|
YARIMKANATLILAR - HEMIPTERA Kazım
Çapacı |
||||||
|
Kitaplar |
||||||
|
Fotoğrafların
büyük hali için üzerlerine tıklayınız. |
||||||
|
Sınıf |
INSECTA |
||||
|
19.
Takım |
Heteroptera (=Hemiptera)
= Tahtakuruları = Tısböcekleri = Yarımkanatlılar |
||||
|
İnsanda kan emen
tahtakurusu (Cimex lectularius)
üzerinde Aristophanes (MÖ 25)in gözlem yaptığı bilinmektedir.
En azından belli gruplarının pis koku çıkarması, bu
hayvanların insanlar tarafından kolayca tanınmasını
sağlamıştır. Genel tanımları : Hemen her zaman dört
kanatlıdırlar. Hemimetaboldürler. Tüm yaşam ortamlarına
yayılarak çeşitli vücut yapıları
kazanmışlardır. Tipik olarak başlarının ön alt
kısmından çıkan, dinlenme sırasında vücudun
altında geriye doğru, çoğunda uzunlamasına bir oluk içine
yatırılabilen bir hortumları vardır. Çok yakın
akrabaları olan Homoptera takımında da benzer hortum
olduğundan her iki takım Hemipteroidea üsttakımında bir
araya getirilmişlerdir. Bununla beraber, Homopterada hortum,
başın alt arkasından çıkar; kanatlar Hemipterada
abdomenin üzerinde düz olarak yatarken, Homopterada çatı
şeklindedir. Vücut büyüklükleri şekilleri : Genellikle üstten
basılmış, oval yapılı vücutlarının
uzunluğu 1 mm- Baş : Çepeçevre kapanmış, kuvvetlice
sklerotize olmuş, hemen hemen sutursuz kafa , uç kısmında,
bitki özsuyu emenlerde alta doğru yönlenmiş, Hemipteroideanın
tümünde bulunan, hortum ya da Rostrum denen çok özelleşmiş
delici-emici ağza sahiptir. Alt dudak 1-4 parçalıdır; bu parçaların
kenarları başa yakın kısımda bir oluk, baştan
uzak kısımda ise işlevsel bir boru meydana getirir. Kaide
kısmında oluk, uçta boru gibi olan bu yatağı, uca
doğru zıpkın gibi sivrilmiş üst dudak kapatır ve
böylece içerisinde, birbirine karşı bağımsız olarak
hareket eden dört delici dikenden oluşmuş bir delme
aygıtı için tam bir kılıf oluşturulur. Emici hortum
bir taraftan tükürüğün dışa akıtılmasını,
diğer taraftan sıvı besinin emilmesini sağlar. Bu
takımdaki tüm hayvanlar bitkisel ya da hayvansal vücut
sıvılarıyla beslenirler. Bunun dışında birçok
türde avın sıkıca tutulmasına ve
taşınmasında görev yapar. Tükürükteki zehirli maddeler
kurbanını felç etmeye, öldürmeye ya da kanın
pıhtılaşmasını önlemeye yarar. Tükürük etki edeceği
yere kendi kendine değil, diyafram-piston ilkesine göre
çalışan bir emme basma pompasıyla iletilir. Bu pompalama,
tahtakurusu pompalaması olarak adlandırılır. Tükürük
ile karışmış akıcı besin yutak
pompasının etkisiyle emilir. Çoğu bitki özsuyu emer. Birçoğu
çeşitli bitkilerden, az bir kısmı sadece belirli bitkilerden
özsu emer. Bitki emenler başlarının ya da daha iyisi
hortumlarının konumuyla tanınırlar.
Yırtıcı olanlar (Amyotinae, Reduviidae, Nabidae, Anthocoridae,
Phymatidae, birçok yarısucul ve sucul türler). et yiyenler :
(Hydrometridae), kan emenler (Cimicidae, Polyctenidae, birçok Reduviidae)
genellikle sert, kaldırıldığında öne doğru
yatay şekilde duran bir hortuma sahipken, özsu emenler hemen her zaman
daha uzun, vücuda 90 derecelik açıyla düşey olarak
bağlanmış bir hortuma sahiptirler (bitki dokularını
daha kolay delerler). Parazit yaşayan Polyctenidae dışında
hepsi, oldukça büyük yapılı, gündüz işlev gören bileşik
gözlere sahiptir. Noktagözler varsa iki tanedir. Antenlerinin
yapısına göre iki alt takıma ayrılırlar. Karasal
olanlar (Geocorisae) 4-5 segmentli,
iplik ya da tesbih dizisi şeklinde, vücutları kadar uzun, üstten
bakıldığında belirgin olarak görülebilen antenlere
sahipken, sucul olanlar (Hydrocorisae),
kısa, 3-4 segmentli, başın altındaki ya da arka
tarafındaki bir çukura gizlenmiş, üstten
bakıldığında görülmeyen antenlere sahiptirler. Göğüs : Birbirinden farklı üç segmentten
yapılmıştır. Birincisi serbest hareketli, ikinci ve
üçüncüsü kaynaşarak kanatların bağlanması için bir bütün
oluşturmuştur. Birinci göğüs segmenti yamuk, kare ya da
dikdörtgen şeklinde, bazen çıkıntılar taşıyan
(örneğin Arilusta) büyük bir
sırt (boyun) plakası taşır. Orta göğüs segmentinin
sırt plakası, boyun plakası tarafından büyük ölçüde
kapatılır; fakat üç köşeli plakçık (Scutellum) hemen her
zaman ön kanatların kaidesi arasına uzanmış olarak
dışarıda kalır. Orta ve arka segmentle
hemen her zaman birer çift kanat taşırlar. Ön
kanatlarının takıma özgü yapısı, yani kaide
yarısının (2/3ünün) derimsi olarak sklerotize olması, uç
yarısının (1/3ünün) zarımsı kalması
(Hemielytra) bu takımı Homopteradan kesin olarak ayırır. Uçmanın önemi türlere
göre farklılık gösterir. Bitki tahtakuruları = kör
tahtakurular (Miridae) en çevik uçanlardır. Amyotinae uçuşa çok
yavaş geçer. Bazılarında kanatlar tam gelişmediği
için ya da kanatlar tam gelişmiş olsa da kanat kasları
köreldiği için (Nepa rubrada
olduğu gibi) uçm işlevi görülmez. Uçmaya ya yüksek bir yerden
düşerek, ya sıçrayarak ya da yerden sıçrayarak başlarlar.
Hepsinde uçma sırasında ön ve arka kanatlar birbirine kancalanarak
işlevsel iki kanatlılık kazanılır. Kenetlenme, ancak
kanatlar dinlenme durumunda yere yatırılınca çözülür.
Miridaede saniyede 100 kez kanat çırpılır. Epeyce türde
kanatlarda eşeysel dimorfizm vardır, dişilerin kanatları
daha küçüktür. Kural olarak birbirinin
benzeri olan, ince yapılı 6 bacağın hepsini kullanarak
kaçmayı ve yürümeyi yeğlerler. Tarsusları 3, nadiren 2 ya da
tek segmentlidir; sonuncu ayak segmenti hemen her zaman iki tırnakla
sonlanmıştır. Ayrıca sucullar ve
yırtıcılar dışında tırmanmasını
sağlayan yapışma lobları vardır; Pentatomidaede bu
yapışmanın etkinliği ayak formundaki
değişikliklerle arttırılmıştır. Ön bacaklarıyla
sıvazlayarak başlarını ve gözlerini, sıyırmak
suretiyle anten, hortum, vücutlarını temizlerler. Ön ve arka
bacaklar birbirlerine sürtülmek yoluyla kirlerden temizlenir. Erginlerde göğüslerin
arka segmentinde bulunan deri bezlerinden çıkan salgılar, her iki
yanda da kalçaların önünden ya da yanlarından
dışarıya çıkarak pis koku meydana getirirler. Bu nedenle
bu hayvanlara tısböcekleri de denir. Yuvarlak, oval, bazen yarık
şeklinde olan bu açıklık, bir kapama aygıtıyla
donatılmıştır, böylece hayvan salgısını
isteğe göre salgılayabilir. Bazılarında, örneğin
yatak tahtakurularında, kurmayı uyarıcı sıvı
sürekli salgılanır. Salgının çıktığı
deliğin etrafı, salgının hızlı
buharlaşması için genellikle pürtüklü yapıdadır. Belirli
uyarılarla salgı damlacıklar şeklinde
çıkarılır, hatta bazı türlerde Çiftleşme : Çok değişik şekillerde meydana
gelir. Bazen, erkek antenleriyle dişiyi sıvazlayarak onu
uyarır ve çiftleşmeye razı eder. Daha sonra erkek dişinin
üzerine çıkar, dişiyi sıkıca kavrar, abdomenini
alt-arkadan öne doğru kıvırarak dölleme
aygıtını dişinin eşeysel
açıklığından içeriye sokar (Hydrometridae, Gerridae,
Veliidae). Bazen erkek yana kayar. Aradidaede erkek dişiye alttan
tutunur ve abdomenini yukarı kaldırır. Bazılarında
erkek ve dişi aynı doğrultuda birbirlerine ters olarak
konumlanır. (Lygaeidae, Pentatomidae, Pyrrhocoridae, Coreidae). Bu
konumdakilerde erkeklerin eşey kapsülü 180 derece döner, böylece dönme
ile dölleme aygıtları dişinin eşeysel kanalına daha
sıkı şekilde tutunur, hatta penis, reseptakulum seminis içine
kadar girer. Çiftleşme 2 dk-10 saat, hatta günlerce sürebilir. Bu sürere
çiftler sakin kalabildikleri gibi, erkekler dişilerin arkasından
sürüklenebilir de. Kural olarak defalarca çiftleşirler.; bir günde
farklı eşlerle çiftleşme tekrarlanabilir. İlke olarak ancak bir
vejetasyon süresince yaşarlar. Kural olarak erkekler çiftleşmeden
hemen sonra ölür; dişiler yumurta bırakmak için daha uzun
yaşarlar. Dünyanın tüm
coğrafik bölgelerinde, Haziran-ağustos
ayları en yoğun olarak bulundukları zamandır. En aktif
oldukları sıcaklık 15-30 oC dir. Yüksek
sıcaklıklarda saklanırlar, hatta yaz uykusuna yatabilirler
(örneğin Eurygaster maura).
Bazıları gececidir (örneğin Phytocoris türleri). Yırtıcı olanları,
yiyebilecekleri her türlü hayvanı, hatta
ırktaşlarını da özelleşmiş ön bacakları
ile yakalarlar. Besine özelleşmiş pek az türü vardır. Birçoğu bitki özsuyu
emerek beslenir. Birçok durumda bu emmenin, bitkiye benek şeklindeki
emme izi bırakma dışında zararı olmaz. Özu emilen
yerin çevresindeki dokular da iyi beslenemedikleri için ölerek bir benek halinde
kalabilirler. Tükürüklerinin zehiri çok kez genel bir büyüme bozukluğuna
ya da bir tarafın yavaş, diğer tarafın
aşırı büyümesine neden olur. Sonuçta çarpıklık
ortaya çıkar. En tehlikelisi ise bu hayvanların birçok bakteriyel
ya da viral hastalığı bulaştırmalarıdır
(karnıbaharda baktariyel beneklenme, patateste yaprak bükülmesi ortaya
çıkarmaları gibi). Yaklaşık 750 türü kültür bitkilerinde
zararlıdır. İnsanlarda kan emmek suretiyle geçici parazit olan
Cimicidae ve bazı Reduviidae türleri, sadece kaşıntı
meydana getirme, kan emme, besin ve evlerimizi kirletmeyle değil, birçok
hastalığı bulaştırmayla da zararlı olurlar
(Chagas hastalığı, Kala-Azar, tekrarlayan humma). Yararları çok
azdır. Yırtıcı olanların yararlarından
bahsedilebilir; yaprakarılarını, yaprakbitlerini,
tırtılları ve larvaları yerler. Güney Rodezyada Encosternum delagorguei (Pentatomidea)
kızartılarak yenir. Loasta dev büyüklükte olan Lethocerus indicum çok değerli
besinlerden sayılır. Bazı Corixidae yumurtaları
Meksikada zevkle yenir. Savunmaları : Bazı türlerinde mimikri görülür.kaçma,
dallardan yere düşme, yakalandıklarında ses ve pis koku
çıkarmakla kendilerini savunurlar. Son çare olarak hortumlarıyla
kendilerini korurlar. Bilinen en eski fosiller
Üst Permden, Alt Juradandır. Üst Jurada bugünkü familyaların
hemen hepsi oluşmuştur. Tersiyerde günümüzdeki birçok cins
oluşmuştur, kerhribar taşlarında 500 kadar tür
tanımlanmıştır. |
|||||
|
1.
Alttakım Geocorisae = Kara Tahtakuruları 1. Fam. Pentatomidae Tısböcekleri =
Kalkanlı tahtakuruları 2. Fam. Scutelleridae 3. Fam. Plataspidae Yuvarlak tahtakuruları 4. Fam. Cydnidae Kazıcı
tahtakuruları 5. Fam. Coreidae Yassı bacaklı
tahtakuruları 6. Fam. Alydidae 7. Fam. Rhopalidae 8. Fam. Lygaeidae Uzun tahtakuruları 9. Fam. Pyrrhocoridae Ateş
tahtakuruları 10 Fam. Berytidae 11. Fam. Piesmatidae = Piesmidae Yaprak
tahtakuruları 12. Fam. Aradidae Yassı tahtakuruları 13. Fam. Tingidae Armut kaplanları =
Ağ kanatlı tahtakuruları 14. Fam. Reduviidae Yırtıcı
tahtakuruları 15. Fam. Anthocoridae Çiçek tahtakuruları 16. Fam. Miridae = Capsidae Yumuşak
tahtakuruları 17. Fam. Nabidae Hanım tahtakuruları 18. Fam. Cimicidae Yatak tahtakuruları 19. Fam. Saldidae Sıçrayan
tahtakuruları 20. Fam. Gerridae Sudakoşanlar 21. Fam. Hydrometridae - Suçubukları 2.
Alttakım Hydrocorisae (=Cryptocerate) = Su Tahtakuruları =
Yarımkanatlılar 22. Fam. Corixidae Küreayaklı
tahtakuruları 23. Fam. Notonectidae Sırtüstü yüzenler 24. Fam. Nepidae Suakrepleri 25. Fam. Belostomatidae Dev tahtakuruları |
|||||
|
|
1.
Fam. Pentatomidae Tısböcekleri = Kalkanlı tahtakuruları
(6000 t) Takımın en
kalabalık familyasıdır. Kuvvetlice sklerotize olmuş,
hafifçe bombeli, tıkmaz, oransal olarak geniş hayvanlardır.
Boyları 0.5-1 (en fazla 5) cmdir. Kural olarak büyük ya da çok büyük
bir scutellumları vardır; genellikle vücudun 2/3den daz az bir
kısmını örter. Beş segmentli antenlerinin kaidesi,
başın genişlemiş yan kenarları tarafından
örtülmüştür. Bir cinsi dışında kanatları iyi
gelişmiştir. Hemieltranın zarımsı kısmı
5*12 damar taşır. Vücut rengi genellikle kahverengi, koyu, bazen
yeşildir; renk bakımından ortama uyum
sağlamışlardır. Connexivum genellikle parlak koyu
renklidir. Metalik parlak renkli ve çizgili türleri de vardır (Graphosoma lineatum). Tarsusları
3 segmentlidir. Asopinae famiyası
dışında bitkilerle beslenirler. Kışı genellikle
ergin halinde, pek az da yumurta ve nimf halinde geçirir. Kural olarak
yılda bir döl verirler., nadiren bazı türler 2 ya da daha fazla döl
verir. Aelia Kımıllar : Bu cinse ait türler,
başlarının öne doğru sivrilmesiyle kolayca
tanınırlar. Baş, pronotum ve scutellumun üzerinde, ortada,
uzunluğuna sarımsı renkte, üzeri düz bir carina uzanır. Dolycoris
baccarum - Dut kımılı : Vücutları
kirli sarı, esmerdir; üzeri siyah noktacıklarla ve ince tüylerle
kaplıdır. Ayçiçeği, tütün, yonca, mısır,
buğdaygillerde, çilek, ahududu, dut gibi bazı meyvelerde zarar
yaparlar. Danelerin içini emer, ürünün pis kokmasına neden olurlar.
Kışı, kımıl ve süne ile birlikte yüksek yerlerde,
geven vs içinde geçirirler. Mart-nisan aylarında ovalara inerler.
Yumurta sayısı 7-48, açılma süresi 28oC de 5 gün,
larvaların gelişme süresi aynı sıcaklıkta 5
haftadır. Beş nimf evresi vardır. Nadiren yoğun
populasyon oluştururlar. Carpocoris fuscispinus : Pronotumlarının ön yan tarafı birer sivri çıkıntı yapmıştır. Renkleri esmer kırmızıdan yeşile kadar değişir. Compositae en sevdikleri bitkilerdir. Kıçı ergin halde geçirirler. Ülkemizde bu cinse ait 3 cins (mediterraneus, pudicus, coreanus | ||||