|
EŞKANATLILAR - HOMOPTERA Kazım
Çapacı |
||||||
|
Kitaplar |
||||||
|
Fotoğrafların
büyük hali için üzerlerine tıklayınız. |
||||||
|
Sınıf |
INSECTA |
||||
|
20.
Takım |
Homoptera =
Çatıkanatlılar = Eşkanatlılar |
||||
|
|
1.
Alttakım – Cicidina (=Cicadinae) = Ağustosböcekleri |
||||
|
|
2.
Alttakım – Psylina = Bitkipireleri |
||||
|
|
3.
Alttakım – Aleyrodina (=Aleyrodinea) = Beyazsinekler |
||||
|
|
4.
Alttakım – Aphidina (=Aphidinea) = Afitler = Bitkibitleri |
||||
|
|
5.
Alttakım – Coccina (=Coccinea) – Koşniller – Kabuklubitler |
||||
|
|
Homoptera
(5 at, 40.000 t) Tümü karada yaşar.
Ağız parçaları ve kanatlarından kolaylıkla
tanınırlar. Boyları çok küçükten (Aleyrodina) büyüğe
(Cicadidae) ve çok büyüğe (Fulgoridae) kadar değişir. Hortum : başın altı kısmına bağlı
emici hortumun Heteroptera’dakine benzemsi yakın
akrabalıklarının göstergesidir. Hortumun başın
altına çok geride bağlanmış olması (hipognat), bu
takımı Heteroptera’dan ayırır. Bazılarında
hortum, iki ön bacağın hemen arasından çıkar. Sadece
bitki özsuyu emerler, bunun sonucunda bitkilerde gal oluşumu ya da
diğer zararlara neden olurlar. Erginlerinde ağız
parçalarının körelmesi nadirdir. Kanat : Her iki kanat çifti kural olarak tekdüze derimsi olup,
bazılarında ön kanat daha kuvvetli bir yapı kazanarak örtü
kanadı özelliği kazanmıştır. Dinlenme
sırasında kanatlar abdomenin üzerinde genellikle çatı
şeklinde konumlanır. Kanatların damarlanması çok azalmıştır. Baş : Göğüse oranla çok kısıtlı
hareket edebilen baş, kural olarak iyi gelişmiş iki
birleşikgöz, iki ya da üç noktagöz, kıl ya da iplik şeklinde
bir çift anten taşır. Göğüs : Orta segment en kuvvetli olarak
gelişmiş ve kuvvetli kaslarla donatılmıştır.
Arka kanat uçuş sırasında her zaman daha büyük olan ön kanada
kancalanır ve hemen hemen pasif olarak onunla beraber hareket eder.
Toprak altında yaşayan ağustosböceği
larvalarının (Cicadidae) özellikle ön bacakları,
kazıcı bacak şekline dönüşmüştür. Abdomen : Beyazsinekler dışında, abdomen kural olarak
tüm genişliğince göğse bağlanmıştır. Ses çıkarmak
yetenekleri herkes tarafından iyi bilinir. Türe özgü bu melodiler erkek
ağustosböcekleri tarafından çıkarılır. Ses, 1.
karın segmentinin yanlarında bulunan zarımsı bir
organın yardımıyla çıkarılır. Hem erkek, hem dişi
ağustos böceği abdomenlerinin karın tarafında bulunan
timpanal organlarının yardımıyla ses
dalgalarını alırlar. Bazı Cicadidae türleri bu nedenle el
çırpma sesleri ya da diğer gürültülerle cezp edilebilirler. Birçok
türün çıkardığı ses, insan kulağı tarafından
algılanmaz. |
||||
|
|
1. Alttakım – Cicadina (=Cicadinae) =
Ağustosböcekleri ( Takımın en büyük
türlerinin bulunduğu (Pomponia
imperatoria Baş, hareketsiz
olarak göğse bağlanmıştır. Hortum 3
parçalıdır. Bileşik gözler iyi gelişmiştir; nadiren
3 osel göz vardır. Antenler iki büyük kaide segmenti taşır;
antenlerin uzunluğu nadiren başı aşar. Tarsus 3
segmentlidir. Kanatlar dinlenme sırasında her zaman abdomenin
üzerinde çatı şeklinde durur; daha büyük, genellikle deri
şeklinde kitinleşmiş ön kanat, ince yapılı, yelpaze
gibi katlanan arka kanatlarını örter. Yumurtalar kural olarak
döllenir; yumurta koyma borusuyla canlı ya da ölü bitki dokularına,
nadiren de toprağın içine bırakılır. 1. Fam.
Cicadidae – Ağustosböcekleri (1600 t) Kendilerine özgü, koro
şeklinde ötüşleriyle hemen tanınırlar. Pek az türünün
ötüşü fark edilmez. Daha çok tropik ve subtropiklerde, ağaçlık
ve çalılık bölgelerde yayılmışlardır, sıcağı
çok severler. Bazı türleri çok özgün ses çıkarırlar. Ülkemizde
kuvvetli ötenlerin başında Cicadatra
atra ve Cicada orni, dakikada
200 defa tekrarlanacak şekilde cız-cız diye öter. Ses
frekansları 2000-10000 Hz arasındadır. Boylarının 1- Erkekleri tıknaz
yapılıdır. Başlarının yanlarında kuvvetli
olarak çıkmış bileşikgözlere ve gözlerin arasında
üçgen şeklinde konumlanmış üç küçük noktagöze sahiptirler. Bu
özellikleriyle dahi alttakımın diğer familyalarından
kolayca ayrılırlar. Gözlerin arasında, 2’si iri kaide, 5
kamçı segmentinden oluşmuş iki küçük anten bulunur. İleri
doğru belirgin olarak balon şeklinde çıkmış baş
plakası, enine kıvrımlar ve çizgilerle
donatılmıştır. Yüzün alt kenarından çıkan emici
hortum, dinlenme sırasında ön kalçalarının arasındaki
bir oluğa yatırılır. Dinlenme sırasında
kanatlar abdomenin üzerinde çatı şeklinde durur ve kanatların
arka kenarı orta göğüsün sırt kısmında dar bir
yarık meydana getirecek şekilde bir araya getirilir. Ön ve arka
kanatlar aynı şekildedir ve zarımsı yapıdadır.
Orta ve arka bacaklar normal yapılıyken, femur kısmı
genişlemiş ön bacaklar dikenler taşır. Tarsuslar uçta
tırnak taşırlar. Abdomen ucuna bakılınca erkekler
hemen tanınır, çünkü daha büyük yapılı dişiler her
zaman bir ovipositor taşır. Erkeklerin abdomen kaidesinde, yanlarda
ses çıkarma organları bulunur. Kasların sarsılma
şeklindeki kasılmalarıyla ses zarı içe doğru
bükülür, gevşemeleri ile de zarın esnekliğinden dolayı
eski yerine gelmesi sağlanır. Tekrarlanan kasılmalarla zarda
bir titreşme ortaya çıkar. Her iki eşeyde de çok iyi
gelişmiş bir işitme organı (timpanal organ) vardır.
Ses çıkarma ve işitme, kur yapma ve çiftleşmede önemli role
sahiptir. Dişiler erkeğin
sesine yönelirler. Dişisi yanına gelen erkeğin sesi kesilir.
Bazen el çırpma ile dişiler cezp edilebilir. Çiftleşmeden sonra
dişi, odunsu bir bitkinin ince dalına ya da kalın bir otun
sapına yumurtalarını yerleştirir. Kuvvetli ovipositorunu
bitkinin içine sokar ve 12-20 yumurtayı bu delikten içeri iter. Bir ay
içinde 400-600 yumurta bırakılır. Yumurta bırakmak için
yaraladıkları dallar çok kez kurudukları için önemli zararlara
neden olurlar. 5-6 hafta sonra yumurtadan çıkan nimfler toprağa
düşerler. Toprakta 15- Çoğu ağaçlarda,
çalılarda ve büyük otlarda yaşar. Erginleri genç filizlerden özsu
emerek onların kurumasına neden olur. Bazı türlerinin beslenme
sırasında bıraktıkları özsu yağmur gibi dökülür.
Dişilerini yakalamak istediğimizde, beyazımsı, saydam bir
sıvıyı bağırsaklarından
fışkırtarak uzaklaşırlar. Ülkemizde 20-30 türün
olduğu sanılmaktadır. Erginlerini öldürme, yumurtalı
dalları kurumaya bırakma ile mücadele yapılır.
İlaçlı mücadele pek başarılı değildir. |
||||
|
|
|||||
|
|
2071 |
2087 |
2087c |
2090 |
2092 |
|
|
|||||
|
|
2093 |
2094 |
2094c |
2095 |
2095c |
|
|
|||||
|
|
2096 |
2096c |
2096d |
2097 |
2099 |
|
|
|||||
|
|
2104 |
2104c |
2108 |
2115 |
2125 |
|
|
|||||
|
|
2125c |
2127 |
2129 |
2131 |
2133 |
|
|
|||||
|
|
2134 |
2137 |
2138 |
2140 |
2142 |
|
|
|||||
|
|
2143 |
2144 |
2145 |
2145c |
2148 |
|
|
|||||
|
|
2149 |
2149c |
2156 |
2159 |
2161 |
|
|
|||||
|
|
2161c |
2161d |
2161e |
2162 |
2164 |
|
|
|||||
|
|
2165 |
2166 |
2167 |
2172 |
2172c |
|
|
|||||
|
|
2174 |
2177 |
2181 |
2185 |
2037 |
|
|
2. Fam. Cercopidae
– Köpüklü Ağustosböcekleri (300 t) Otsu bitkileri, özellikle
çatallı kısımlarında, ülkemizde halk dilinde “Şeytan
Tükürüğü” denen köpüksü bir maddenin içinde larvalarının
bulunmasıyla özellik kazanmışlardır. Bu köpük dikkatlice
uzaklaştırıldığında, baş
aşağı duran (vücutları sıvı tusun diye ters
dururlar) ve bitkilerden özsu emen sarımsı yeşilimsi larvalar
kolaylıkla görülür. Şekerden yoksun sıvımsı
dışkıyı, hayvan dışarıya
fışkırtmaz, vücudunun tümü üzerine sevk eder. Böylece larva
sanki su altında yaşıyormuş gibidir. Larva hava almak
istediğinde abdomenini yukarı kaldırarak, abdomenin ucundaki
kapanabilir kanal açıklığını dışkı
yığınından dışarıya çıkarır.
Havayı dışkının içinde iken dışarı
vermesinden dolayı hava kabarcıkları meydana gelir ve köpük
yığını oluşur. Cercopidae larvaları için köpük
üretimi, ancak kendilerini saran sıvı dışkı kitlesi
mum sabunu içerdiği zaman gerçekleşebilir. Bu sabun da, mumu
ayrıştıran fermentleri içeren dışkının 7.
ve 8. abdomen segmentlerinde bulunan mum bezlerinin üzerinde akmasıyla
oluşur. Burada, serbest hale geçen mum asitleri,
dışkının bazları ile tepkimeye girer. Mum sabunu,
köpüğün oluşumu için sadece koşul değil aynı zamanda
köpüğün sürekli kalması için de gerekliliktir. Köpük
kılıf, larvaları kurumaktan ve kısmen
düşmanlarından korur. Bu kılıfın altında deri
değiştirirler. Erginleştiklerinde bu köpüklü
kılıftan dışarı çıkarlar. Erginleri de
farklı bitkilerden özsu emerler. Çoğu,
ılıman ve sıcak bölgelerde, büyük sayılarda bireylerle
temsil edilirler. Vücutları nadiren |
||||
|
|
Arthropoda » Insecta »
Hemiptera » Auchenorrhyncha » Cicadoidea » Cercopidae » ... » ... » ... |
||||
|
Cercopidae Köpüklü Ağustosböceği İng. Spittlebug |
|
|
|||
|
|
5883 |
5879 |
1339 |
|
|
|
|
2. Fam.
Membracidae – Boynuzlu Ağustosböcekleri (3000 t) Pronotumlarının
üzerinde geriye ya da yanlara yönelik çıkıntılarının
olmasıyla diğer familyalardan kolayca ayrılırlar.
Boyları nadiren 12 mm’yi geçer. Renkleri çok değişkendir. Otlar, ağaç ve ağaççıklardan
özsu emerler. Yılda 1-2 döl verirler. Yumurtalarını bitkilerin
içine koyarlar. Ülkemizde 4-5 türü vardır. |
||||
|
|
4. Fam.
Jassidae (=Cicadellidae) – Cüce Ağustosböcekleri (5000 t) Pek az türünün boyu 1
cm’yi geçer (en fazla Renkleri çok
değişik olup, bazıları çok güzel desenler
taşır. Kanatlar bazı türlerde kısadır. Her
çeşit bitkiden özsu emerler. Bitkilerde emme ile oluşan her türlü
zarara neden olurlar. Tatlı dışkılarıyla bal
arıları, karıncalar, sinekler ve
eşekarılarını cezp ederler. Çoğu yılda bir döl
verir, kışı genellikle yumurta, bazen 5. devre mimf, bazen
ergin halde geçirirler. Populasyon yoğunluklarının fazla
açısından ancak afitlerle
karşılaştırılabilirler. Palearktikte 2300, ülkemizde
ise en az 250 türü yaşamaktadır. |
||||
|
|
Arthropoda » Insecta »
Hemiptera » Auchenorrhyncha » Cicadoidea » Cicadellidae » Deltocephalinae »
Thamnotettix » Thamnotettix zelleri |
||||
|
Thamnotettix zelleri Tr. Cüce Ağustos Böceği İng. Leafhopper |
|||||