LAMIACEAE – LABIATAE - Ballıbabagiller

Genellikle güzel kokulu, bir ya daçok yıllık otsular, nadiren çalılar ya da ağaçlardır. Gövde ve dallar genellikle 4 köşelidir. Yapraklar karşılıklı ya da dairesel dizilişli, basit ya da birleşik, stipulasızdır. Çiçekler yaprak koltuklarında kimoz, rasemus ya da başaklarda ya da tek, erdişi, zigomorf (nadiren ışınsal) simetrilidir. Sepaller 5, birleşik, bazen 2 dudaklı, petaller 5, birleşik, 2 dudaklı ya da bazen üst dudak körelmiş, alt dudak 3 lobludur. Stamen 2 ya da 4, korollaya bağlı, genellikle didinamdır. Pistil 1, ovaryum üst durumlu, 4 loblu, 2 lokuluslu ve karpelli, ovüller 4, anatrop, plasentasyon bazal ya da eksenseldir. Stilus ginobaziktir. Meyve tipik olarak 4 nutletten oluşmuştır.

Kozmopolit olan aile 200 cins ve 3000 tür içerir. Ülkemizde 45 cins ve 546 türü bulunur.

Aile üyeleri uçucu ve aromatik yağlar içerdiklerinden dolayı ilaç ve parfümeri sanayinde önemlidir. Eterik yağ elde edilir. Baharat olarak kullanılır. süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Acinos alpinus ssp alpinus – Dağ nanesi - Rock Thyme

Bozdağ, haziran 2010

0545

0547

0548

0620

0622

0623

1027

1028d

1029

1030

1970c

1971

Ajuga.

Tek ya da çok yıllık otsulardır. Yapraklar tam, dişli ya da 3 parçalıdır. Çiçekler yaprak koltukaltlarında 2-6 adettir. Korolla mavimsi, sarı, beyaz, pembe ve mor renkte olup üst dudağı indirgenöiştir. Asya ve Avrupa’da yayılış gösterir, 60 tür içerir. Ülkemizde 12 türü vardır.

Ajuga orientalis

Bozdağ, mayıs 2011

 

 

5535

5536c

5537

5538c

 

 

 

 

5539c

5540c

5541c

5542c

 

 

Ajuga reptans -  Mayasılotu – Blue Bugle, Bugleherb, Bugleweed, Carpetweed, Common Bugle

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010

 

 

9722

9723

9725c

9726

 

 

Ajuga sp

Bozdağ, temmuz 2010

 

1638

1639

1640

1641

1642

 

Clinopodium vulgare ?

Bozdağ, temmuz 2010

1704

1704c

1705

1705c

1706

1707

Coridothymus capitatus - Kara kekik

Batı ve Güney Anadolu’da, çoğunlukla frigana içinde yaygın olan, bazen saf toluluklar oluşturan alçak boylu çalılardır. Çiçek başçıklarda, korolla morumsu-pembe renktedir.

Anamur

 

 

 

 

 

 

 

 

3508

3508c

 

 

 

 

Dorystoechas hastata – Çalba çayı, Dağçayı

Foto – EÜBB, şubat 2010

Endemik

 

 

 

 

3068

3069

3070

3070c

3071

3071c

3072

3073

3073c

3074

3074c

3075

 

 

 

3075c

3076

3076c

 

 

 

Eremostachys sp

 

 

 

 

 

4260

 

 

 

 

 

Lamium – Ballıbaba

Çok ya da bir yıllık otsulardır. Yapraklar basit, kenarları dişlidir. Kaliks tüpsü ya da çan şeklindedir. Korolla mor, pembe, krem ya da beyaz renkte, 2 dudaklıdır. Stamenler 4. Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’da yayılış gösteren 50 türü vardır. Ülkemizde 27 türü bulunur.

Lamium amplexicaule

Ampleşsikaual yapraklı, çok yaygın, tek yıllık otsu bir bitkidir.

İzmir, Manisa, Urla - mart 2010-2011

 

 

 

 

3329

3332

3334c

3335c

3336d

3337

3340c

3341c

3343c

3344c

4084

1528d

1718d

1719c

1721c

1722d

1723c

1524d

 

1475

1517c

0168

3920

3921

 

 

4078

4082

4154

4150

4165

 

 

0124

0154

9672

2541

0116

 

 

 

2504

8444

2287

2288

 

 

Lamium garganicum

Ören-İzmir, mart 2010

 

 

 

 

 

 

 

 

6189

6190

 

 

 

 

Lamium garganicum ?

Bozdağ, temmuz 2010

1936c

1936d

1937

1938

1939

1940c

 

1941

1942

1945

1946

1946c

 

Lamium moschatum

İstanbul, mayıs 2010

9586

9587

9588

9589

9590

9591

Lamium purpureum

İzmir, şubat 2010 – Bozdağ, mayıs 2011

2526

2527

5942

5943

5547c

1210

 

 

 

5297c

5298c

5299

 

 

 

Lamium sp

Bozdağ, haziran 2010

 

 

 

0328c

0329

0330

 

 

 

Lamium sp

Spil, mayıs 2010

 

 

 

 

8037

8038

 

 

 

 

Lavandula angustifolia

Çiçekleri taşıyan sapın uzun olmasıyla L.stoechas’tan ayrılır. Batı Akdeniz kökenli olan bitki parfümeri sanayinde öneli olduğundan geniş oranda kültürü yapılır.

Akdeniz havzası bitkisidir. Güney Avrupa’da yaygın olarak kültürü yapılır. Ilımlı iklimli her yerde yetişir. Kalkerli topraklı yaylaları sever. 20 kadar türü vardır. Çiçekleri özel ve hoş kokuludur. Lavanta adı olasılıkla “livere-mavileştirmek” ile “lavare-yıkamak” sözcüklerinin birleşmesinden oluşan Ortaçağ Latincesindeki “Livendula” adından türemiştir. “Angustifolia” türünün Latince kelime anlamı “angustus-dar” ve “folius-yaprak” kelimelerinden gelir.

Eski Yunan ve Romalıların banyo sularına severek kattıkları bir bitkidir. Antik çağlarda antiseptik olarak kullanıldığı bilinmektedir. Romalılar hoş kokusundan ve yatıştırıcı özelliklerinden dolayı lavantadan ünlü Roma banyolarında sıkça yararlanmışlardır. Pedanius Dioscorides’in kokusunu bütün parfümlerden daha güzel diye övdüğü lavanta keseler içinde kullanılırdı. Araplar lavantayı balgam söktürücü olarak kullanmışlardır. Ortaçağ ve Rönesans’ta vebadan korunmak için binaların zemini lavanta ile kaplanırdı. Küçük keseciklere konan lavanta başakları, çamaşırlar arasında, dolaplara hoş koku vermek ve güveden korunmak amacıyla konurdu, günümüzde de bu amaçla geleneksel olarak kullanılmaktadır. Birinci Dünya Savaşı’nda antiseptik etkileri nedeniyle askerlerin yaraları lavanta suyuyla dezenfekte edilmiştir. Kendine özgü, hoş kokusuyla parfümeri ve kozmetik sanayinin mnemli bir drogudur. Lavanta uçucuyağı kokulu sabunların, şampuanların birleşimine girer. Lavanta suyu (Aqua Lavandulae) bazı tuvalet malzemelerinin birleşimine girmektedir.

Kullanılan kısımları : çiçeği (Lavandulae flos) ve uçucu yağı (Lavandulae aetheroleum). Çiçekleri tam açmadan önce toplanmış taze ve kurutulmuş çiçekler ve taze çiçeklerin ekstaksiyonundan elde edilen uçucuyağı kullanılır. Haziran ortasından temmuz sonuna kadar çiçeklenen bitkinin hasadı bu evrede yapılmalıdır.

Etkin amddeleri : uçucuyağ, tanenler, flavanoitler, fitosteroller, tripertenler.

Etki ve kullanılışı :

Lavanta çiçeğinin etkileri : tayıştırıcı ve gerginliği giderici ılımlı bir sedatif olarak, huzursuzluk, sinir zayıflığı, tedirginlik, uyku bozukluklarının tedavisinde sıklıkla çay olarak kullanılır. Sedatif etkisinin linalool ve linalin asetattan ileri geldiği gösterilmiştir. Lavanta çiçekleri, koleretik (karaciğerden safra kesesine safra salgılanmasını arttırıcı) ve kolagog (safra kesesini kasarak safranın barsağa akışının artması) etkilidir. Drogun fenolik birleşenlerinin lipid peroksidayonuna karşı koruyucu etkili olduğu gösterilmiştir. İçerdiği lamiaceae familyasına özgü tanenleri antidiareik etki gösterir. Mide tahrişlerinde, iştahsızlık, meteorizm durumlarında yararlıdır. Vejetatif sinir sistemine etkisi haricen kullanımında da olur. Kas gerginlikleri ve romatizmal hastalıklarda da kullanım alanı bulur.

Uçucuyağının etkileri : sedatif, antikonvülzan etkilidir. Uykuya dalma süresini kısaltır. Narkotiklerin etkisini arttırır. Lavanta uçucuyağının inhalasyonu, EEG’de beta dalgalarının yükselmesine, alfa dalgalarının düşmesine neden olur. Lavanta uçucuyağının bulunduğu ortamda uyku zamanının belirgin şekilde uzadığı görülmüş, benzodiazepinlere belirgin sonuç verdiği görülmüştür. Banyolar, masaj yağları ve aroma lambaları aracılığıyla kullanıma olumlu sonuçlar alınmıştır. Ayrıca antimikrobiyal, antifungal, antienflamatuvar, mitosid, insektisid ve akarisid etkid e gösterir. Deri hastalıklarında ve yara tedavisinde kullanılır.

Çay olarak : 1-2 tatlı kaşığı (1,5 gr) drog üzerine 150 ml kaynar su dökülür. 5 dk üstü kapalı olarak bekletilir ve süzülür. Günde 2-3 fincan içilir.

Uçucuyağı dahilen bir kesme şeker üzerine 1-4 damla/gün damlatılarak kullanılabilir. Uçucuyağıyla doğrudan cilde masaj yapılabilir. Banyo suyunda ya da aroma lambasında kullanılabilir.

Saklama : ışık ve nemden korunmalıdır.

Zeybek U, Haksel M. Türkiye’de ve dünyada önemli tıbbi bitkiler ve kullanımları. Argefar ve Sade Yayınları, Meta Basım, İzmir, 2010.

NGBB, mayıs 2010

Kültür

8714

8715

8716c

8717

8718

8719c

8720

8720c

8721

8721c

8722

8722c

İzmir, 2010

Kültür

 

 

 

3071d

3074d

3076d

 

 

 

Lavandula lanata & heterophylla – Goodvin Creek Lavender

Kültür

 

 

 

 

 

1156

 

 

 

 

 

Lavandula latifolia – Geniş lavanta - Spiklavendel

Kültür

 

 

 

 

9215

9211

 

 

 

 

Lavandula stoechas - Karabaşotu

Kuzeybatı, Batı ve Güney Anadolu’da, özellikle frigana ve maki içinde yaygın olan çok yıllık aromatik çalılardır. Çiçekler çok sayıda, spika durumundadır. Korolla siyahımsı-mor renkte, 2 dudaklıdır. Osmanlı döneminde antiseptik etkisi nedeniyle kolera tedavisinde kullanılmıştır. Ege ve Akdeniz bölgesinde süs bitkisi olarak yetiştirilir.

İzmir,Karaburun, Çeşme, Bafa  2009-2010

 

 

 

 

3736c

3737c

3742

3805

3806

3522c

3982

3982c

3983

3984c

3986c

3986d

3987

3987c

2694

2694c

6450

6451

Marrubium.

Bir ya da çok yıllık otsulardır. Yapraklar dişli ve çok tüylüdür. Kaliks ter konik ve dar, 5-10-30 dişli, korolla beyaz, sarımsı ya da mor renkte, 2 dudaklıdır. Stamenler 4, korolla tüpünün içindedir. Çoğunlu Akdeniz Bölgesi’nde yayılış gösteren 50 türü vardır. Ülkemizde 19 türü bulunur.

Marrubium rotundifolium

Bozdağ, haziran 2010

Endemik

 

 

0903

0904

0905c

0906

 

 

 

 

 

0907

0908

0908c

 

 

 

Marrubium vulgare – Boz ot, Kara derme, Köpek otu, Kukas otu, Mayasıl otu, Ak köpekotu, İt sineği

Çok yıllık otsu bir bitkidir. Yol kenarları, tebeşirşli kıyı kenarları, bozkır, aşınmış tepelerde bulunur. 0-1400 m’de yaşar. Nisan-ağustoa arasında çiçeklenir. Avrupa-Asya ve K.Afrika’da yayılış gösterir. Ülkemizde dış ve orta Anadolu’da bulunur (Karabük, Amasya, Antalya, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Hatay, İçel, İzmir, Konya, Manisa, Şanlıurfa).

Bol güneşli, soğuk rüzgarlardan korunan yerleri sever. 60 cm kadar boylanabilir. Kirli beyaz renkteki gövdesi dörtköşe kesitli ve tüylüdür. Gövde ve saplar üzerinde karşılıklı dizilmiş durumda, kalp şeklinde, üzerleri kırışık gibi görünen yaprakları vardır. Yaprak kenarları dişli, yaprak ucu tüylüdür. Yapraklar meyvemsi bir kokuya sahiptir. Beyaz renkli küçük çiçekleri ikinci yılının yaz ortasından sonbahar başına kadar açar. Olgunlaşan çiçekler 2 mm uzunlukta, eliptik şekilli, koyu kahverengi tohumlar verir. Döktüğü tohumlarla çoğalır. Bitkinin topraküstü kesimleri marrubin, uçucu yağlar, tanen, sitrik asit içerir. Yapraklarının demlenmesiyle elde edilen infüzyon pompalara konarak ağaçlardaki yaprak bitlerine karşı, tabaklara konarak sineklere karşı kullanılır.

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010

9634

9635

9636c

9637

9638

9639d

Bozdağ, temmuz 2010

 

1916

1917

1919

1934c

1935c

 

Marrubium sp

Bozdağ, temmuz 2010

 

 

 

 

1751

1752c

 

 

 

 

Melissa officinalis – Oğulotu, Kavanotu, Melisa

Güzel kokulu, 25-100 cm boyunda, çok yıllık, otsu bir bitkidir. Yapraklar basit, ayanın kaidesi derin dişlidir. Kaliks tüpsü-kampanulat ve kıvrıktır. Korolla açık sarı, 2 dudaklıdır. Stamenler 4, korolla tüpünün içindedir. Ülkemizde çalılık, makilik, kayalık yamaçlar, su kenarlarında bulunur.

Bozdağ, temmuz 2010

2344

2345

2347c

2349c

2350c

2351

Mentha – nane

Genellikle nemli ve sulak yerlerde yayılış gözteren rizomlu çok yıllık (nadiren tek yıllık) otsu bitkilerdir. Yapraklar basittir. Kaliks aktinomorf simetrili, tüp ya da çan şeklindedir. Korolla zayıf, 2 dudaklıdır. Stamenler 4 ve korolladan uzundur. Mentol içerdiklerinden farmakolojik açıdan önemlidirler. Kuzey yarıkürenin ılıman bölgelerinde yayılış gösterir ve 20 tür içerir. Ülkemizde 6 türü bulunur.

Mentha aquatica – Dere nanesi, Su nanesi, Su yarpuzu

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010 – Bozdağ, haziran 2010

9599

9600

9601

0474

0475

1231

Mentha longifolia ssp typhoides var typhoides – Tüylü nane

Anamur

 

 

 

 

 

 

0964

0967

0972

1563

 

 

Mentha longifolia ssp typhoides var typhoides

 Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010

 

 

 

9596

9597

9598

 

 

 

Mentha piperita – İngiliz nanesi

Tüysüz olan çeşidinin kültürü yapılır ve baharat olarak kullanılır.

Mentha plegium – yarpuz

Kuzey, Batı ve Güney Anadolu’da yazın kuruyan sulak yerlerde yayılış gösteren, keskin kokulu, sürünücü ya da dik duruşlu otsudur. Kaliks boğazı tüylüdür. Korolla leylak rengidir.

Mentha spicata

 Zeytinburnu Botanik Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010

 

 

9592

9593

9594

9595

 

 

Mentha suaveolens  - Anuk

 Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010

 

 

9603

9604

9605

9606c

 

 

Mentha sp

Bozdağ, haziran 2010

 

 

 

1177

1178

1179

 

 

 

Mentha sp

Bozdağ, temmuz 2010

2370c

2371c

2372c

2374c

2375

2378d

 

 

2379c

2379d

2380c

2380d

 

 

Nepeta nuda ssp nuda

Bozdağ, haziran 2010

 

1169

1171

1172

1173

1175

 

Ocimum basilicum – Fesleğen

30-50 cm boyunda, tek yıllık otsu bir bitkidir. Yapraklar ovat, çiçekler genellikle beyazdır. Tropiklerde doğal yayılış gösterir. Ülkemizde süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Bozdağ, temmuz 2010

Kültür

 

2213

2214

2215

2216

2217

 

Origanum – Mercaköşk, Merzengüş.

Uçucu yağ (timol) içeren yarı çalımsı ya da otsu, çok yıllık bitkilerdir. Gövde çok sayıdadır. Yağraklar basittir. Brakteler kiremitvari şekilde üst üste dizilmiştir. Korolla mor, pembe ya da beyaz renkte, 2 dudaklı, Stamenler 4, alttakiler uzundur. Akdeniz Bölgesi’nde yayılış gösterir, 30 türü vardır. Ülkemizde 23 türü bulunur.

Origanum onites syn. Origanum smyrnaeum – Bilyalı kekik, İzmir kekiği, İzmir mercanköşkü, Taş kekiği, Dağ kekiği, Peynir kekiği, Akkekik

Drogu, kurutulmuş yaprakları (Origanum folium) ile birlikte hasat edilen tomurcuktaki çiçek durumlarıdır. 60 cm kadar boylanabilir. Çok yıllık, çalımsı formda bir bitkidir. Dört köşeli gövde üzerindeki yapraklar, altta kısa saplı, üstte sapsız, ovat, yapraklarının her iki yüzü de sık örtü ve salgı tüyleriyle kaplıdır. Tepede toplanmış olan çiçekleri küçük ve beyaz renklidir. Bir Akdeniz bitkisidir, Batı Anadolu’da bol bulunur. İzmir yöresi bitki için en verimli olan bölgedir. %2,5-3 oranında, özellikle karvakrol açısından zengin bir uçucuyağ taşır. Kekik adıyla baharat olarak bulunur. “Kekik uçucuyağı” (Origani aetheroleum) eldesinde de kullanılır. Türkiye’nin dışsatım ürünüdür.

 Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010

9623c

9624

9625

9626

9627

9628c

Origanum vulgare – Mercanköşk, Keklikotu

Kırmızımsı renki gövdesi belirgin, dört köşeli ve tüylüdür. 80 cm kadar boylanabilir. Trakya ve Karadeniz bölgelerinde yayılış gösterir. %2 oranında uçucu yağ taşır

 Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010

9629

9630

9631

9632

9633

9633c

Phlomis.

Pilos ya da tomentos tüylü, çok yıllık otsular ya da küçük çalılardır. Yapraklar basit, kenarları tam ya da krenat dentattır. Çiçekler yaprak koltuklarında az ya da çok sayıda çıplak ya da taşıyıcı yapraklar tarafından sarılmıştır. Korolla mor, pembe ya da sarı renklidir. 2 dudaklıdır, tüp kaliksi geçmez. Stamenler 4. Akdeniz’den Çin’e kadar olan bölgelerde yayılış gösterir, 70 tür içerir. Ülkemizde 34 türü bulunur.

Phlomis fruticosa – Çoban çırası, Cabla, Karağan çalısı, Şalba – Jerusalem Sage, Subshrub, Suffrutex

Batu ve Güneybatı Anadolu’da yayılış gösteren sarı çiçekli bir çalıdır.

 Bafa

 

 

 

 

 

 

 

 

3518

3519

 

 

 

 

Phlomis lunarifolia – Çay çalbası

 NGBB, mayıs 2010

 

 

8701

8702

8703

8707

.

 

Phlomis lunarifolia – Çay çalbası

 EÜBB, nisan 2010

 

7649

7650

7652

7653

7654

 

Phlomis viscosa

 NGBB, mayıs 2010

 

 

 

8978

8979

8980

 

 

 

Phlomis sp.

 EÜBB, mayıs 2010

 

8322

8323

8324

8325

8328

 

Phlomis sp

 NGBB, mayıs 2010

 

 

 

 

9435

9436

 

 

 

 

Prasium majus

 İzmir – Urla, mart 2010

 

4714

4714c

3933d

3934c

3935c

 

Karaburun, mart 2010

 

 

 

 

4926

4927

 

 

 

 

Prunella laciniata

Bozdağ, haziran 2010

 

0338

0339

0340

0341

0342c

 

Prunella vulgaris

Bozdağ, haziran 2010 – temmuz 2010

 

 

0689

0690

0691

0692

 

 

 

 

 

1697

1698

1699

 

 

 

Rosmarinus officinalis – Biberiye, Kuşdili – Rosmarin - Rosemary

Batı ve Güney Anadılu’da lokal olarak görülen, park ve bahçelerde çit bitkisi olarak kullanılan, aromatik, herdem yeşil çalıdır. Yapraklar küçük, lineardır. Korolla açık mavi renkte, 2 dudaklıdır. Kuzeybatı ve Güney Anadolu’da doğal yayılış gösterir.

Kullanılan kısımları : yaprakları ve yapraklarından su buharı distilasyonu yoluylan elde edilen uçucuyağı.

Drog : çiçeklenme döneminden hemen önce toplanıp kurutulan yaprakları ve uçucuyağı drog olarak kullanılır.

Yayılışı : Anayurdu Akdeniz havzasıdır. Birçok ülkede kültürü yapılır. İspanya, Fas, Tunus, Yunanistan, Türkiye’de ihracı yapılır.

Özellikleri : Sert ve keskin aromalı bir bitlidir. Yoğun kafur benzeri kokusu vardır. Kışın yapraklarını dökmez. Çok yıllıktır. 50-100 cm kadar boylanabilen çalı formundadır. Gövdesi dört köşelidir ve ikinci yılda odunsu hale gelir. Yapraklarının uzunluğu 2-3.5 cm, genişliği 2-4 mm, ince, dil şeklinde (lineal)’dir. Yapraklarının üst yüzü parlak yeşil, alt yüzü gridir. Kenarları içe doğru kıvrılmıştır. Kayış gibi sert, iğne şeklinde ve reçinelidir. Kurumuş yaprakları koku ve tadını iyi korur, saklamaya uygundur. Çiçekleri soluk maviden eflatuna kadar değişir, bazen beyaza yakındır. Yaz boyunca açar. Tohumları sarımsı-kahverengi, yağlı ve küçüktür. Yapraklı ve çiçekli dallarından Rosmarini aetheroleum adı verilen bir uçucu yağ elde edilir.

Ülkemizde doğal yayılışı Mersin-Adana-İskenderun’da sınırlıdır. Bu alanlarda 8850 hektarlık alanda altı populasyon olarak saptanmıştır. Genellikle maki florası içinde, ormaniçi boşluklarda, özellikle koruma altındaki ağaçlandırma alanlarında, dağların kuru ve güneşli sırtlarında, tarla ve üzüm bağları kıyılarında yabani olarak yetişir. Batı ve güneybatı Anadolu’da bahçe ve parklarda süs bitkisi olarak kültürü yapılır.

Bilimsel adı “Denizin Çiyi” anlamına gelir. Akdeniz sahilleri, Fransa ve İspanya’nın denize bakan sarp kayalıklarında yetişen ve güzel kokusunu rüzgar yardımıyla gemilere gönderen biberiyenin sabah sisiyle ıslanan yapraklarındaki parıltı “Denizin Çiyi” adını almasına neden olmuştur. Eski çağlarda belleği güçlendirdiğine inanılır, hafif uyarıcı etkisi nedeniyle afrodizyakların içine katılırmış. Eski Mısırlılar bahçelerini biberiye dallarıyla süslemişlerdir. Cezayir’de gül bahçelerinin sınırları biberiye ile çizilmiştir. Eski Yunanlıların hafızayı kuvvetlendirmek ve konsantrasyonu arttırmak amacıyla bilginlerin ve sınava girecek öğrencilerin başlarına biberiye çelenkleri taktıkları, unutulmayacak olmanın simgesi olarak cenazeyle birlikte mezarlara koyuldukları bilinmektedir. XV yy da vebadan korunmak için evlerde kullanılmıştır. Ortaçağ’da Roma askerleri biberiyeyi İngiltere’ye getirmişler ve manastır bahçelerinde değerli bir bitki haline gelmiştir. Macar kraliçesi Isabella tarafından hazırlatılan distilatı “Macar Kraliçe Ruhu” (Aqua Reginae Hungariae) olarak tanınmıştır. Parfümleri Avrupa’da çok kullanılmıştır. Biberiye aşk ve hatıra ile özdeşleştirilip mücevher gibi itibar görmüştür. Clevesli Anne, İngiltere Kralı VIII. Henry ile evlendiğinde altın tacı biberiye filizleriyle süslenmiştir.  İkinci Dünya Savaşı sırasında mikrobik hastalıkların bulaşmasını engellemek için hastanelerde kurutulmuş biberiye dallarının yakıldığı bilinmektedir. Cezaevlerinden gelebilecek ateşli hastalıkların mikroplarına karşı mahkeme salonlarının duvarlarında asılarak kullanılmıştır.

Biberiye aynı zamanda iyi bir bahçe çiti bitkisi olrak yeğlenmektedir. Günümüzde yaygın olarak et, balık, sebze yemekleri, çorbalara çeşni vermek amacıyla katılmaktadır. Ayrıca vermut yapımında da kullanılır. Uçucuyağı ise çeşitli kozmetik ürünlerin kokulu birleşenidir.

Etkin maddeleri: uçucuyağ, diterpen fenoller, tanenler, flavonlar, tripertenler ve steroitler, lipidler, karbonhidratlar, salisilatlar.

Etki ve kullanılışı : Halk tıbbında dahili olarak sisndirim sistemi yakınmaları, baş ağrısı,  adet düzensizlikler, aşırı yorgunluk, bitkinlik, baş dönmesi ve hafıza kayıplarında kullanılmıştır. Haricen ise genellikle lapa şeklinde uygulanarak yara iyileştirici ve antiseptik olarak kullanılır. Egzema tedavisinde, kas ağrıları ve siyatikte, boğaz ve ağız yaralarında da kullanılmaktadır. Biberiye ile yapılan klinik çalışmalar yetersiz olmakla beraber, geleneksel olarak oluşmuş deneyime dayalı bilgi ve güven birikimi vardır.drog ekstrelerinin içerdiği rosmarinik asit ve diterpen fenollerden dolayı antiviral etki gösterdiği kanıtlanmıştır. Herpes simplex tip II üzerinde de etkili olduğu gösterilmiştir.

İnce barsaklar ve safra kesesi kanalı üzerinde spazmolitik etkilidir. Yaprakların sindirimi arttırıcı ve iştah açıcı etkisinin yapısındaki acı ve aromatik maddelere bağlı olduğu kabul edilir. Yapraklar gaz söktürücü (karminatif) ve mide sekresyonunu arttırıcı etkiye de sahiptir. Ekstrelerinin karaciğer koruyucu rol oynadığı da kanıtlanmıştır. Yaprak ekstreleri hayvanlarda glikoz düzeyini de düşürmektedir. Droğun kan basıncını düşürücü etkisi gösterilmiştir. Ayrıva hipotoni ve astenide de kullanılır. Dolaşım ve sinir sistemini genel olarak kuvvetlendirici etki gösterir.

Harici olarak kas ağrılarında ve eklem romatizmasında banyolar şeklinde kullanımının yanında ezilme, burkulma gibi durumlarda da kullanılır. Antibakteriyel ve antifungusid etkilerine dayanılarak yara tedavisinde de kullanılmaktadır.

Taze çiçekli dallarından subuharı distilasyonuyla elde edilen uçucuyağı, arometarpide kullanılan önemli uçucu yağlardan biridir.

Çay olarak kullanımında bir tatlı kaşığı (2 gr) ince kıyılmış drog üzerine 150 ml kaynamış su eklenir. Ağzı kapatılarak 15 dk demlendirilip süzülür. Günde 2-3 kez bir çay fincanı içilir. Romatizmal hastalıkların tedavisini desteklemek için 50 gr drog bir litre kaynar suyla 30 dk demlendirilerek hazırlanan infüzyon tam ya da yarın banyo suyuna katılır. Banyo uygulaması uykuyu etkileyebileceğinden sabah yapılmalıdır. Yıkama şeklinde uygulanmak üzere hazırlanacak preparatları %1 lik infüzyon olacak şekilde hazırlanmalıdır.

Yan etkileri : olağan dozlarda toksik etkili değildir. Bitki ile temas sırasında kontakt dermatite neden olabilir.

İzmir, 2009-2010

 

 

0056

0041

2711

2712

 

 

Salvia – Adaçayı

Latince “salveo-iyileşmek” sözcüğünden gelir.

Kuvvetli kokulu, çok yıllık otsular ya da çalılardır, nadiren iki ya da bir yıllıktırlar. Yapraklar tam, lirat ya da pinnat parçalıdır. Kaliks 2 dudaklı, çan şeklinde, hunimsi ya da tüpsüdür. Korolla 2 dudaklı, üst dudak düz ya da falkattır. Verimli Stamenler 2 adet. Anterlerin çok uzamış olan ve kaldıraca benzeyen bir konnektifi vardır. Konnektif kollarından uzun olanı verimli tekayı, kısa olanı ise verimsiz tekayı taşır. Çiçeğe giren böcek verimsiz tekaya dokunacak olursa uzun konnektif kolu aşağı doğru kıvrılır ve böylece anter böceğin sırtına değerek polenlerini bırakır. Çiçekler tipik proterandri (andrekeumun erken olgunlaşması) gösterir. Genlen korolla dudağının üst lobuna dokunacak şekilde bulunan stigma lobları, daha sonra aşağı doğru sarkar ve lobları açılır, böylece stigma başka bir çiçekten gelen böceğin sırtındaki polenleri kabul edecek duruma gelir. Salvia üyeleri farmakolojik açıdan önemli bir uçucu yağ olan sineol içerir. Bazı türleriadaçayı olarak kullanılır.

Dünyada 700-900 kadar adaçayı türü vardır. (Orta ve Güney Amerika’da 500 tür, Orta Asya ve Akdeniz’de 250 tür, Doğu Asya’da 90 tür). Ülkemizdeki salvia türü sayısı 92’dir. Adaçayları 30-75 cm kadar boylanabilir. Kışın yapraklarını dökmeyen, dayanıklı otsu ya da çalımsı bitkilerdir. Tek, iki ya da çok yıllık türleri vardır. Gövdeleri tüylüdür ve bitkinin ikinci yılında odunsulaşırlar. Yaprakları genellikle gri-yeşil renklidir, bazı türlerde alacalı, hatta kırmızı, mor renkte olabilir. Yaprakları genellikle yakıcı bir kokuya sahiptir. Çiçekleri halka şeklinde dizilir. Çiçekler çift dudaklı ve derin haznelidir. Genellikle mor, mavi, nadiren beyaz ya da pembe renkli çiçek açan türleri vardır. Tohumları koyu kahverengi renkte ve oval şekildedir. Genellikle tohumundan kendiliğinden ürer; istenirse gövde çelikleriyle de üretilebilir.

Tüylü ve beyazımsı renkteki yaprakların kurutularak çay olarak tüketilir, et yemeklerine koku ve tad vermek için kullanılır. Adaçayı yaprakları çiçek açmadan önce ve etken maddenin doruğa ulaştığığı öğle saatlerinde toplanmalı, 35 dereceden daha sıcak olmayan gölge yerde kurutulmalıdır. 1-2 tatlı kaşığı kuru yaprağa bir bardak kaynar su eklenir ve 10 dk demlenerek çay olarak tüketilir. 1 tatlı kaşığı adaçayı 1 bardak suyla kaynatılır, sonra 15 dk demlenir. Daha sonra gargara olarak kullanılır. Taze adaçayı yaprakları ya da toz haline getirilmiş kuru yapraklar elle dişlerin üzerine bastırılarak sürülerek dişleri beyazlatmakta kullanılır.

Sindirimiz kolaylaştırıcı, gaz gidericidir. Gece terlemesini azaltır. İdrar söktürücüdür.

Adaçayının sürekli çay olarak tüketilmesi uygun değildir. Östrojen içerdiğinden gebeler tarafından kullanılmamalıdır.

Salvia argentea – Gümüşi Adaçayı – Silver Sage

 Elmalı, mayıs 2011

Endemik

 

6759c

6760

6761c

6822

6823

 

 

 

6824

6825

6826

6827

 

 

 

 

6828

6829

6830

6831

.

 

Salvia cryptantha

 NGBB, mayıs 2010

Endemik

8863

8864

8865

8866

8867

8868

Salvia divaricata

 NGBB, mayıs 2010

Endemik

 

 

 

8981

8982

8983

 

 

 

 NGBB, mayıs 2010

 

9063

9064

9065

9066

9067

 

Salvia fruticosa  - Anadolu adaçayı, Alme çalısı, Almecik, Çalba, Dağ elması, Elmacık, Elma çalbası

Salvia cinsi Türkiye florasında 45’i endemik 88 tür ve 93 takson ile temsil edilmektedir. Bu türlerin birçoğu kozmetik ve farmokoloji alanlarında kullanılmaktadır. Ayrıca baharat olarak da kullanılmaktadırlar.

 

 

 

 

3755

4131

 

 

 

 

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010

 

9774c

9775

9777

9778c

9779

 

Salvia halophila – Tuzcul adaçayı

 NGBB, mayıs 2010

Endemik

S. halophila ağustos-ekim aylarında çiçek açar ve 40–70 cm boya ulaşabilir. İç Anadolu Bölgesi civarında yaygındır. Güzel kokuludur. Hayvanlar tarafından yenir. Çayı yapılabilir. 950–1000 metre yükseklikteki tuzlu bozkırlarda yaşar. Türkiye'ye özgüdür.

8937

8938

8939

8940

8943

8945

Salvia hypargeia

 NGBB, mayıs 2010

Endemik

 

 

 

9068

9069

9070

 

 

 

Salvia officinalis -  Tıbbi adaçayı

Güney ve Batı Akdeniz’de doğal yayılış gösteren ve seyrek olarak ülkemizde de yetiştirilen, yaprakları yumuşak tüylü bir türdür.

Salvia pratensis – Çayır adaçayı

 NGBB, mayıs 2010

 

 

 

8733

8734c

8735

 

 

 

Salvia sclarca -  Misk adaçayı

1 m’ye kadar boylanabilen, gövdesi dik duruşlu, iki ya da kısa ömürlü çok yıllık otsu bir bitkidir. Yapraklar basit, kenarları kaba dişlidir. Korollanın üst dudağı leylak, alt dudağı krem renklidir. Ülkemizde Batı Anadolu’nun sahil kesimi dışında kalan bölgelerde, kayalık yamaçlarda, gölgeli yerlerde, çayırlarda ve yol kenarlarında yayılış gösterir.

Salvia tomentosa – Büyük çiçekli adaçayı

Bozdağ, haziran 2010 – temmuz 2010

0665

0666

0667

0668

0669

0673

2056

2057

2058

2059

2060

2062

Foto – NGBB, mayıs 2010

 

 

9439

9440

9443

9444c

 

 

Salvia verbenaca – Yabani adaçayı

 

 

 

 

 

6727

 

 

 

 

 

Salvia verticillata

Oblongtan ovata kadar değişen, tüylü ve çok sayıda sapsız glandlı yapraklara sahip çok yıllık otsu bir bitkidir. Korolla menekşemsi-mavi, leylak ya da nadiren beyazdır. Ülkemizin hemen her yerinde görülür.

Salvia verticillata ssp verticillata

 NGBB, mayıs 2010

 

 

 

8969

8970

8971

 

 

 

Salvia viridis

İzmir

 

 

 

 

4984

4985

4986

4987

4989

4990

 

 

 

 

4991

4992

 

 

 

 

Salvia wiedemannii

 NGBB, mayıs 2010

Endemik

8851

8852

8853

8854

8855

8856

Salvia sp

 NGBB, mayıs 2010

8723

8723c

8724c

8725

8726

8727

Salvia sp – Adaçayı, Dişotu, Meryemiye

 İzmir, 2009

 

 

 

 

 

 

 

0990

0905

0913

 

 

 

Salvia sp

 EÜBB, mayıs 2010

 

8476

8477

8477c

8478

8481

 

Salvia sp

 EÜBB, mayıs 2010

 

8408

8409

8410

8411

8412

 

Salvia sp

 NGBB, mayıs 2010

9388

9388c

9389

9391

9394

9396

Satureja cuneifolia  - Dağ kekiği

Bozdağ, haziran 2010

 

0590

0590c

0591

0592

0594

 

Satureja hortensis – Sater, Anık, Çibriska, Çiprişka, Çubriza, Geyik otu, Zater

 Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, mayıs 2010

 

 

9640

9641

9642

9643c

 

 

Scutellaria.

Yarı çalımsı, çok yıllık otsulardır. Çiçekler rasemus ya da spikalarda, korolla ince uzun, düz ya da kıvrıktır. Stamenler 4. ılıman bölgelerde yayılış gösteren 200 tür içerir. Ülkemizde 15 türü bulunur.

Scutellaria orientalis

Çok yaygın ve genellikle alpin ortamlarda rastlanan sarı çiçekli bir scutella türüdür.

Bozdağ, temmuz 2010

1890

1891

1892

1893

1894

1896

Sideritis.

Pilos ya da tomentos tüylü, bir ya da çok yıllık otsular ya da küçük çalılardır. Yapraklar tam kenarlı ya da krenat-dişlidir. Brakteler yaprak şeklindedir. Kaliks tüpsü ya da çan şeklinde, 5-10 damarlı, 5 dişli, korolla genellikle sarı, bazen beyaz ya da kırmızıdır. Çoğunluğu Akdeniz Bölgesi’nde yayılış gösteren 60 türü vardır. Ülkemizde 40 türü bulunur. Aromatik olması nedeniyle bazı türleri adaçayı gibi kullanılır.

Sideritis akmanii

NGBB, mayıs 2010

Endemik

 

 

 

8975

8976

8977

 

 

 

Sideritis lanata

Bozdağ, haziran 2010 – mayıs 2011

0876

0877

0878

0880

0881

5368c

5364d

5365

5366c

5367c

5377c

5378c

Sideritis tmolea  - Balbaşı, Sivri çayı

 

Foto – EÜBB, şubat 2010

Endemik