SİNİRKANATLILAR - NEUROPTERA

Kazım Çapacı

Ana Sayfa

Kuşlar-I

Kuşlar-II

Memeliler

Taksonomi

Çiçekler

Kitaplar

Kuşlar Hakkında

Kuş Adları Derlemesi

Kuş Gözlemciler

Türkiye’nin Kuşları

Kazım Çapacı

Türkiye Kuş Pulları

Kızlarım

Böcekler

Birgünsinekleri

Pervaneler

Çekirgeler

Kulağakaçanlar

Peygamberdeveleri

Yarımkanatlılar

Eşkanatlılar

Kınkanatlılar

Zarkanatlılar

Sinirkanatlılar

Pireler

Sinekler

Kelebekler

Güveler

Örümcekler

Kırkayaklar

Yumuşakçalar

Hamamböcekleri

Tespihböcekleri

Yarasa

Fotoğrafların büyük hali için üzerlerine tıklayınız.

 

Sınıf

INSECTA

27. Takım

Planipennia (=Neuroptera) = Sinirkanatlılar

 

Baş : genellikle yuvarlaktır. Alta doğru yönelmiş çiğneyici ağız parçalarına (ortognat) ve yarım küre şeklinde büyük bileşikgözlere sahiptirler. Noktagözlere ancak Dilaridae ve Osmylidae’de rastlanır. Her zaman iyi gelişmiş, dört segmentli, kıl ya da iplik şeklindeki antenleri şekil bakımından büyük farklılıklar gösterir; nadiren vücudu aşar (bazı Chrysopidae ve Ascalaphidae) ya da vücuttan kısadır (Myrmeleonidae); uç kısımları topuz (Ascalaphidae ve Myrmeleonidae) ya da taraklıdır (Coniopterygidae).

Göğüs : Sınırları belirgin üç segmentten oluşur; orta ve arka segmentleri aynı büyüklüktedir. Serbest hareketli ön segment farklı yapıdadır. Orta ve arka göğüs segmentlerinin her biri ovalden uzuna kadar değişebilen birer çift kanat taşır. Kural olarak ön ve arka kanatların şekil ve büyüklükler aynıdır. Birçok Ascalaphidae, bazı Myrmeleonidae ve Mantispidae’de kanatlar renklenmeler ve desenler gösterir; kural olarak cam gibi saydamdırlar; desenlenme genellikle kahverengi benekler şeklindedir., ayrıca renkli bir pterostgma da taşırlar. Kanat damarları Coniopterygidae dışında sık damarlar şeklindedir. Boyuna damarlar kanat kenarlarına doğru çatallaşır ve birbirine birçok enine damarla bağlanırlar. Dinlenme sırasında kural olarak, abdomenin üzerinde çatı şeklinde dururlar.

Genellikle akşam ve gece aktiftirler; ışığa gelirler. Uçuşları zayıf pırpır şeklindedir; her iki kanat çiftini bağımsız olarak hareket ettirebilirler. Genellikle kısa mesafelerde geri geri de uçarlar. Oldukça iyi uçanlar gündüzcü Ascalaphidae, Myrmeleonidae ve Hemerobiidae türleridir.

Hemen hepsi, birbirinin aynı yapıda olan 3 çift yürüyücü bacak taşır. Bacaklar yarık koksaya, 5 segmentli tarsusa, iki tırnağa ve bu tırnaklar arasında tutunmayı sağlayan bir aroliuma sahiptir. Mantispidae’nin ön bacağı tamamen yakalyıcı bir yapı kazanmıştır.

Abdomen : Uzunca yapılı, genellikle zarf ve yumuşak, belirgin sınırlara sahip 10 segmentten oluşmuştur. Son ikisi kopulasyon organı oluşturmak için kendine özgü yapısal değişikliğe uğramıştır. Erkek, .iftleşmek için bir gonopoda ve oldukça karmaşık yapılı penise sahiptir.

Döllenme ve gelişme : Gelişimini tatlısuda tamamlayan Sisyridae dışında hepsinin larvası karada ya da bazı Osmylidae türlerinde olduğu gibi yarı karasal olarak gelişir. Larvalar birbirine benzer 3 evre geçirirler ve bu arada iki kez deri değiştiriler. Yalnız Mantispidae birbirinden tam farklı iki larva evresine sahiptir. Bu evrelerden biri geçici parazitizm gösterir.

Geşilme evreleri zamansal olarak geniş dağılım gösterir. Pup olana dek geçen süre 2 haftadan (Hemerobiidae) 3 yıla (Myrmeleonidae ve Ascalaphidae) kadar değişir.

Erginleri nisandan ekime kadar bulunabilir. En sık sıcak yaz aylarında görülürler. Kışı kural olarak kokon içinde pup, nadiren larva ya da ergin olarak geçirirler; ancak hiçbir zaman yumurta halinde geçirmezler.

Kuşlar, yarasalar. Örümcekler, yırtıcı böcekler, hatta ırkdaşları doğal avcılarıdır. Yumurtalarına ve larvaların, parazit arıların (Trichogramma evanescens) larvaları saldırır. Larvalarda bakteriler ve mantarlar ölümlere neden olur.

Büyük kısmının ekonomik önemi yoktur. Bir kısmı (Chrysopidae, Hemerobiidae, Coniopterygidae) yaprakbitlerini, böcek larvalarını ve akarları yer. Bir Chrysopa larvası, 50 ergin, 130 larva yaprakbiti yer; bir Hemerobius larvası yaklaşık 200 yaprakbiti yer. Bu nedenle biyolojik mücadelede önemli yerleri vardır.

Perm’de bugün soyu tükenmiş birkaç familyası saptanmıştır. Mezozoyikte, öncelikle triyas ve jurada, Planipennia en zengin dönemini yaşamış, zamanımız familyaları o dönemde oluşmuştur. En gelişmiş formları Myrmeleonidae ve Nemopteridae familyalarıdır.

Beş alttakıma ayrılarak incelenirler :

1.    Ithonides (Ithonidae)

2.    Coniopterygidea (Coniopterygidae)

3.    Hemerobiides (Dilaridae, Psychopsidae, Berohidae, Sisyridae, Hemerobiidae, Chrysopidae, Mantispidae, Polystoechotidae, Osmylidae, Trichomatidae)

4.    Nemopterides (Nemopteridae)

5.    Myrmeleonides (Nymphidae, Myiodactylidae, Asacalaphidae, Myrmeleonidae)

 

Chrysopidae – Altıngözler (1200 t)

Akşam karanlığında ve gece özellikle ışığa gelen, camlara tutunan, parlak altın renkli gözlü narin hayvanlardır. Özellikle Chrysopa spp çoğumuz hemen tanır. Bazıları kışı ergin olarak geçirmek için yığınlar halinde evlere girebilir ve ne yazık ki tehlikeli bir zararlıymış gibi yok edilir.

Narin yapılı, genellikle yeşil, sarımsı ya da gri renkli, diğer renklerde desenlidir. Uzunlukları 1-1.5 cm, kanat açıklıkları 1.5-5 cm olabilir. ön kanatlar, arka kanatlardan daha büyüktür; genellikle tamamen saydamdır; bazen dumanlanmış ve desenlenmiş olabilir; dinlenme sırasında abdomenin üzerinde çatı şeklinde toplanırlar ve her zaman abdomen ucunu aşarlar. Boyuna ve enine sık damarlarla donatılmıştır; damarlar üzerinde kıllar olabilir. subcosta’ya 15-50 kadar, birbirine paralel, uçta çatallaşmayan enine damar bağlanmıştır (Hemerobbidae’den farklı). Parlak altın renginde görünen iki büyük bileşikgözü vardır. Noktagözleri yoktur. İplik şeklindeki antenler kanat ucuna ulaşır ya da aşar. Korkutulduklarında, protorakstan dışarıya açılan bir çift koku bezinden pis kokan bir salgı bırakırlar.

Bu hayvanlara tüm yıl boyunca rastlanır. Kışı çeşitli evrelerde, özellikle ergin evrede, kuyu yerlerde, evlerdeki yarık yerlerde geçirirler; kışın soğuğuna bağlı olarak renkleri yeşilden kırmızıya döner. Nisan-eylül aylarında serbest olarak doğada bulunurlar. Gündüzleri erginleri, ağaçların, çalıların ya da otların gölgelik yerlerinde, yaprakbitlerine yakın yerlerde saklı olarak bulunurlar. Erginleri avcılıkla geçinir. Akşam karanlığında kısa mesafelere uçarak avlanmaya çıkarlar. Küçük böcekleri yerler. Avlarını büyük gözleriyle değil, sürekli hareket eden antenleriyle algılarlar. Avlarına saldırarak kuvvetli çiğneyici ağız aygıtlarıyla parçalarlar. Ergin olarak 1-2 ay kadar yaşarlar; yalnız kışı ergin halde geçiren Chrysopa carnea gibi türlerin erkek ve dişileri 8 ay kadar yaşabilir. Puptan çıktıktan ya da kışı geçirdikten hemen sonra, genellikle gece çiftleşirler. Erkek çiftleşme organını alt-yandan dişinin eşeysel odacığına sokar. Çiftleşmeden hemen sonra erkek ölür. Dişiler, yumurtalarını 6-30’luk gruplar halinde, birkaç hafta süreyle, yaprakbitlerine yakın yaprak ve dallara bırakırlar. Oval yapılı her yumurta, bir kutbuyla 3-6 mm uzunluğunda bir sap üzerinde durur. Dişiler, ilk önce, abdomen uçlarıyla nesnelerin üzerine, hızla serleşen küçük bir damla salgı bırakır ve abdomen ucunu yukarıya doğru kaldırarak bu sıvının iplik gibi yukarıya doğru uzamasını sağlar, daha sonra da onun üzerinde yumurtayı bırakırlar. Bir dişi yüzlerce yumurta bırakır. Yumurta sıcaklık ve neme bağlı olarak 4-15 günde gelişir. Yumurtadan çıkan larva son deri değişimin yaparak erginleşir. Bir süre baş aşağı, abdomen ucundan yumurtaya bağlı olarak kalırlar. Daha sonra tekdüze kahverengi grimsi, 2 mm boyundaki larva, saptan aşağı inerek küçük böcekleri, akarları ve böcek yumurtalarını yemeye başlarlar. İçeri doğru kıvrık emme dişlerini avlarına sokarak onları tamamen sömürürler. Bir larva gelişme döneminde 500 yaprakbiti, bir saatte 30-50 kırmızı örümcek yer. Sırtlarına, uçlarında kıvrık kancalar taşıyan tüberküller bulunduğundan, birçok cismi üzerlerine yapıştırarak gizlenebilirler. Eğer kış, larva halinde geçirilmezse, 10-30 gün sonra puplaşma ortaya çıkar. Bu sürede 2 kez deri değiştirirler. Puplaşma, bitki kabukları ve yarıkları, gevşek topraklar arasında oluşur.

Chrysopa carnea (=Chrysopa vulgaris) - Altıngöz : Antenleri arasında sarı bir benek vardır. Vücut genellikle yeşildir. Kışı ergin halde geçirirler. Asya’dan Kuzey Amerika’ya kadar yaygındır. Yılda iki döl verir. Laboratuvarda Ephestia kuehniella kelebeğinin yumurta ve tırtılıyla beslenebilir.

 

image039

image039

image293

image613

image613

 

7940

7907

9434
Pseudomallada sp

4042

4044

 

image007

image009

image011

image013

image015

 

1600

1601

1601c

1602

2460

 

 

Rexa sp ?

image017

image019

image021

image023

image025

 

2463

2489

2490

2490c

2491

 

image027

image029

 

 

 

 

2492

2492c

 

 

 

Chrysopidae

Suarius nanus (Panteleoni)

image015

image017

image019

image021

image031

 

1308

1319

1319c

1596

2370

 

Myrmeleonidae (=Myrmeleontidae) – Karıncaaslanları (300 c, 1200 t)

Boyları 2-8, kanat açıklıkları 2-17 cm’dir. İlk bakışta Odonata türlerine benzer; anten ucunun topuzlu olmaması ve kanatlarının çok damarlı olmasıyla onlardan kolaylıkla ayrılır. Noktagözleri yoktur. Kanatları dinlenme sırasında abdomen üzerinde çatı gibi durur. Renkleri kahverengimsi, gri-siyah zemin üzerinde az ya da çok benekli desenler şeklindedir.

Sıcak yaz akşamlarında-gecelerinde uçarlar. Genellikle erkekleri ışığa gelir. Gündüzleri kısa boylu bitkilerin, çalıların, bazen ağaçların üzerinde saklanarak geçirir. Gündüzleri nadiren kısa mesafelerde, yere yakın olarak pırpır uçuşu yaparlar. Ergin yaşamı birkaç gün-birkaç hafta sürer. Bu süre içinde küçük böcekleri avlanarak beslenir; erginlikte besin gereksinimi çok azdır. Dişi, yumurtasını sapsız olarak tek tek toprak ya da kumlara bırakır. Temmuzun sonundan ağustosa kadar genç larvalar çıkar.

Bazılarında (az bir kısmı) larvaların kumda ve küçük tanecikli (kumumsu) topraklarda huni şeklinde çok karakteristik tuzaklar kurması çok kişi tarafından iyi bilinir. Buna karşın erginleri çok daha az tanınır. Tıknaz yapılı larvaları bu huninin altında oturarak böcekleri, özellikle karıncaları avlarlar.

Myrmeleon formicularis – Karıncaaslanı : genç larvaların başları iç tarafında dişli, uçlarında sivrilmiş, içe doğru kıvrılmış kuvvetli yapıda emici kerpeten taşır. Alt kısımlarında öne doğru yönelmiş kıllarından destek alarak ancak geri geri hareket etmek suretiyle kumların içine gömülürler. Gömülme işlemi birkaç saniye sürer. Oluşturduğu huninin çapı 8 cm, derinliği 5 cm ye kadar ulaşabilir. Uçamayan her türlü böcek bu tuzağa düşer. Huninin dibinde oturan larva, ağız kıskacı ile avı yakalayarak zehir enjekte eder, daha sonra onu emer. Tuzağa küçük böcekler, özellikle karıncalar düşer. Larva büyüdükçe, huni çapı da büyür. Huni genellikle rüzgar ve yağmurdan korunmuş, iyi güneş alan kısımlarda kurulur. Normal koşullarda bir larva iki defa kışlar, ikinci kışlamanın sonunda nisan-mayısta beslenmeyi keserek kum içinde 2 cm çapında yuvarlak bir kokon örer. Bu kokon içinde puplaşır, iki hafta sonra kokonu çember şeklinde ısırarak açar ve kısmen dışarı çıkar. Erginler genellikle haziran-temmuzda çıkarlar. Birçok tür ise huni yapmaz, gün boyunca kumların yüzeyine yakın yerlerde gezinir. Huni yapanlar geri geri, diğerleri normal olarak öne yürüdüklerinden kolayca birbirlerinden ayrılabilirler.

 

 

Myrmeleonidae

Myrmeleon formicularis ?

Karınca aslanı

image024

image026

image028

image030

image032

 

2247

2248

2248c

2249

2250

 

image034

image036

image038

image040

image042

 

2251

2251c

2252

2252c

2253

 

image044

image046

image048

image050

image052

 

2253c

2253d

2256

2256c

2257

 

image054

image056

image058

image060

image062

 

2257c

2258

2734

2735

2736

 

image064

image066

image068

image070

image072

 

2737

2738

2740

2741

2743

 

image074

image076

image078

image080

image082

 

2744

2745

2745c

2746

2747

 

image084

image086

image088

image090

image092

 

2748

2750

2751

2752

2753

 

image094

image096

image098

image100

image102

 

2754

2755

2758

2759

2764

 

image104

image106

image108

image110

image112

 

2765

2766

2767

2767c

2768

 

image114

image116

image118

image120

image122

 

2769

2770

2771

2772

2773

 

image124

image126

image128

 

 

 

2775

2777

2778

 

 

 

 

Tanımlamalardaki yardımlarından dolayı Doç. Dr. Ali Satar ve kitabındaki çok değerli bilgileri kullanmama izin veren sayın Prof. Dr. Ali Demirsoy’a çok teşekkür ederim.

 

Copyright

Kazım Çapacı ©

Fotoğrafların her hakkı saklıdır.

Sitedeki fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması "5846 sayılı Fikir  ve Sanat Eserleri Yasası" na göre suçtur.

İletişim : kazim.capaci@ege.edu.tr

 

Kaynaklar

1.     Demirsoy Ali, Yaşamın Temel Kuralları – Omurgasızlar/Böcekler – Entomoloji – Cilt II / Kısım II, 9. Baskı, Meteksan Yayınları, Ankara 2006.