EŞKANATLILAR - HOMOPTERA

Kazım Çapacı

Ana Sayfa

Kuşlar-I

Kuşlar-II

Memeliler

Taksonomi

Çiçekler

Kitaplar

Kuşlar Hakkında

Kuş Adları Derlemesi

Kuş Gözlemciler

Türkiye’nin Kuşları

Kazım Çapacı

Türkiye Kuş Pulları

Kızlarım

Böcekler

Birgünsinekleri

Pervaneler

Çekirgeler

Kulağakaçanlar

Peygamberdeveleri

Yarımkanatlılar

Eşkanatlılar

Kınkanatlılar

Zarkanatlılar

Sinirkanatlılar

Pireler

Sinekler

Kelebekler

Güveler

Örümcekler

Kırkayaklar

Yumuşakçalar

Hamamböcekleri

Tespihböcekleri

Yarasa

Fotoğrafların büyük hali için üzerlerine tıklayınız.

 

Sınıf

INSECTA

20. Takım

Homoptera = Çatıkanatlılar = Eşkanatlılar

 

1. Alttakım – Cicidina (=Cicadinae) = Ağustosböcekleri

 

2. Alttakım – Psylina = Bitkipireleri

 

3. Alttakım – Aleyrodina (=Aleyrodinea) = Beyazsinekler

 

4. Alttakım – Aphidina (=Aphidinea) = Afitler = Bitkibitleri

 

5. Alttakım – Coccina (=Coccinea) – Koşniller – Kabuklubitler

 

Homoptera (5 at, 40.000 t)

Tümü karada yaşar. Ağız parçaları ve kanatlarından kolaylıkla tanınırlar. Boyları çok küçükten (Aleyrodina) büyüğe (Cicadidae) ve çok büyüğe (Fulgoridae) kadar değişir.

Hortum : başın altı kısmına bağlı emici hortumun Heteroptera’dakine benzemsi yakın akrabalıklarının göstergesidir. Hortumun başın altına çok geride bağlanmış olması (hipognat), bu takımı Heteroptera’dan ayırır. Bazılarında hortum, iki ön bacağın hemen arasından çıkar. Sadece bitki özsuyu emerler, bunun sonucunda bitkilerde gal oluşumu ya da diğer zararlara neden olurlar. Erginlerinde ağız parçalarının körelmesi nadirdir.

Kanat : Her iki kanat çifti kural olarak tekdüze derimsi olup, bazılarında ön kanat daha kuvvetli bir yapı kazanarak örtü kanadı özelliği kazanmıştır. Dinlenme sırasında kanatlar abdomenin üzerinde genellikle çatı şeklinde konumlanır. Kanatların damarlanması çok azalmıştır.

Baş : Göğüse oranla çok kısıtlı hareket edebilen baş, kural olarak iyi gelişmiş iki birleşikgöz, iki ya da üç noktagöz, kıl ya da iplik şeklinde bir çift anten taşır.

Göğüs : Orta segment en kuvvetli olarak gelişmiş ve kuvvetli kaslarla donatılmıştır. Arka kanat uçuş sırasında her zaman daha büyük olan ön kanada kancalanır ve hemen hemen pasif olarak onunla beraber hareket eder. Toprak altında yaşayan ağustosböceği larvalarının (Cicadidae) özellikle ön bacakları, kazıcı bacak şekline dönüşmüştür.

Abdomen : Beyazsinekler dışında, abdomen kural olarak tüm genişliğince göğse bağlanmıştır.

Ses çıkarmak yetenekleri herkes tarafından iyi bilinir. Türe özgü bu melodiler erkek ağustosböcekleri tarafından çıkarılır. Ses, 1. karın segmentinin yanlarında bulunan zarımsı bir organın yardımıyla çıkarılır. Hem erkek, hem dişi ağustos böceği abdomenlerinin karın tarafında bulunan timpanal organlarının yardımıyla ses dalgalarını alırlar. Bazı Cicadidae türleri bu nedenle el çırpma sesleri ya da diğer gürültülerle cezp edilebilirler. Birçok türün çıkardığı ses, insan kulağı tarafından algılanmaz.

 

1. Alttakım – Cicadina (=Cicadinae) = Ağustosböcekleri (40 f, 30.000 t)

Takımın en büyük türlerinin bulunduğu (Pomponia imperatoria 8 cm), genellikle uçma ya da sıçrama yetenekleri olan, hemen hepsi karasal olan bir gruptur. En küçükleri 2 mm kadardır. Vücut şekilleri ve renkleri çok değişiktir. En renkli ve garip şekilli olanlar Fulgoridae ve Memracidae familyalarına aittir. Ülkemizde en parlak renklileri Cercopidae familyasına ait Cercopis spp’dir.

Baş, hareketsiz olarak göğse bağlanmıştır. Hortum 3 parçalıdır. Bileşik gözler iyi gelişmiştir; nadiren 3 osel göz vardır. Antenler iki büyük kaide segmenti taşır; antenlerin uzunluğu nadiren başı aşar. Tarsus 3 segmentlidir. Kanatlar dinlenme sırasında her zaman abdomenin üzerinde çatı şeklinde durur; daha büyük, genellikle deri şeklinde kitinleşmiş ön kanat, ince yapılı, yelpaze gibi katlanan arka kanatlarını örter. Yumurtalar kural olarak döllenir; yumurta koyma borusuyla canlı ya da ölü bitki dokularına, nadiren de toprağın içine bırakılır.

1. Fam. Cicadidae – Ağustosböcekleri (1600 t)

Kendilerine özgü, koro şeklinde ötüşleriyle hemen tanınırlar. Pek az türünün ötüşü fark edilmez. Daha çok tropik ve subtropiklerde, ağaçlık ve çalılık bölgelerde yayılmışlardır, sıcağı çok severler. Bazı türleri çok özgün ses çıkarırlar. Ülkemizde kuvvetli ötenlerin başında Cicadatra atra ve Cicada orni, dakikada 200 defa tekrarlanacak şekilde cız-cız diye öter. Ses frekansları 2000-10000 Hz arasındadır.

Boylarının 1-8 cm olmasına ve ses çıkarmalarına karşın yakalanmaları zordur, hem çevreye renk bakımından çok iyi uyum sağlamışlardır, hem de seslerinin geldiği yönü saptamak oldukça zordur.

Erkekleri tıknaz yapılıdır. Başlarının yanlarında kuvvetli olarak çıkmış bileşikgözlere ve gözlerin arasında üçgen şeklinde konumlanmış üç küçük noktagöze sahiptirler. Bu özellikleriyle dahi alttakımın diğer familyalarından kolayca ayrılırlar. Gözlerin arasında, 2’si iri kaide, 5 kamçı segmentinden oluşmuş iki küçük anten bulunur. İleri doğru belirgin olarak balon şeklinde çıkmış baş plakası, enine kıvrımlar ve çizgilerle donatılmıştır. Yüzün alt kenarından çıkan emici hortum, dinlenme sırasında ön kalçalarının arasındaki bir oluğa yatırılır. Dinlenme sırasında kanatlar abdomenin üzerinde çatı şeklinde durur ve kanatların arka kenarı orta göğüsün sırt kısmında dar bir yarık meydana getirecek şekilde bir araya getirilir. Ön ve arka kanatlar aynı şekildedir ve zarımsı yapıdadır. Orta ve arka bacaklar normal yapılıyken, femur kısmı genişlemiş ön bacaklar dikenler taşır. Tarsuslar uçta tırnak taşırlar. Abdomen ucuna bakılınca erkekler hemen tanınır, çünkü daha büyük yapılı dişiler her zaman bir ovipositor taşır. Erkeklerin abdomen kaidesinde, yanlarda ses çıkarma organları bulunur. Kasların sarsılma şeklindeki kasılmalarıyla ses zarı içe doğru bükülür, gevşemeleri ile de zarın esnekliğinden dolayı eski yerine gelmesi sağlanır. Tekrarlanan kasılmalarla zarda bir titreşme ortaya çıkar. Her iki eşeyde de çok iyi gelişmiş bir işitme organı (timpanal organ) vardır. Ses çıkarma ve işitme, kur yapma ve çiftleşmede önemli role sahiptir.  Dişiler erkeğin sesine yönelirler. Dişisi yanına gelen erkeğin sesi kesilir. Bazen el çırpma ile dişiler cezp edilebilir.

Çiftleşmeden sonra dişi, odunsu bir bitkinin ince dalına ya da kalın bir otun sapına yumurtalarını yerleştirir. Kuvvetli ovipositorunu bitkinin içine sokar ve 12-20 yumurtayı bu delikten içeri iter. Bir ay içinde 400-600 yumurta bırakılır. Yumurta bırakmak için yaraladıkları dallar çok kez kurudukları için önemli zararlara neden olurlar. 5-6 hafta sonra yumurtadan çıkan nimfler toprağa düşerler. Toprakta 15-60 cm (bazen 3 m) derinliklerde galeriler açarlar. Değişik bitkilerin köklerini emerek beslenir ve gelişirler. Nimf dönemleri toprakta 2-5 yıl sürer. Kuzey Amerika’da bulunan Tibicien septemdecim’de bu süre 13-17 yıl kadardır (bu süre böcekleri içinde gelişmesi en uzun olanıdır). Nimflerin ön bacakları dikenli ve kazmaya uyum yapacak şekildedir. 5-7 kez gömlek değiştirerek gelişimlerini tamamlayan nimfler genellikle geceleri topraktan çıkarak bir ağaca, çalıya ya da ota tırmanarak ona sıkıca tutunur, daha sonra göğüslerinin üzerindeki deride açılan bir yarıktan dışarıya süzülürler. İlk görünüşleri beyazımsı ve yeşilimsidir, güneş ışığının da etkisiyle sklerotizasyon tamamlanarak renkleri koyulaşır, kanatlar düzelir. Nimf gömlekleri uzun bir süre ağaçlarda kuru olarak yapışık durumda kalır. Birçok nimf aynı dönemde topraktan çıkar. Bu sırada kuşlar tarafından büyük ölçüde avlanırlar. Bazı yıllarda sayıları çok artar. Erginlerin yaşam süresi 4-6 haftadır.

Çoğu ağaçlarda, çalılarda ve büyük otlarda yaşar. Erginleri genç filizlerden özsu emerek onların kurumasına neden olur. Bazı türlerinin beslenme sırasında bıraktıkları özsu yağmur gibi dökülür. Dişilerini yakalamak istediğimizde, beyazımsı, saydam bir sıvıyı bağırsaklarından fışkırtarak uzaklaşırlar. Ülkemizde 20-30 türün olduğu sanılmaktadır. Erginlerini öldürme, yumurtalı dalları kurumaya bırakma ile mücadele yapılır. İlaçlı mücadele pek başarılı değildir.

 

 

2071

2087

2087c

2090

2092

 

 

2093

2094

2094c

2095

2095c

 

 

2096

2096c

2096d

2097

2099

 

 

2104

2104c

2108

2115

2125

 

 

2125c

2127

2129

2131

2133

 

 

2134

2137

2138

2140

2142

 

 

2143

2144

2145

2145c

2148

 

 

2149

2149c

2156

2159

2161

 

 

2161c

2161d

2161e

2162

2164

 

 

2165

2166

2167

2172

2172c

 

 

2174

2177

2181

2185

2037

 

2. Fam. Cercopidae – Köpüklü Ağustosböcekleri (300 t)

Otsu bitkileri, özellikle çatallı kısımlarında, ülkemizde halk dilinde “Şeytan Tükürüğü” denen köpüksü bir maddenin içinde larvalarının bulunmasıyla özellik kazanmışlardır. Bu köpük dikkatlice uzaklaştırıldığında, baş aşağı duran (vücutları sıvı tutsun diye ters dururlar) ve bitkilerden özsu emen sarımsı yeşilimsi larvalar kolaylıkla görülür. Şekerden yoksun sıvımsı dışkıyı, hayvan dışarıya fışkırtmaz, vücudunun tümü üzerine sevk eder. Böylece larva sanki su altında yaşıyormuş gibidir. Larva hava almak istediğinde abdomenini yukarı kaldırarak, abdomenin ucundaki kapanabilir kanal açıklığını dışkı yığınından dışarıya çıkarır. Havayı dışkının içinde iken dışarı vermesinden dolayı hava kabarcıkları meydana gelir ve köpük yığını oluşur. Cercopidae larvaları için köpük üretimi, ancak kendilerini saran sıvı dışkı kitlesi mum sabunu içerdiği zaman gerçekleşebilir. Bu sabun da, mumu ayrıştıran fermentleri içeren dışkının 7. ve 8. abdomen segmentlerinde bulunan mum bezlerinin üzerinde akmasıyla oluşur. Burada, serbest hale geçen mum asitleri, dışkının bazııları ile tepkimeye girer. Mum sabunu, köpüğün oluşumu için sadece koşul değil aynı zamanda köpüğün sürekli kalması için de gerekliliktir. Köpük kılıf, larvaları kurumaktan ve kısmen düşmanlarından korur. Bu kılıfın altında deri değiştirirler. Erginleştiklerinde bu köpüklü kılıftan dışarı çıkarlar. Erginleri de farklı bitkilerden özsu emerler.

Çoğu, ılıman ve sıcak bölgelerde, büyük sayılarda bireylerle temsil edilirler. Vücutları nadiren 1.5 cm den daha fazladır. İki noktagöze sahip olmaları, kanatlarının abdomen ucunu pek az geçmesi, ön bacaklarının normal yapıda olmasıyla ağustosböceklerinden hemen ayrılırlar. Arka tibialarının kaidesinin silindir şeklinde olmasıyla Jassidae’den, göğüslerinin şekli ile Membraciade’den ayrılırlar. Cicadellidae’den arka tibialarında 1-2 sert dikenin ve ucunda bir seri dikenin bulunması, tibialarının köşeli olmasıyla ayrılırlar. Sıçrama yetenekleri vardır. Erginleri renkli ve desenli kanatlara sahiptir. Ülkemizde 10’dan fazla türü vardır. Philaenus spumarius : büyük ölçüde renk varyasyonu gösterirler. Genellikle sarımsı-kahverengidir. Boyları 5-6 mm’dir. Çeşitli bitkilerden, özellikle otsu bitkilerden özsu emerler. Kültür bitkilerinde büyük zararlara neden olurlar. Virüs taşırlar. Yumurtalarını yaprak gözlerine, saplarına vs.ye 1-30’luk gruplar halinde bırakırlar. Açıla delikler katılaşan bir salgıyla kapatılır. Kışı yumurta halinde geçirirler. Yumurtalar nisan-mayısta açılır, haziran başında erginleşirler. Bir döl verirler.

 

Arthropoda » Insecta » Hemiptera » Auchenorrhyncha » Cicadoidea » Cercopidae » ... » ... » ... 

 

Cercopidae

Köpüklü Ağustosböceği

İng. Spittlebug

 

 

 

5883

5879

1339

 

 

 

Cercopidae

Köpüklü Ağustosböceği

İng. Spittlebug

 

 

 

2229

2245

2367

 

 

 

2. Fam. Membracidae – Boynuzlu Ağustosböcekleri (3000 t)

Pronotumlarının üzerinde geriye ya da yanlara yönelik çıkıntılarının olmasıyla diğer familyalardan kolayca ayrılırlar. Boyları nadiren 12 mm’yi geçer. Renkleri çok değişkendir.  Otlar, ağaç ve ağaççıklardan özsu emerler. Yılda 1-2 döl verirler. Yumurtalarını bitkilerin içine koyarlar. Ülkemizde 4-5 türü vardır.

 

4. Fam. Jassidae (=Cicadellidae) – Cüce Ağustosböcekleri (5000 t)

Pek az türünün boyu 1 cm’yi geçer (en fazla 2.8 cm). türlerinin çoğunda vücut ince yapıda, silindir şeklinde olup, arkaya doğru sivrilmiştir. Her zaman zemine atlayacak konumda dururlar. Rahatsız edildiklerinde ilk önce yan yana yürüyerek kaçmayı yeğlerler, daha sonra sıçrarlar. Pronotumlarında çıkıntı taşımamalarıyla Memracidae’den, arka tibialarının kenarlı olmasıyla Cercopidae’den, sadece iki nokta gözlerinin olmasıyla Cicadidae’den ayrılırlar.

Renkleri çok değişik olup, bazıları çok güzel desenler taşır. Kanatlar bazı türlerde kısadır. Her çeşit bitkiden özsu emerler. Bitkilerde emme ile oluşan her türlü zarara neden olurlar. Tatlı dışkılarıyla bal arıları, karıncalar, sinekler ve eşekarılarını cezp ederler. Çoğu yılda bir döl verir, kışı genellikle yumurta, bazen 5. devre mimf, bazen ergin halde geçirirler. Populasyon yoğunluklarının fazla açısından ancak afitlerle karşılaştırılabilirler. Palearktikte 2300, ülkemizde ise en az 250 türü yaşamaktadır.

 

Arthropoda » Insecta » Hemiptera » Auchenorrhyncha » Cicadoidea » Cicadellidae » Deltocephalinae » Thamnotettix » Thamnotettix zelleri

 

Thamnotettix zelleri

Tr. Cüce Ağustos Böceği

İng. Leafhopper

 

5174

 5154

5170

5159

5161

 

 

Cüce ağustos böceği ?

 

5238

2768

5155

5156

5157

 

 

 

 

 

3987

1429

 

 

 

 

2. Alttakım – Psyllina – Bitkipireleri (1400 t)

1.  Fam. Psyllidae

2.  Fam. Aphalaridae

3. Fam. Liviidae

4. Fam. Carsidaridae

5. Fam. Triozidae

 

3. Alttakım – Aleyrodina (=Aleyrodinea) – Beyazsinekler (1-3 f, 200 t)

1.  Fam. Aleyrodidae - Beyazsinekler

 

4. Alttakım – Aphidina (=Aphidinea) – Afitler = Bitkibitleri (8 f, 3600 t)

Birey sayısı bakımından toğun populasyonlar oluşturan bu hayvanlar birçok bitki türünün yanı sıra özellikle kültür bitkilerinde büyük zarara yol açarlar. Birçok bitki yanı sıra marul, dereotu gibi sebzelerde yeşil koloniler oluşturarak hoşa gitmeyen bir tada ( Brevicoryne brassicae), yaprakların kıvrılmasına, evlerdeki süs bitkilerinin yapraklarının bozulmasına neden olurlar. Kıvrılan yapraklar afitler için sığınak haline gelir.

Kanatlı ya da kanatsız, nadiren 3 mm’den büyük, çok fazla sayılarda bitkilerin üzerinde sakince özsu emen, ince ve zayıf bacaklarıyla kısa mesafelerde yürüyen, sıçrama yeteneği olmayan, kanatları bireyleri ancak kısa mesafe uçabilen, otsu ve odunsu bitkiler üzerinde bulunan böceklerdir. Vücut renklerini genellikle hemolenflerinde bulunan glikozit özellikli pigmentler verir. Siyah rengi veren protoaphidin, yeşil rengi veren aphinin ve renksiz bir glikozitin değişik oranlarda temsil edilmesiyle farklı renkler ortaya çıkar. Birçık türün 5. ve 6. abdomen segmentinin sırt kısmında, ince, türe özgü yapılarda olan bir çift sırt borusu (Siphunculus=Corniculus) taşırlar. Rahatsız edildiklerinde bu organın ucundan mum içerikli hemolenf hücreleri salgılanarak saldırganın ağız parçalarının birbirine yapışması sağlanır. Diğer bitkibitlerinden garklı olarak antenleri her zaman kısa, kalın yapılı iki kaide ve iplik şeklinde 1-4 kamçı segmentinden oluşur. Antenin uç segmentinin kaidesinde koku alma organı bulunur. Sadece kanatlı bireyler üç noktagöze sahiptir. Petekgözler iyi gelişmiştir (kanatlılarda daha iyi gelişmiştir). Toprak altında yaşayanlarda yitirilmiştir. Hortum 4 segmentli olup, bazen vücudu aşacak kadar uzundur, kullanılmadığı zaman göğsün altına kıvrılır. Ağız tipi sokucu-emicidir. Bazılarında tamamen körelmiş olabilir. zayıf yapılı bacaklar kural olarak iki segmentten oluşan tarsusa ve bunun ucunda iki tırnağa sahiptir. Anüslerinden fazla miktarda tatlımsı sıvı salgılanır.

Saldırıya uğrayan bir afit, diğerlerinin kaçmasına ya da dibe düşmesine olanak sağlayacak zamanı kazandırır. Genellikle koloni halinde bulunurlar. Rüzgarla çok uzun mesafelere taşınabilirler. Hortumlarını bitki dokusuna batırıp, özsuyu emmeye gerek görmeden pasif olarak çekerler. Aktif emme de yapabilirler. Tükürük salgılarındaki pektinaz, selüloz çeperleri eriterek hortumun girmesene yardımcı olur.

Bazı karınca türleriyle afitler yakın ilişki içindedir. Afitlerin şekerli sıvılarını besin olarak kullanan bazı karınca türleri, onların korunmalarını, bir yerden bir yere taşınmalarını ve hatta kışın saklanmalarını sağlarlar.

Yumuşak vücut yapıları nedeniyle birçok avcıları vardır. Özellikle Coccinellidae larvaları günde 100, yaşamı boyunca 1000-4000 kadar afit yer. Sinirkanatlılardan Chrysopidae, sineklerden Cecidomyidae, Chamaemyiidae, Syrphidae, arılardan Ichneumonidae, Pteromalidae, Encryritidae, tahtakurularından Anthocoridae, birçok akar, kuş ve diğer hayvanlar en önemli düşmanlarıdır. Dünyada bitki olan her yere yayılmış olmakla beraber, en fazla ılıman kuşakta yaşarlar. Ülkemizde 285 türü saptanmıştır.

1.  Fam. Aphididae – Yaprakbitleri = Afitler

2.  Fam. Callaphididae - Süslüyaprakbitleri

3. Fam. Lachnidae – Ağaç kabuklubitleri

4. Fam. Mindaridae

5. Fam. Phloemyzidae

6. Fam. Thelaxidae

7. Fam. Pemphigidae = Eriosomatidae – Ramuklubitler

8. Fam. Adelgidae – Kozalaklı ağaçbitleri

9. Fam. Phylloxeridae – Filokseralar

10. Fam. Anoeciidae

11. Fam. Chaitophoridae

 

Aphididae

Brevycoryne brassicae?

(Lahana yaprakbiti)

 

 

6953

6953c

6954

6955

 

 

Aphididae

Elma Yaprakbiti

Aphis pomi

 

 

 

4429

4433

4434

4435

 

 

Aphididae

 

7758

7759

7760

7762

7765

 

Aphididae

 

 

 

7772

7774

7775

 

 

 

 

 

 

6786

6786c

6922

 

 

 

 

6830

6833

6835

6840

6841

 

 

6844

6848

6849

6852

6856

 

 

6856c

6857

6857c

6862

6867

 

 

 

 

 

 

6828

 

 

 

 

 

5. Alttakım – Coccina (=Coccinea) – Koşniller = Kabuklubitler (15 f, 400 t)

 

 

 

Tanımlamalardaki yardımlarından dolayı Peligom’a ve kitabındaki çok değerli bilgileri kullanmama izin veren sayın Prof. Dr. Ali Demirsoy’a çok teşekkür ederim.

 

Copyright

Kazım Çapacı ©

Fotoğrafların her hakkı saklıdır.

Sitedeki fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması "5846 sayılı Fikir  ve Sanat Eserleri Yasası" na göre suçtur.

İletişim : kazim.capaci@ege.edu.tr

 

Kaynaklar

1.       Demirsoy Ali, Yaşamın Temel Kuralları – Omurgasızlar/Böcekler – Entomoloji – Cilt II / Kısım II, 9. Baskı, Meteksan Yayınları, Ankara 2006.