VALERIANACEAE - Kediotugiller

Kediotugiller ailesinin adı Latince “Valere” (sağlıklı olmak ya da cesaret) sözcüğünden gelir.

Genellikle kuvvetli kokulu bir ya da çok yıllık otsular, nadiren çalılardır. Yapraklar karşılıklı, genellikle pinnat parçalı, stipulasız. Çiçekler dikazyum, kimoz ya da monokazyumlarda, nadiren başçıklarda, tek eşeyli ya da erdişi, zigomorf. Kalisk halka şeklinde ya da dişli, genellikle meyvede büyür. Korolla tüpsü ve 5 loplu, genellikle dipte mahmuzlu ya da torba şeklinde, nadiren 2 dudaklı. Stamenler 1-4, petallere bağlı. Pistil 1, ovaryum alt durumlu, 3 lokuluslu ve karpelli, ovüller tek, anatrop, plasentasyon eksensel. Meyvede kaliks genellikle kanat, kılçık ya da papus şeklini almış.

Kuzey ılıman bölgelerde yayılış gösterir, 13 cins ve 370 tür içerir. Ülkemizde 3 cins ve 47 türü bulunur. İlaç ve parfümeri sanayinde kullanılır.

Centranthus ruber – Kırmızı kediotu

 EÜBB, mayıs 2010

8315

8316

8317

8317c

8319

8320

Foto – EÜBB, mayıs 2010

 

 

 

9199

9200c

9201c

 

 

 

Valeriana.

Basit gövdeli çok yıllık otsular. Dip yaprakları basit ya da pinnat parçalı. Korolla yaklaşık ışınsal simetrili, Stamenler 3, kaliks meyvede papus şeklinde. 250 tür içerir. Ülkemizde 13 türü bulunur.

Valeriana officinalis - Kediotu

 İzmir

Çok yıllık, ot – haziran-temmuz – Çağıllıklar, ıslak çayırlar – 1400-2200 – KB Tr, KD ve karasal Anadolu – Avrupa, Kafkasya, O ve K Asya

Bolu, Kars, Ağrı, Bursa, Çanakkale, Erzurum, Kayseri, Tunceli, Van

Kurutulmuş toprakaltı gövdeleri (rizom) ve kökleri ilaç olarak kullanılır. Toprakaltı organları sonbaharda hasat edilir.

Drog : V.officinalis türünün sonbaharda toplanıp, düşük sıcaklıkta (40 oC), iyi havalandırılan ortamlarda, süratle kurutulan kökleridir.

Karakteristik : keskin kokulu, ağızda önce tatlı, ardından yakıcı baharatlı ltad bırakan bir drogtur.

Yayılışı : avrupa’da ve Asya’nın ılıman bölgelerinin nemli orman ve çayırlarında, nehir kenarlarında yabani olarak yaygın şekilde bulunur. V.officinalis, Anadolu’da yaygındır. Türkiye’de bu tür dışında 10 kediotu türü daha doğal olarak bulunur.

Yaklaşık 1.5 m’ye kadar boylanabilir. Yuvarlak kesitli, yeşil renkli ve derin oluklu gövdesi, familyadaki diğer türlerden ayırt edilmesini sağlar. Yaprakları parçalı, ince, kenarları dişli ve koyu yeşil renkli olup, kendine özgü keskin bir koku çıkarırlar. Yaprakların uç kısmı 11-21 ipliksi yaprakçıktan oluşur. Soluk pembemsi-beyaz renkli çiçekleri minik ve kendine özgü kokuludur. Yaz ortasında açarlar. Çiçek durumu, gövdenin tepesinde şemsiyecik (umbellula) şeklinde toplanmış olan şemsiyelerden (umbella) ibarettir. Tohumları açık kahverengi renkte, yassı, armut şeklinde ve 2 mm uzunluğundadır. Kök gövdesi 5 cm kadar uzunluk ve 2-3 cm çapa sahiptir.etrafında bitkinin ikinci yılından başlayarak uzattığı sürgün kökleri bulunur. Bu sürgün kökler 10 cm uzunluktadır. Üzeri sarımsı esmer bir kabukla kaplıdır. Tadı baharatlı, kokusu keskin, hoş olmayan şekilde ve kendine özgüdür. Bu kokuyu kediler çok sever, bu özel kokulu kökün başından ayrılmazlar. Kediotu kökü, kedileri ve küçük hayvanları çekici özelliktedir. Bunun nedeni, kediotugiller ailesinin bazı üyelerinin salgı bezinde bulunan ve üreme içgüdüsü ile ilintili olan valerenik asidin, kurutulmuş kediotu kökünde de bulunmasıdır.

Latince adı “Valere-sağlıklı olmak” sözcüğünden gelir. Antik çağlardan beri yararlı otlar içinde değerlendirilimiş ve sıkça kullanılmıştır.

Hipokrat (MÖ 460-377), Dioscorides (Ms 1. yy) ve Galenos (MS 130-200), kediotunun uykusuzluğa karşı ve israr söktürücü kullanıldığından söz eder. Bunun dışında ağrı kesici, adet giderici olarak, ayrıca öksürük, astım ve göz hastalıklarında da kullanılmıştır. Kediotu kökü kurutulduğunda ayak kokusuna benzer kötü bir kokuya sahiptir. Dioscorides ve Galenos kötü kokulu olduğunu belirtirler.

En az 2000 yıldır sedatif etkisiyle bilinir. Arap tıbbında saldırganlığa karşı kullanılmıştır.

Taze kökleri kokusuzdur. Kurutulduğunda kararkteristik kokusu ortaya çıkar. Kurutulma sırasında ortaya çıkan enzimatik hidroliz sonucu açığa çıkan izovalerik asit bu kokuya neden olur. Çoğu kişi için öğürtücü derecede kötü olan bu koku, 16. yy Avrupa’sında koku giderici (deodorant) olarak kullanılmıştır. O günden beri bu madde parfümlerin birleşimine girmektedir.

Etkin maddeleri : uçucuyağlar, iridoitler, lignanlar, pridin alkaloitleri, flavanoitler, aminoasitler.

Etki ve kullanılışı : halk tıbbında epilepsi, histeri, menstrüasyon, klimakterik durumlar, gece işemeleri ve nöraljide kullanılmıştır.

Çay olarak : 1 tatlı kaşığı (2-3 gr) drog üzerine 150 ml kaynar su eklenir. Üzeri kapatılarak 10-15 dk demlenip süzülür. Günde 2-3 kez içilir.

Saklama : ışıktan korunmalıdır.

v     Bağbahçe Dergisi, 2010 ocak-şubat, sayı 27.

v     Zeybek U, Haksel M. Türkiye’de ve dünyada önemli tıbbi bitkiler ve kullanımları. Argefar ve Sade Yayınları, Meta Basım, İzmir, 2010.

 

 

 

4191

4192

4193

 

 

 

Valeriana sp

Plantae » Tracheobionta » Magnoliophyta » Magnoliopsida » Asteridae » Dipsacales » Valerianaceae » Valeriana » Valeriana sp

 Karaburun, mart 2010

 

 

 

 

 

4651

4652

4654

4657

4905

 

Valeriana sp

Plantae » Tracheobionta » Magnoliophyta » Magnoliopsida » Asteridae » Dipsacales » Valerianaceae » Valeriana » Valeriana sp

 İzmir, nisan 2010

 

7618

7619

7622

7625

7626

 

Valeriana sp

 Spil, mayıs 2010

 

 

 

 

7969

7970

 

 

 

 

Valerianella

Dik duruşlu, genellikle dallanmış tek yıllık otsular. Dip yaprakları tam, gövde yaprakları parçalı. Kaliks dişli ya da koronat, papus şeklinde değil, korolla mahmuzu yok. 60 tür içerir. Ülkemizde 31 türü bulunur. Bunlardan V.vesicaria oldukça geniş yayılışlı olan şişkin meyveli bir türdür.

Valeriana sp ? – Valerianella sp ?

EÜBB, mart 2010

 

 

 

 

 

6286

 

 

 

 

 

Bozdağ, mayıs 2011

 

 

 

5416

5417

5418