatlerce gökyüzünde kalabilir ve büyük mesafeler kat edebilirler.. O sütun senin, bu sütun benim kayarak bedava yolculuk yaparlar. İstanbul Boğazı’nın en dar yerinden (Çamlıca-Sarıyer arası) göç döneminde her gün on binlerce yırtıcının geçmesi nedendir dersiniz? Termaller sadece karada oluşurlar. Termallerin yer almadığı deniz üzerinde uçmak, doğrudan kanat çırpmayı gerektirir. Enerji ise kolayca harcanmayacak kadar değerlidir. İşte bu nedenle, deniz geçmek zorunda olduklarında bunu en kısa yoldan yaparlar her daim. Bu da bize göç döneminde Sarıyer ya da Çamlıca tepelerinde konuşlanarak çok sayıda yırtıcıyı kolayca izleme fırsatı verir.

 

KÜÇÜK AKBABA

 

Bazıları da uçuş sırasında yardımlaşarak enerji tasarrufu yapma yolunu seçerler. Bazı kuş sürüleri (kazlar, ördekler) uçarken "V" şeklini alırlar. Bu sayede arkadaki kuşlar daha az hava direnciyle karşılaşırlar ve önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlarlar. Doğal olarak en başta uçan kuş en fazla enerjiyi harcar. Buna bir çözüm olarak sürüdeki kuşlar sürekli olarak yer değiştirirler, öndeki kuş yorulunca arkadakiyle yer değiştirir (Kuşların insanlardan ne kadar farklı olduğunu anlayabilmek için, trafikte birbirine hiç tahammül edemeyen sürücüleri bir gözünüzün önüne getirin yeter).

 

 

KILKUYRUK

 

Kuşların uçmaya başlangıçları bile çok estetiktir. Havaya sıçrayıverirler uçuşa geçmeden önce. Ancak bazılarının gövdeleri o kadar kocamandır ki, havalanmadan önce yeterli hızı almak için uzunca süre koşmak zorunda kalırlar. Hiç flamingoların, kuğuların, pelikanların uçuşa geçmesini izlediniz mi? –Ölmeden önce yapılacaklar listesine mutlaka almalısınız.-

 

KUYRUKKAKAN

 

FLAMİNGO - ALLITURNA

 

TEPELİ PELİKAN

 

Kuşların en uygun, en ekonomik şekilde uçmayı nerden bildikleri hala bir gizdir.  - Çoğu kuş saatte 40-50 km hızla uçar. Uçuş hızı, kuşun ağırlığına, gövde ve kanatlarının şekil ve büyüklüğüne bağlıdır. Her şeye karşın bu, olası en az enerji tüketiminin karşıladığı hızdır ki bu da çok yavaş uçuşla (düşmemek için kanatlarını çırpmaya başladıkları zaman), çok hızlı uçuş (çok yüksek hava direnciyle karşılaştıkları zaman) arasındadır.

 

KÜÇÜK KERKENEZ

 

“Kartallar yüksekten uçar”. Genellikle doğrudur. Uçuş yüksekliğini havanın açık ya da kapalı olması, rüzgârın yönü ve şiddeti, atmosfer basıncı gibi çeşitli faktörler etkiler. Bu etkenlerin yanı sıra genellikle, küçük kuşlar alçaktan, büyük kuşlar yüksekten uçarlar: Halkalı güvercin 2400 m, ekin kargası 2500 m, kazlar kuzey denizi üzerinde 2600 m, kaşıkçı 3960 m, turna 4300 m, serçe gündüz 1500 m, gece 4000-4200 m. Ötücü kuşlar göç sırasında sürüler oluşturarak uçarlar. Ancak yırtıcı kuşlara kolayca av olmamak için bu sürü uçuşlarını genellikle gece yaparlar.

 

SARI KUYRUKSALLAYAN

 

Bazı rekortmenleri de anmak gerekir bu arada.

 

Aralıksız uçuş rekoru ebabillerdedir. Ebabiller hiç durmadan 3 yıl uçabilirler. Bu kuşlar, yeme, içme, yıkanma, uyuma gibi tüm gereksinimlerini uçuş sırasında giderirler. 18 yıl yaşayan bir ebabil, bu süre içinde 8 milyon km uçabilir. Bu da dünya çevresinde 220 kez dönmeye eşdeğerdir.

 

AKKARINLI EBABİL

 

En uzun mesafe uçuş rekortmeni kutup sumrusudur. Her yıl bir kutuptan diğerine uçar ve yazı sırasıyla bir kuzey kutbunda, bir güney kutbunda geçirir. Her iki kutupta da güneş yaz ayları boyunca hiç batmaz. Bu nedenle kutup sumruları aynı zamanda dünyanın en çok gün ışığı gören kuşlarıdır.

 

AKKANATLI SUMRU

 

En hızlı kuş rekoru da gökdoğanın tartışmasız olarak. Pike hızı saatte 350 km'dir. 1524 metre yükseklikten yataya 45 derecelik açıyla dalışa geçen gökdoğanda hızın 370-386 km/saat'e ulaştığı hesaplanmıştır. Düz uçuşta bazı hızları da verelim burada : Kırlangıç 44, karga 52, gökdoğan 59, sığırcık 74, yağmurkuşu 180, ebabil 320 km/saat, leylek 120-150 km/gün.

 

GÖKDOĞAN

 

Bir de çok sessiz uçanlar var. Gece kuşları olan baykuşların kanat, göz ve kulak yapıları karanlıkta uçmaya ve avlanmaya uygundur. Baykuşların kanat tüylerinin yüzeyi yumuşaktır. Bu özellik sayesinde baykuş avlanırken küçük hayvanların duyamayacağı kadar sessiz uçabilir.  Pençeleri yiyene kadar fare hiçbir şey duyamamıştır bile gecenin bir yarısında.

 

KULAKLI ORMANBAYKUŞU

 

Birecik'te hemen altında durduğum sık yapraklı bir ağacın içinde tüneyen bir kulaklı orman baykuşuyla göz göze gelmiştim. Bir süre birbirimizi süzdük. Çok güzel bir hayvandı, gözlerimi alamıyordum bir türlü. Fotoğrafını çekmek için omzumda asılı duran çantamı açıp makinemi çıkarmak için bir an gözlerimi ondan ayırdım, hemen makinemi çıkardım. Ama yeniden durduğu yere baktığımda, geçen bir kaç saniye içinde bana hiç hissettirmeden uçuvermişti.

 

İSKENDER PAPAĞANI

 

TELLİ TURNA

 

FLAMİNGO- ALLITURNA

 

TEPELİ PELİKAN

 

KARABAŞ MARTI

 

ERGUVANİ BALIKÇIL

 

KÜÇÜK KERKENEZ

 

UZUNBACAK

 

Leonardo da, Hazerfan’ da boşuna kafalarını o kadar takmamışlardı uçmaya. Keyifli birşey uçmak. Özel bir şey. Haydi hep beraber uçalım… 

 

Kazım ÇAPACI