|
|
||
|
Kuzgun |
||
|
Passeriformes > Corvidae > Corvus corax İng. Raven |
||
|
|
En büyük kargadır. Yüksek fundalıklar, deniz
seviyesinden zirveye kadar olan sarp kayalıklar, düz araziler üzerindeki
ormanlar ve yüksek tarım alanlarında bulunur. Giysisi tamamen
siyahtır. Gagası uzun, kalın ve güçlüdür, üst kenarı kara
leş kargasından daha kemerlidir. Boğaz telekleri uzun,
genellikle sıkı ve düzgündür, ancak
uçuş esnasında dahi karışık ve gevşek
olabilir ki böyle durumlarda başı çok iri ve aşırı
kalın görünür. Uçuş sırasında başı kara leş kargasından daha fazla
çıkıntı yapar; kuyruğu daha uzun ve daha yuvarlak (daha
çok ekin kargasına benzer) ya da kama şeklindedir (yelpaze gibi
açtığı zaman kendine özgü baklavamsı bir şekle
bürünür). Kanatları derin parmaklı, uzun ve genellikle geriye
doğru açılıdır. Düzenli kanat vuruşları ve
sık sık süzülerek yükselmesi ile uçuşu güçlüdür. Uçarken
sık sık kısa süreli sırt üstü döner. Sesi gür, ekolu ve
derin bir prruk prruk ve çınlayıcı özellikte bir tonk
tonk; yumuşak, takırdamalı ve
ıslığımsı bir ötüşü vardır. Yaşam alanı çok geniştir. Kuzey yarımkürenin
çoğu yerinde ve Afrikada Sahranın kuzeyinde yaşar.
Diğer kargalardan epey büyüktür, erişkin kuş 65 cmye
ulaşır. Güçlü bir gagası ve kendine has boğuk bir sesi
vardır. Bir kanat çırpıp bir süzülmesiyle tanınır.
Uçarken kama şeklindeki kuyruğu ve görece sivri kanatlarıyla
diğer kargalardan at-yırt edilir. İngilizce adı olan raven
Eski İskandinav dilindeki hrafndan
gelir. Sözcüğün kökeni tarih öncesi Germanik khrabene kadar uzanır. Bu, kuzgunun ötüşünün bir hayli
başarılı bir sözelleştirmesidir. Kargagiller kuş dünyasının en zeki türleridir.
Kargaların beyni vücutlarına oranla en büyüktür ve beyinlerindeki
nöron sayısı çok fazladır. Kuzgunun beyni vücut
ağırlığının % 1.3üdür (bu oran insanda % 1.5,
tavukta % 0.1dir). Ağırlık olarak kuzgun beyni 12-17
gramdır ki bu da bütün kuşlar arasında en ağır
beyindir. Kargalar genellikle sosyal kuşlardır, ancak kuzgunlar
bunun dışındadır. Genellikle çiftler halinde ya da uzak,
dağlık bölgelerde küçük gruplar halinde yaşarlar, nadiren
yüzlercesi, binlercesi bir araya gelir. Kuzgunlar insanlardan çekinirler ve
engebeli arazileri severler. Kuzgunların görece yalıtılmışlıkları,
etkileyici cüsseleriyle birleşerek onları özellikle güçlü bir kader
simgesi haline getirir. Kuzgunun ötüşü Romalılar tarafından cras Latince yarın
şeklinde anlaşılmış ve sonsuz umudun bir ifadesi
olarak yorumlanmıştır. Kuzgun, Vikinglerin baş tanrısı Odinle
ilişkilendirilir. Odin, bazı yerlerde Kuzgunların
Tanrısı olarak bilinir. Odinin omzunda tünemiş iki kuzgunu
vardır. Adları Hugin (düşünce) ne Munin dir (bellek).
Vikingler için kuzgunlar kehanet kuşları haline gelmiştir. Bir
evin önünde gaklayan bir kuzgun, o evin sahibinin öleceği haberini
verirdi. Kanatları açık bir kuzgun, savaşa giden Viking kabile
reislerinin bayrağı olurdu. Shakespeare, Othellosunda
kuzgunların ölümü önceden haber verebildikleri batıl inancına
bir gönderme yapar. Kahraman şöyle der : ama kuzgunlar nasıl
vebalı evin damına üşüşür, bu da gelip aklıma
takılıyor. Charles Dickensin yazdığı Barnaby Rudgeda romana adını veren esas karakter,
yanında Chip adını veren evcil kuzgunuyla dolaşır.
Barnaby iyi niyetli, saflık derecesinde sade bir adamdır, kuzgun
ise onun göremediği iblis güçlerin sürekli
anımsatıcısıdır. Kuzgun neredeyse saçma denecek
sözler söyler, ama bunlar genelde kehanet doludur. Edgar Allan Poe, 1845te Kuzgun adlı şiirini
yayınlar. Gururlu,
sert havasına kara kuşun alışınca Hiçbir belirti
kalmadı o hazin şaşkınlığımdan; Gerçi
yolunmuş sorgucun dedim, ama korkmuyorsun Gelmekten,
kocamış Kuzgun, gecelerin kıyısından; Söyle,
nasıl çağırırlar seni Ölüm Kıyısından? Dedi Kuzgun
: Hiçbir zaman4 Efsaneye göre, Nuhun gemisi Ağrı Dağına
oturduktan sonra, Nuh Peygamber ilk önce bir kuzgun göndermiş, kuş
daireler çizerek uçup gitmiş ve geri dönmemiştir. Nuh, bu kez bir
güvercin göndermiş, o da tüneyecek hiçbir yer bulamadığı
için gemiye dönmüştür. Yedi gün sonra gönderdiği bir başka
güvercin, gagasında bir zeytin dalıyla dönmüştür. İlk
başta rengi beyaz olan kuzgun, geri dönmediği için lanetlenmiş
ve rengi siyaha dönmüştür. Bir İngiliz söylencesine göre de
saksağan, Nuh tarafından gönderilen ilk güvercin ve kuzgunun
melezidir ve bu nedenle tüyleri siyah-beyazdır. Kuzgun, Adem ve Havvaya ilk defin törenini nasıl
gerçekleştireceklerini öğretmiştir. Habil öldüğünde, ne
yapacaklarını bilemezler. O sırada bir kuzgun, kendi cinsinden
birini öldürür, sonra toprağa bir çukur kazarak cesedi gömer, bunun üzerine
Adem ve Havvada onu taklit ederek oğullarını gömerler. Yaşamının büyük bölümünü kuzgunları
araştırmaya adayan Heinriche daha üniversite öğrencisiyken
hocası şöyle demiş : Kuzgunlar
senden daha
akıllıdırlar ve onları zeka yarışında
anlamlı veriler elde etmeye başlayabilecek kadar aşman, yıllarını
alacaktır. Heinrich yıllar sonra şunları yazar : Yıllardır
kuzgunlarla yakın ilişki içinde yaşadım. Bu sürede,
bilimsel literatürde kuzgunlar üzerine yazılmış 1400ü
aşkın araştırma raporu ve makalede
okumadığım, mümkün olacağını hayal bile
etmediğim şaşırtıcı davranışlar
gözlemledim. Kuzgun davranışları üzerine bütün
yorumların, arılarınki gibi, aynı biçimde
programlanmış ve öğrenilmiş tepki kategorilerine
sokulmasına kuşkuyla bakar oldum. Burada baka bir şeyler var
Nihayetinde, beyinlerinde neler olup bittiğini tam olarak bilmek,
tıpkı sonsuzluk gibi, ulaşılamaz bir hedef. Heinrich,
tıpkı insanlar gibi kuzgunların da ileri derecede bireysel
olduklarını ve öngörülemez biçimlerde davranmaya yatkın
olduklarını bulmuştu. Eski Türkçede kuz sözcüğü karanlık, gölgelik yerleri
için kullanılır. Güneş görmeyen, karanlık yerlerin
çoğunda kuz kökünü görebiliriz. Sözgelimi kuzey sözcüğü bunlardan
biridir. Benzer şekilde Karadeniz de, rengi kara olduğu için
değil, Türkiyenin kuzeyinde olduğu için kara adını
taşır.Kuzgun da, tüylerinin rengi kara olduğu için bu adı
almıştır. |
|
|
Raven |
|
Kod |
Boy |
Kanat
açıklığı |
Yumurta boyutu |
Yumurta
sayısı |
Kuluçka süresi |
Kuluçka dönemi |
|
15720 |
54- |
115- |
40-68 x 29- |
3-6, nadiren 7 |
♀ 18-20
gün |
|
Kaynaklar
1.
Kuş Gözlemcisinin Cep Kitabı
2.
Toplumun aynasında karga. Boria Sax. Kitap yayınevi,
İstanbul 2006.
3.
Bilim ve Teknik, Ocak 2008.
4.
Ülkü Tamer,. Modern Dünya Edebiyatı Antolojisi. Gergedan
Yayınları, İstanbul 1988.