|
Kazım Çapacı : Kızlarım,
Kuşlarım
|
|
|
|
|
|
Neden fotoğraf
çekiyorum? |
|
|
|
Yok aslında bunun altında
sanatsal nedenler, felsefi gerekçeler falan aramaya gerek. Kendim için
çekiyorum sadece, sevdiğim için. Dolayısıyla da sadece
sevdiğim şeyleri çekiyorum. Neleri mi seviyorum en çok, elbette kuşlarım
ve kızlarım. Neleri çektiğim sorunun yanıtı da bu
kadar basit işte. Bunun altında karşılıksız
sevgi yatıyor elbette. Kızlarımdan da, kuşlarımdan
da hiçbir şey beklemeden seviyorum onları. |
|
|
|
Zaman zaman düşünürüm hobim işim olsaydı diye.
Kısa sürede vazgeçerim bundan. Büyüsünü kaybederdi diye. Şimdi
sadece sevdiğim için çekiyorum. Hiç fotoğraf çekmediğim oluyor
uzun süre. Kimi zaman bakıyorum başka bir şeye zaman
ayırmamacasına fotoğrafla ilgileniyorum. |
|
|
|
İnsan sevdiği
işi de iyi yapmak için elinden geleni yapıyor elbette.
Kızlarım güzel bir fotoğraflarını gördüğünde
gözlerindeki pırıltıyı görmek bile bana yetiyor.
Aralarında küçük kıskançlıklar yaratıyorum bazen, babam
beni daha çok çekti diye birbirlerini kızdırıyorlar. Böyle de
yapmasam zaten bana poz vermeye hiç yanaşmaz nazlı güzellerim J . |
|
|
|
Kızlarımla
paylaştığım anlar çok özel. O anları fotoğraflamaya
hiçbir objektifin gücü yetmez. Benimki hiç yetmiyor, o anlardaki keyfimi
hiçbir şey için bozamam. ama zaman zaman dostlarımın objektiflerine
takılıyoruz birlikte. Bidicikliğinden
beri kucağımda yatmayı çok sevdiğim
kızımın bana yaşattığı keyif
anlatılmaz ki. Benzer keyfi nadir gördüğüm kuşları
gözlerken de alıyorum. Dürbünle uzun uzun
izlerken birden aklıma geliyor, neden fotoğraflamadım diye. |
|
|
|
Ne kadar da
hızlı büyüyorlar. Bu kadar hızlı büyümelerinden
korkuyorum, yakında benden uçuverecekler diye. Alışmalıyım
sanırım yavaş yavaş buna. Ama
biliyorum çok zor olacak. Yandı o damatlar benim elimden J . |
|
|
|
Kuşlarda da durum
farklı değil. Onları da fotoğraflamayı seviyorum. O
kadar güzeller ki. Onları sadece dürbünle izlemenin bile verdiği
tadı yaşamak gerekir. Fotoğraflarını çekmek
aklıma bile gelmeden uzun süreler izliyorum kimi zaman. Gözlemci
tarafım ağır basıyor, fotoğraf makinemi almadan
sadece dürbünle gözleme çıkıyorum. Ne kadar çok kuş
çekmişsiniz diyorlar bazen. Aslında çekmediklerim, çekemediklerim,
sadece keyifle izlediklerimin yanında, çektiklerim, çekip de
paylaştıklarım o kadar az ki. Onlar da sadece bana özel
olanlar. Kimi bir daha yaşanmayacak, görülmeyecek olanlar.
Belleğimde, yüreğimde taşıdığım anlar. |
|
|
|
Kimi kuş
fotoğraflarım hele çok özeller benim için. Benzerini bir daha
çekemeyeceğimi bildiğim için belki de. Bunların
başında telli turnalar geliyor. Yıllar önce Ankarada büyük
bir sürpriz yaparak üstümden geçiveren bu güzeller, o kadar azaldılar ki
artık. Bir daha göremeyeceğimi bilmek çok
rahatsız edici. Çektiğim fotoğrafları ise portfolyomun başköşesinde her zaman. |
|
|
|
Telli Turna Anthropoides
virgo |
|
|
|
Çektiğiniz
fotoğrafları kendinize de saklamıyorsunuz elbette.
Paylaşıldıkça tadı artıyor. Beğenilme
isteği insanın doğasında var elbette. Daha iyilerini
yapmak için güdülüyor bu paylaşımlar hepimizi. Yaşam
yeterince zor. Bin bir türlü dertle boğuşuyoruz sürekli.
Varsın arada sırada da olsa sadece keyif
aldığımız şeyleri yapalım.
Çocuklarımızı da alıp doğaya atalım kendimizi.
Yaşamanın tadını çıkaralım biraz da. |
|
|
|
|
|
|
|
Bağırtlak Pterocles orientalis |
|
|
|
|
|
Kuş Uçsa Gölge Kalır
- Gülten Akın |
|
|
|
Sevgiyle
|