|
ARACHNIDA ÖRÜMCEKLER - AKARLAR - AKREPLER - KENELER Kazım
Çapacı |
||||||
|
Kitaplar |
||||||
|
Fotoğrafların
büyük hali için üzerlerine tıklayınız. |
||||||
|
|
ARACHNIDA Tür sayısı
bakımından zengin bir sınıftır. Örümcekler, akarlar,
akrepler ve keneler bu sınıfa girer. Boy ve şekil
bakımından değişik yapılar gösterirler. Mikroskobik
olanların yanısıra çok iri türleri de vardır. Genellikle
karasal ortamlarda yaşarlar. Jeolojik devirlerde ise Silür'den beri
bilinmektedir. Araknidleri çoğu etçildir (carnivora, zoophag).
Bazılarında zehir bezleri bulunur, bazılarında ise
ağ bezleri görülür. Ağ, yuva yapmasırasında, avlanmada
veya yumurtaları korumak amacıyla kokon örmek
için kullanılır. Gövdeleri prosoma ve
opistosoma olmak üzere iki bölümden oluşur. Prosomada toplam 6 çift
ekstremite bulunur. Opistosomada ekstremite bulunmaz. Ekstremiteler önden
arkaya doğru keliser, pedipalpus
ve dört çift yürüme bacağından meydana gelir. Prosoma 6 segmentli,
opistosoma ise genellikle 12 segmentlidir. Bazılarında opistosomada
10'dan az sayıda segment bulunabilir. Keliserler pens, makas veya iğne gibi
değişik şekillerde olabilir. Pedipalpus özellikle son segmenti
bakımından bazı gruplarda değişik yapılar
gösterebilir. Toplam altı segmentten meydana gelir: coxa, trochanter, femur, patella, tibia ve
tarsustur. Bazı gruplarda bu sayı üçe kadar düşebilir.
Dört çift halindeki yürüme bacakları bazı gruplarda iki çifte kadar
azalabilir. Bacak segmentleri coxa, trochanter, femur, patella, tibia, basitarsus ve tarsus olarak adlandırılır. Ekstremiteler üzerinde çok
sayıda ve değişik yapılarda duygu kılları yer
alır. Örümceklerin bazılarında ağlarını germek
ve tutunmak için çeşitli şekillerde çıkıntı dikenler
bulunur. Örümceklerin cribellad
olanlarda 4.çift
bacağın tarsusları üzerinde iki sıra tarak şeklinde
kıllar yer alır ki bunlar calamistrum adını
alır. Araknidlerde başlıca duygu organları gözler, duygu
kılları, lyr organı, tarak organı, raket organı ve haller organıdır. Gözleri
basittir (ocel). Prosomanın üstünde yer alır. Göz
yapısında mercek, retine ve optik çubukları bulunur. Arachnida
sınıfının genel özellikleri -
Anten ve kanat taşımazlar. -
Solunum kitapsı akciğer ya da trake iledir. -
Vücutları prosoma ve opistosoma olarak iki bölümden
oluşur. Prosoma, cephalotroax (baş-gövde) olarak
adlandırılır. Baş ve gövde segmentleri karapas adı
verilen bir plakla örtülüdür. Cephalotorax üzerinde 2-8
adet basit göz bulunur. Sekiz bacakları vardır. -
Ağız parçaları bir çift keliserdir. -
Abdomende ekstremite bulunmaz. -
Zehirleri genellikle nörotoksiktir. ÖRÜMCEKLER ARENEİDA (30.000 tür) Arachne,
Lidyalı güzeller güzeli bir kızmış. Babası
kumaş boyamacılığı yaparmış. Arachne,
nakış işlemede çok becerikliymiş. Öyle ki, yaptığı
nakışların güzelliği dilden dile dolaşır,
görenler hayranlıklarını gizleyemezlermiş. Peri
kızları bile gelir, hayranlıkla onun
nakışlarını izlerlermiş. Zamanla Arachne bu
yeteneğiyle açıktan açığa gururlanır olmuş,
güzel sanatlar tanrıçası Athenaya bile kafa tutmaya, ben ondan
daha güzel işlerim demeye başlamış. Bunu işiten
Athena, öfkeden köpürmüş.Kocakarı
kılığına girip Arachnenin yanına gitmiş. Ona
öğütler vermiş, daha alçakgönüllü olmasını,
tanrılarla boy ölçüşmeyey kalkışmamasını
söylemiş. Arachne oralı bile olmamış. Gelsinde Athena
yarışalım, görelim kim daha iyi demiş. Bunun üzerine
tanrıça, kocakarı
kılığından çıkmış ve yarışmaya
başlamışlar. Athena, Olimposub on ki büyük
tanrısını gergefine büyük bir ustalıkla
işlemiş. Arachne ise Zeusun kaçamaklarını(Europeyi
kaçırmasına, Danaeye yanaşmasını)
işlemiş. Nakışlar bitince Athena bakmış
kızın işi gerçekten endisinden aşağı kalır
gibi değil. Athena, kızın gergefini parçalamış,
nakışını yırtmış öfkeyle. Bundan sonra
evlerin karanlık köşelerinde otur, orada nakış ör sonsuza
kadar, kimsevikler de yaptıklarını beğenmesin,
parçalaın atsın, sen yine yap diyip güzel Arachneyi börümcek
yapmış. İşte bu öyküyü, evlerinizdeki örümcek ağlarını
yok ederken bir kez daha düşünün diye aktardım Aroknoidlerin
giriş yazısı olarak. Örümcekler,
Cheliserata içinde tür sayısından zengin bir takımdır.
Akarlardan sonra en kalabalık grubu oluşturur. Karbon devrinden
beri yaşamaktadırlar. 50.000den fazla türü bilinmektedir. Boy,
renk, yaşam yeri, yaşam şekl bakımından çok
değişiklik gösterirler. En büyük türü Theraphosa labloni dir
(gövde Gövdeleri
prosoma (sefalotoraks) ve opistosoma (abdomen) den oluşur. Prosoma daha
küçüktür. Prosomanın sırt tarafo karapaks denen sert bir
zırhla, karın tarafı da katı bir plaka (sternum) ile
örtülüdür. Bu örtüler, yanlarda yumuşak derilerle birbirine
bağlanır. Sternumun önünde, labium adı verilen küçük bir orta
plaka vardır. Üstte gözler yerleşmiştir. Gözler genellikle
dört, bazen üç çifttir. Sıralanışları
sınıflandırmada önem taşır. Prosoma,
dıştan görünüşte tamamen segmentsizdir. Prosomada 6 çift
ekstremite vardır. Keliserlerin ön kenarı bazen sık tüylerle
kaplıdır (skapula). Bu bölge bazen serrula adı verile ince
dişlerle kaplı olabilir. Pedipalpusun ucu tırnakla
sonlanır. Pedipalplerin dip parçaları enditlidir (gnathobase).
Avlarını yoklamaya ve tutmaya yarayan, enditleri ile besin alınışına
yardım eden bu üyeler, dişilerde kısa bir ayak şeklinde,
erkeklerde ise ayrıca spermleri nakleden bir ampul şeklindeki
kopulasyon organı şekline dönüşmüştür. Pedipalpusun bazal segmenti
genişlemiştir; beslenme sırasında çene görevi yapar. Uç
kısmı çakı şeklinde olan keliserlerin kaidesinde büyük
bir sehir bezi bulunur. Bu bez son segmentin uç kısmından
dışarıya açılır. Hatta bu zehir bezi başın
içine kadar uzanır. Örümcek ısırdığında, uç
segment ava batar ve zehir avın dokusu içine boşalır. Bu
boşalmada, zehir bezinin etrafını saran kaslar önemli rol
oynar. Birçok örümceğin zehri insan için etkili düzeyde değildir.
Pek çoğu da insanın derisini zehrini akıtacak derinlikte
ısıramaz. Çok az sayıda tür (örneğin Lactrodectus ve Tarantula) insan için zehirlidir. Türkiyede
insan için zehirli örümceğe rastlanmamıştır; ancak,
koltuk altı ve eklem aralarındaki ince derilere batırabilir ve
acıtabilirler. Özellikle Chiracanthium
punctorium ve su örümcekleri ısırdıkları zaman
acıtırlar. Ülkemizde bulunması olası olan Lactrodectus spp zehirlidir. Bu
örümceğin zehri çocuklar için ölümcül olabilir. Güney Amerikada
muzlarla her an limanlara sürüklenebilen Phoneutria
(Ctenidae)nın zehri bilinen en güçlü nörptoksik zehirdir.
Örümceklerin hemenhepsinin zehri nörütoksiktir. Çok şiddetli
ağprı meydana getirebilirler. Özellikle abdomen ve üyelerde ödem
oluşur, beyin omurilik sıvısının basıncı
artar, kas spazmı ortaya çıkar, solunum yetersizliği görülür.
Çocuklarda ve solunum yetmezliği olanlarda ölümle sonuçlanabilir. Büyük
örümceklerin zehri, sanılanın aksine, daha az etkilidir; küçük
türler daha tehlikelidir. Öldürücü örümceklerin dünyadaki tür
sayısı 10-20 kadardır. Abdomendeki
diğer üyelerin hepsi yürüme bacakları şeklindedir. Bu üyelerin
uçları tarak gibi dişli iki çengelle sonlanır. Çoğunda
bunlara ek olarak küçük bir ön çengel, dişli kıllar, kürek
tüylerinden oluşmuş fırçamsı yapılar bulunabilir.
Bunlar, ağ örebilmeleri, ağ üzerinde hızla hareket edebilmeleri
için önemlidir. İlkel
formlar dışında, prosoma ve opistosoma, pedisel adı
verilen ince bir belle bağlanır. Aynı irilikte hiçbir
canlının beli örümcek kadar ince değildir. Bununla beraber, 1
mden daha dar olan bel içinden sindirim borusu, kan damarları, soluk
boruları ve sinir sistemi geçer. Opistosoma daha basit görünüşlüdür,
torbaya benzer. Genellikle dıştan segment izleri görülmez.ön
kısmı epigastrik çizgi olarak bilinen, enine bir çöküntüye
sahiptir. Eşeysek açıklık bu çizginin ortasından
dışarıya açılır; bunun yanlarında da ön
kitapsı akciğerlere ait bir çift stigma vardır.
Bazılarında bu stigmaların hemen arkasında, yine
kitapsı akciğerlere ait ikinci bir stigma çifti daha bulunur. Bir
kısmında ikinci stigma çifti bulunmaz. Buna karşın daha
geride, boru trakelerin dışarıyla
bağlantısını sağlayan tek bir stigma vardır.
Opistosomanın ventralinde önde kitapsı akciğerler ve
bunların stigmaları, daha altta ise erkek ve dişi genital
açıklıkları yer alır. Ağ
bezleri: opistosomanın arka ucunda, karın tarafında, anüsün
biraz önünde, opistosoma üyelerinin değişmesiyle oluşan,
ağ aygıtına ait çok sayıda (genellikle 4-6)
ve oldukça büyük çıkıntılar (ağ papilleri) görülür.
İlkel örümceklerde (Mesothelae) 8 örümemesi (spinneret)
opistosomanın daha ön kısmında toplanmıştır.
Daha gelişmiş örümceklerde (Opisthothelae) 6 adet örümemesi
vardır ve daha arkada, anüse yakın
konumlanmışlardır. Örümemeleri az ya da çok sayıda
(haçlı örümcekte toplam 600 kadar) olabilen, kısa ve çok ince kitin
borucuklar içerirler. Her borucuğun ucunda ağ bezlerine ait bir
taşıyıcı kanal dışarıya açılır.
Örü salgısı skleroproteindir. Kitin borucuklardan
dışarıya çıkan salgı, kendi içinde polimerizasyona
uğrayarak ince iplikçikler halinde katılaşır.
Polimerizayonu ve berbirine paralel uzanmasını bezlerden çıkan
salgılar sağlar. Oluşan ağlar çok sağlam ve
esnektir. Hatta tropiklerde bazı örümcek ağlarıyla balık
avlanabilmektedir. Örü ipleri, Madagaskarda yüzlerce yıl dokuma
ipliği olarak kullanılmıştır. Farklı
familyalarda farklı ağ yapımı görülür.
Bazılarında bu tellerle kokonların yapımından
başka, yuvaların içi döşenir ya da tuzak ağları da
kurulur. Herhangi bir düşme durumunda, hayvan bir yere tutturduğu
bir ağ telini, kendisi yere varana dek uzatabilir. Genç örümcekler de bu
ağlarla rüzgarlarla uzun mesafeler
taşınabilir. Bunun için vücudun arka ucu yukarıya doğru
kaldırılarak gittikçe uzayan bir tel salınır. Telin
serbest ucu rüzgarla harekete başlayınca,
örümcek bulunduğu yerden kendini havaya bırakır ve
rüzgarın teli ittiği yönde sürüklenmeye başlar. Sonbaharda her
yerde rastlanan uzun ağ telleri uçan genç örümceklerden arta kalan
tellerdir. Ağ
tellerinin inceliği 1/100-1/1000 mm
arasında değişir. Taşıma gücü 20-60
kg/mm2dir (saç telinden ince ve taşıma gücü, çeliğin
taşıma gücünden fazla). Yakalama ağlarına
yapışkan bir madde de sürülebilir (ecribellate örümcekler) ya da
1000 bezden meydana gelmiş ince ve dayanıklı yakalama
ağları kullanılır (cribellate örümcekler). Örümcek
ipeği bir biyopolimerdir. Örümcekler 400 milyon yıldır ipek
üretmektedirler. Çelikten beş kat sağlam, plastikten iki kat esnek,
su geçiröeyen, doğal, çevre dostu, tamamen geri dönüşümlüdür ve
sırrı hala çözülebilmiş değildir. Yapay olarak örümcek
ipeğinin elde edilebilmesi için çalışmalar sürmektedir ve bu
gerçekleşirse, gerek tıp, gerek endüstride önemli gelişmelere
yol açacaktır. Örümcekler
birçok amaç için ağ üretir. Avlanma, bunların başında
gelir. İpekten kozayla sardıkları yumurtalarının
korunmasını sağlarlar. Genç örümcekler ağlar sayesinde
uçarak, uzun mesafelere gidebilirler. Örümcek ağı,
yapışkan bölümleri ve kubbemsi, hamak ya da yumak şeklindeki
tasarımlarıyla uçan böceklerin bile avlanmasını
sağlar. Bütün
örümcekler ağ yapmaz. Ama, en azından
yumurtalarını korumak için yumurtalarını ipekten koza
içinde korurlar. Ağ yakma için üç çift örümemesi ve her örümemesinde de 2
ile 50.000 arasında değişen sayıda ince kanalcıklara
sahiptirler. Bu kanalcıklardan dışarı çıkan
yapışkan sıvı, havayla temas edince iplik haline gelir.
Örümcek, iki arka bacağı üzerindeki özel taraklarla, bu ipliği
eğirir. Birçok örümcek ana iplik dışındaki
ağı protein kaynağı olarak yer. Dolayısıyla
ağ yapımı düzenli oalrak tekrarlanır. Ağ
yapacak olan örümcek, önce yüksek bir yere tırmanır. Ağın
ucunu bulunduğu yere yapıştırır. Sonra ipek
ipliği kullanarak aşağı süzülür ve başka bri
noktayla bağlantı kurar. Ardından iplik üzerinde gidip gelerek
ağı kalınlaştırır. Daha sonra örümemesinden
çıkan ipliğin bir ucunu ilk ipliğe tutturur. Böylece birkaç
gidiş gelişle ana iskeleti tamamlar. Daha sonra bu iskeletin
merkezi çevresinde halkalar yaparak ağı tamamlar. Bağ,
bahçelerde çok rastlanan, Araneus
diadematusun yaptığı tekerlek şeklindeki
ağların orta kısmındaki göbek kısmı daha sert
iplikçiklerden yapılmış ve yanlardan değişik
şekillerde çeşitli nesnelere bağlanmıştır. Bu
tip ağlar hem oturma, hem de avlanma ağını
oluşturur. Uçan böcekler, yapışkan, büklümlü iplikçiklere
takılır; hemen avın sahibi tarafından ağ ile
paketlenir, zehir enjekte edilir. Nephia
gibi bazı cinsler, birkaç metre çapında, kuşların
bile düşüp öldüğü ağlar yaparlar. Tekerlek
ağın sahibi ya ağın kenarında ya da göbeğinde
avını bekler. İkinci durumda, hayvan genellikle
zırhlı bir yapı gösterir (Gasteracantha)
ya da ağ stabiliment denen ek iplikçiklilerle korunur. Ağın
merkezi kırmı kural olarak her zaman daha sık örülmüştür.
Argiopede zigzag şekilde
stabilimentler vardır. Diğerlerinde düşey ya da yuvarlak
stabiliment iplikçikleri olabilir. Bunlar kuşların doğrudan
ağa uçmalarını ve onları tahrip etmelerini önler. Yuvarlak
ağlar Cribellata ve Ecribellatada konverjenttir (bir noktada birleşir).
Her iki grupta yakalama ağları farklı
yapılmıştır. Ecribellatada (haçlı örümcekler)
damlalı ağlar oluşur. Bunlar temel iplikçiklerin üzerine
sürülen yağışkan bir sıvının toplanarak, yer
yer boncuk gibi topaklar meydana getirmesiyle oluşur. Cribellatada
yakalama ağları (cribellum iplikçikleri) temel iplik
ağlarının üzerine ince iplikçiklerden oluşmuş
sık bir ağın oturtulmasıyla oluşur. Yakalama
ağı, cribellum bezleri tarafından meydana getirilir. Toprakta
yaşayan birçok örümcekte de farklı ağ yapımı
görülür. Yuvaların açıklığına dairemsi ağlar
örülür ya da bir yaprak parçasının ağla sarılmasıyla
kapı gibi kapaklar yapılabilir. Buralara değen böceklerin
varlığını anlayarak hemen dışarı
çıkar ve onu yakalar. Bazılarında kapak kapanarak av
hapsedilir. Birçok örümcek
yuvasında aylarca ya da yıl boyunca kalır. Ancak deri
değiştirme sırasında deriyi atmak, avlarını
yakalamak ya da yabancı bir madde yuvaya girdiğinde terk ederler. Nemesia caementaria, yumurta
bırakmadan ya da deri değiştirmeden önce, kapağı ağlarıyla
iyice kapatarak, yavrularıyla beraber yuvada bir yıl boyunca
kalır. Atypus, yuvadan
dışarıya taşan boru şeklinde bir ağ yapar. Av
bu ağa değince yuvadan çıkarak, borunun içinden ağı
kucaklayarak zehirler; daha sonra avı yuvanın içine alır ve
ağı tamir eder. Evlerde çok rastlanan Tegenaria ise, arkası bir boru şeklinde uzanan, huni
şeklinde ağ örer. Bazı örümcekler balık oltası gibi
ağ yaparlar. Uzun bir ağ ipinin ucuna yapışkan bir
salgı akıtır ve onu uçan böcekleri avlamak için olta gibi
kullanırlar (Dicrostichus,
Mastophora). Bu salgıya eklemem eşeysel feromonlalar da gece
kelebeklerinin çekilmesine yardımcı olur. Dinopsis, bacaklarının
arasında cribellum dokusuna sahiptir. Böcek yalşaında, üzerine
buradan sıvı fışkırtır. Ağ böylece
genişler ve böcek yakalanır. Örümceklerin
iç organlar iyi gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Erkekler
genellikle daha küçüktür. Dişiler döllenmeden
sonra yumurtalarını ağ bezlerinden örülmüş bir kokon
içine bırakırlar. Kokon ya bir ere bırakılır ya da
dişi tarafından taşınır. Bir dişi 25900
yumurtayı birden fazla sayıda kokon içine bırakabilir.
Yavrular ilk gömleği atana kadar annelerinin opistosoması üzerinde
taşınır, daha sonra serbset yaşar ve kendileri avlanırlar. Gelişimler
58 gömlekten sonra tamamlanır. Yaşam süreleri genellikle bir
yıldır. Yalnız yaşarler. Gece avlanırlar. Yaşam
tarzları: örümcekler karasal hayvanlardır. Yalnız birkaç cinsi
suda yaşar. Birçok tür, özellikle genç evrelerinde, arka
taşıdıkları örü iplikleri ya da ağlar sayesinde
atmosferin üst katmanlarına ulaşır ve uzaklara gidebilirler.
Örümcekler doğada en fazla sayıda bulunan hayvan gruplarından
biridir. Örneğin 5000 m2lik bir alandan 2.265.000 örümcek
toplanmıştır. Beslenme:
örümceklerin hepsi yırtıcıdır. Baslınca besinlerini
böcekler oluşturur. Bazı tropik türler kurbağa, kertenkele,
hatta kuşları yiyebilir. Kurtörümceği (Lycosidae),
sıçrayan örümcekler (Salticidae) ve yengeç örümcekleri (Thomasidae)
avlarını koşarak ya da sıçrayarak yakalarlar. Scytodes, keliser bezlerinden
fışkırtılan salgılarla, avlarını toprak
içinde yapıştırarak avlarlar. Bazıları (Mimetidae)
yalnız diğer örümceklere, bazıları Oligochaeta (Erigone) türlerine
özelleşmiştir. Bir kısmı (Argiope, Cyrtophora, Latrodectus) kendi erkeklerini de yerler.
Canlı olarak yakalanan avlarını, keliserlerindeki bezlerden
salınan zehirle öldürürler. Alt dudakta da proteolitik enzimler salan
tükrük bezleri vardır. bu enzimlerin etkisiyle
besin, önce apız dışında kimyasal olarak sindirildikten
sonra emilir. Sözgelimi, örümcek yakaladığı bir sineği,
pedipalplerinin gnathobasları yardımıyla ağzına
iterek zaman zaman üzerine bir damla tükrük akıtır. Böylece
sineğin yumuşak kısımları birkaç saat içinde
çzöünerek sıvı hale gelir, kitin iskeleti içi
boşalmış halde kalır. Örümcek, çözünmüş
sıvıyı emici midesinin daralıp genişlemesiyle emer.
Ağız açıklıkları çok dardır, en genişinde
bile çapları birkaç mm2dir. Diğerleri avlarını yakalamak
için tuzak ağları kurar. Buraya düşen havyalar, özellikle
böcekler, tellere takılıp kalırlar. Tuzak
ağlarının şekilleri çok değişik ve genellikle
sanat doludur. Bazıları, tuzaklarının yakınına,
saklanmak için boru ya da huni şeklinde yuvalar da yaparlar. Çoğu,
karanlık bastıktan sonra av aramaya çıkar. Tuzak
ağları kurmayanların bir kısmı gündüz avlanır. Çiftleşme : Erkeklerin maksilla
palpuslarının son eklemleri kalınlaşma ve
çıukurlaşma yoluyla kaşık şeklini alarak
çiftleşme organına dönüşmüştür. Bazı durumlarda
ipliksel ve diğer ekleri de içerir. Erkek çiftleşmeden önce bu eki
sperma ile doldurur ve ekin ucundaki iplik kısmını
dişinin eşey deliğine sokar. Bazı dişiler
erkekleriyle aynı ağda ya da yan ağda bulunur. Ayrı
yaşayanlarda kuvvetli olan dişi, çiftleşmeden önce ya da sonra
erkek için tehlikeli olduğundan, erkek uyanık olmak
zorundadır. Ağ dokumayan küçük örümcekler çiftleşirken her an
yaşamlarını kaybedebilirler. Bunların cinsel
organları yoktur, spermlerini hafif şişkin olan ön
bacakları ile dişiye aktarırlar. Latrodectus moctans türü örümceklere bu erkeğini yeme
merakından dolayı karadul (black widow) adı verilmiştir.
Bazen de, erkek isteyerek kendini dişiye verir. Avustralya
kırmızı sırtlı erkek örümceği çiftleşme
sırasında dişinin çenesi hizasına gelir. Dişi,
erkeğin karnını yavaş yavaş çiğneyerek enzim
salgılar. İkinci çiftleşmenin sonunda erkek yarı
yarıya yenmiş olur ve dişi arta kalan erkeği ipekten
ağına sararak yemeğinin kalanını da bitirir. Bu can
sana feda olsun! demenin daha iyi bir yolu var mı acaba J. Genellikle tek
yaşarlar. Diğer örümcekler ya da eklembacaklılarla birlikte
yaşayanları da vardır. Bazıları gündüzlerini
birlikte ortak bir ağ içinde geçirirler; ancak geceleri bu bireylerin
hepsi ayrı ayrı kendi ağını örer. Ortak kokon
örenler de vardır. mimikri sadece Myrmarachne
cinsinin ürlerinde saptanmıştır. Bunlar
karıncaları taklit ederler ce ancak üç çift bacaklarını
kullanırlar. Mutillidae (bir hymenopter familyası) mimikrisi de
tanımlanmıştır. Kuş
örümcekleri 20 yıl kadar yaşayabilirse de yaşam süreleri 1
yıl kadardır. ÖRÜMCEKLER
HAKKINDA İLGİNÇ NOTLAR Eşekarısı
ÖRÜmceği (Argiope bruennichi) çiftleşmeden
sonra, sperm taşıyan iki pedipalpinden birini dişi üreme
sistemi içinde bırakarak burada bir tür tıpa oluşturur.
Tıpa, rakiplerin spermlerini engellemenin ötesinde, dişinin daha
sonraki çiftleşmelerinin süresini de önemli ölçüde kısaltıyor.
Dişiler, genellikle uzun süre çiftleştikleri erkeklerin
yavrularını dünyaya getirme eğilimnde olduklarından bu
süre önemli. (Bilim Teknik, Nisan 2007) Avustralyadaki
altın yuvarlak ağ örümceği (Nephila clouipes) ağ iplikçikleri kurşun
geçirmez yeleklerde kullanılmaktadır. Örümcek ağı
da, kurşun geçirmez yelek gibi, yüksek
hızla çarpan nesneleri yırtılmadan frenler. İplikçikler
hızla esner ve hareket enerjisini ısıya dönüştürür.
Ağ sonra yavaşça kasılır. Böylece, ağa çarpan av,
mancınıkla geri fırlatılmış gibi geri
fırlamaz (Bilim Teknik, Mart 1996). Örümceğin
en arkadaki bacaklarının uçlarında tarak şeklinde
tırnaklar vardır. Bu tırnaklar, örümcek ağ yapmaya
başladığında göreve başlar. Ağ örülürken,
iplikler taranır. İplikler, iplik delikleri denen deliklerden
çıkar. Genellikle altı iplik deliği vardır. Bu delikler
ince kanallarla birbirine bağlıdır. Bu kanalrlardan,
ipliği meydana getiren çok ince lifler geçer. Bu ince lifler bir araya
gelipçelik kablolar gibi bükülerek adeta tel iplik durumuna gelirler. Bir
iplik deliği çeşitli nitelikte iplik yapabilir. Örümcek
ağının merkezinden dışarı giden iplikleri kuru
ve sert;; spirali tamamlayan iplikleri ise
yapışkan ve esnektir. Bu ağlara takılan sinekbütün
çırpınışlara karşın kurtulamaz (Bilim Teknik,
Mart 1996). Örümceklere eşeyler
arasında renk farkı genellikle yoktur. Erkek bireyler
sıklıkla daha koyudur. Bu fark bazı türlerde oldukça
belirgindir. Erkek bireyler genellikle daha küçüktür. Araneus
diadematusun gövdesinin arka kısmında, yedi ipek türünü
üretebilmek için yedi salgı bezi bulunur. 1) Yumuşak ipek : yumurtayla kozanın ya da avın
sarılmasında kullanılır. Genç örümcekler bunu uçuş
ağı olarak da kullanır. 2) Dalları vb şeyleri sarmak
için kullanılan ipek. 3) Ağın ana yapısını
sağlamak için daha az elastik olan ipek. 4) Örümceğin ağ
yapısını kurarken yardımcı spiraller için
kullandığı daha az elastik olan ipek. 5-6)
Ağın yakalama işlevi için kullanlılan nemli
kılıfı için, elastik, yapıştırıcı
ipek. 7) Yumurta kozası için hızla çekilebilen ağ ipeği. Üç alttakıma
ayrılırlar: Mesothelae, Orthognatha, Labidogantha. Bu
alttakımlar birbirlerinden, keliserlerinin pozisyonu, opistosoma
segmentasyonu, ağ bezlerinin konumuna göre ayırt edilirler. 1. Alttakım : Mesothelae (9 tür) İlkel
örümcekleridr. Diğerlerinden farklı olarak abdomenlerinde
segmentler bulunur. Ağ papilleri karnın ortasındadır. 4
ya da 3 (ayrıca bir çift de körelmiş) çifttir. Solunum
organları 2 çift kitapsı akciğer ve 2 çift nefridyumdur.
Kalplerinde 5 çift ostiyum vardır. Keliserleri öne doğru
yönelmiştir. Düşey konumlanmış çiğneme
plakaları (orthognathie) vardır. Güneydoğu asyada
yaşarlar. 1.
Fam. Listhidae : Lipistus
desultor Heptathela. 2. Alttakım : Orthogtanha (Mygalomorpha) (1500 tür) Birçok yerde
Mygalomorpha ve Araneomorpha alttakınları, Opisthothelae adı
altında yine alttakım olarak incelenir. Keliserler öne doğru
uzanmıştır (yataydır). Düşey ya da birbirine dönük
çiğneme plakaları vardır. Solunum organları iki çift
kitapsı akciğerdir; trake yoktur; 2 çift koksal bez vardır.
anüsün hemen önünde 2-6 ağ papili bulunur.
Yaşam tarzları değişiktir. 1. Fam.
Aviculariidae = Kuş örümcekleri : çoğu
büyük vücutlu ve uzun tüylüdür. Tuzak ağları kurmazlar.
Yuvaları ya toprak içnide kazılan derin borular ya içi ağ
telleriyle döşenmiş ağaçlar ya da yerlere
açılmış kovuklardır. Kurbağa, kertenkele, fare,
kuşla beslenirler. Torpik ve subtropik bilgelerde yaşarlar. Bir
kısmı Akdeniz ülkelerinde, Güney Avrupada da bulunur. 2. Fam. Citenizidae : toprakta kazdıkları ve içini
ağ telleriyle döşedikleri borularda yaşarlar. Boruların
ağzında, genellikle kendiliğinden düşerek kapanan bir
kapak vardır. Yuvalarını sadece geceleri avlanmak için terk
ederler. Tropik ve subropik bölgelerde
yaşarlar. Güney Avrupada da bulunurlar. 3. Fam. Dipluridae : arka örümemeleri çok uzundur. Büyük örtü
ağları yaparlar. Diplura. 4. Fam. Atypidae: Keliser çengelleri çok uzundur. 6
ağ papili vardır. taşların
altında, duvar deliklerinde ya da yerde ağ telleriyel
yapılmış tüp şeklindeki yuvalarda yaşarlar. 5. Fam. Nemesiidae. |
||||||
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Mygalomorphae ğ
Nemesiidae ğ Brachythele ğ B. varrialei
(Dalmas, 1920) |
||||||
|
Brachythele varrialei Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||||
|
|
9657 |
9514 |
9569 |
9570 |
9624 |
||
|
|
3. Alttakım : Labidognatha Keliserler
dikey ya da eğik bir konumda aşağı doğru uzanır.
Pedipalplerin kaidesinde gnatobaslar vardır. Çiğneme plakaları
birbirine dönüktür. Solunum organı olrak bir (nadiren iki çift)
kitapsı akciğer bulunur; bazılarında hiç
oluşmamıştır. Trake sistemi de gelişmiştir. 6
ağ papili, iki çift koksal bezi vardır. palplerin dişleri
karmaşık yapılıdır. Sistematiği
karışık ve tartışmalıdır. Örümceklerin
çoğu bu gruptandır. I: KÜME : Cribellatae : Ön iç örümemeleri, bir örü
plakası (cribellum) oluşturur. Son bacak çifti metatarsusu
üzerinde, ağ yapımında kullanılan, özel bir kıl
dizilimi (calamistrum) taşır. Av, cribellum iplikçikleriyle
yakalanır. 1. Grup : Palaecribellatae : En ilkel grubudur. Anatomik
olarak Orthognataya yakındır. Keliserler orthognathi (yatay
konumlu) ile labidognathi (düşey konumlu) arasında bir konumlanma
gösterir. İki çift kitapsı akciğeri vardır. Kalplerinde 4
çift ostium bulunur. Diğer örümceklerden farklı olarak
avlarını keliserlerle ısırıp parçalarlar ve bu
sırada sindirim enzimleri salgılayarak besini alırlar. 1. Fam. Hypochilidae : Solunum organları 2 çift kitapsı
akciğerdir. Kribellum ve kalamistrumlar bulunur. Bacaklar uzun ve
dikenlidir. İki sıra halinde dizilmiş 8 göz vardır. 2. Grup : Neocribellatae : Bir çift kitapsı
akciğeri vardır. 1. Fam. Filistatidae
: Mağaralarda yaşar ve
mağaraların ağzına ağ örer. Flistata insidiatrix : Akdenizden
Türkmenistana kadar yayılmıştır. En büyük flistatid
türüdür, dişileri |
||||||
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ
Flistatidae ğ Flistata ğ Flistata insidiatrix (Forskal, 1775) |
||||||
|
Flistatidae Flistata insidiatrix ? |
|||||||
|
|
0064 |
0066 |
0067 |
0068 |
0073 |
||
|
|
|
|
|
|
|||
|
|
0095 |
|
|
|
|
||
|
|
2. Fam. Uluboridae
: Haçlı örümcekler gibi yatay ağlar örer. Kribellum
iplikçiği taşır. Hypototes. 3. Fam. Dinopidae :
Dinopis, Menneus. 4. Fam. Amaurobiidae : iki sıra halinde dizilmiş 8 göz
vardır. Bacaklar kalın ve genellikle dikenlidir. Kribellum ve kalamistrumları
vardır. Amaurobius fenestralis : boyu
8- II. KÜME :
Ecribellatae : Ön örümemeleri bir örü plakası (cribellum)
oluşturmaz. Sonuncu bacak çiftinin metatarsusunda ağ
yapımına katılan kıl dizisi (calamistrum) yoktur. 1. Fam. Dysderidae
: Keliserler
kalındır. Göz sayısı ya 6 tanedir ya da hiç yoktur.
Bacakların ilk 2 çifti öne, son 2 çifti ise arkaya yöneliktir. Prosoma,
opistosomadan genellikle daha geniştir. Akdeniz ülkelerinde ve
diğer sıcak bölgelerde yaşar. Dysdera : gözleri daire
şeklindedir. Türkiyede temsilcileri vardır. Segestria sonoculata : abdomen üzerinde 6 yuvarlak benek vardır. her ikisi de taş ve kabukların altında
yaşar. Stalita taenaria
: gözsüzdür.
Krain Mağaralarnda yaşar. Dysdera crocata : Dişileri 11- |
||||||
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ
Dysderidae ğ Dysdera ğ Dysdera crocata (Koch, 1838) |
||||||
|
Dysdera crocata ? Tespihböceği avcısı Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||||
|
|
1098 |
1045 |
1086 |
1159 |
1093 |
||
|
|
2. Fam. Scytodiae : Scytodes : Avlarını keliserlerinden
fışkırtılan salgılarla hareketsiz hale getirir ve
zenime bağlarlar. Evlerde bulunur. Türkiyede de temsilcileri
vardır. 3. Fam. Theridiidae
= Küremsi örümcekler : Dünyada 1300 den fazla türü
bilinmektedir. Vücutları küre şeklindedir. Bacakları incedir.
Telleri düzensiz ve geniş aralıklı ağları kurar,
kendileri de bu ağların üzerinde bulunurlar. Avlarının
üzerine arka bacaklarıyla yapışkan salgılar içeren
ağ da fırlatırlar. Bütün dünyaya yayılmışlardır.Çok
zehirli türler bu familyadadır. Theridium lineatum : kısa bitkilerin üzerinde
yaşar. Steatoda bipunctata
: evlerde pencere
kenarlarına ağ kurar. Latrodectus
tredecumguttatus : kısa
bitkilerin arasında kurduğu tuzak ağlarıyla böcekleri
yakalar. Çok zehirlidir. Akdeniz ülkelerinde, Arabistan ve Türkistanda
yaşarlar. Türkiyede temsilcileri bulunan bazı cinsler
: Steatoda, Enoplognatha. 4. Fam. Linyphiidae : Bitkiler arasında yatay ağar örerler.
Türkiyede temsilcileri bulunan bazı cinsler : Linyphia, Erigone, Lepthyphantes, Oedothorax, Gnathorarium, Diplocephala,
Meioneta. 5. Fam. Araneidae = Haçlı
örümcekler = Bahçe örümcekleri :
Dünyada 2500, Orta Avrupada 49 türü bilinmektedir. Yuvarlak ağlar
örerler. Ağları Araneus
diademata = Haçlı örümcek : abdomenin
sırt tarafında haç şeklinde sıralanmış beyaz
benekler bulunur. Evlerde ve bahçelerde yaşarlar. Üçüncü bacak çiftini
ağ örmede kullanırlar, yürüme sırasında bu bacakları
pek önem taşımaz. Birinin yaklaştığını
anlayınca ağınız hızla sallamaya başlar.
Türkiyede yaşarlar. İnsanı kolay kolay ısırmazlar,
ısırsalar bile bu sadece pek az bir acıya neden olur. Ağa
takılan avlarını yemeden önce hızlı bir şekilde
ağla paketlerler. Daha küçük erkekler eğer dikkat etmezlerse
kolayca dişilerin avı haline gelebilirler. Neoscona
adianta : Dişisi Zilla diodia : orman türüdür.
Desen ve renkleri çok değişiklik göstermez. Erkeği abdomenin
biraz daha küçük olması dışında dişisiyle
aynıdır. |
||||||
|
|
Arthropoda ğ
Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Araneidae ğ Araneus ğ Araneus diadematus (Clerk, 1757) |
||||||
|
Araneus
diadematus Haçlı örümcek Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||||
|
|
9234 |
9235 |
9309 |
9383 |
9326 |
||
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ
Araneidae ğ Gibbaranea ğ Gibbaranea bituberculata (Walckenaer, 1802) |
||||||
|
Gibbaranea bituberculata ? Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||||
|
|
1247 |
1285 |
1250 |
1274 |
1256 |
||
|
Araniella cucurbitina |
|
|
|
||||
|
|
0004 |
0035 |
|
|
|
||
|
Araneidae |
|||||||
|
|
7260 |
7272 |
7261 |
7263 |
7270 |
||
|
|
Arthropoda ğ
Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Araneidae ğ Zilla ğ Zilla diodia (Walckenaer, 1802) |
||||||
|
Zilla diodia ? |
|
|
|
||||
|
|
4325 |
4320 |
|
|
|
||
|
|
Arthropoda ğ
Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Araneidae ğ Agalenatea ğ Agalenatea redii (Scopoli,
1763) |
||||||
|
Agalenatea redii ? |
|
|
|
||||
|
|
3702 |
3703 |
|
|
|
||
|
|
Arthropoda ğ
Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Araneidae ğ Neoscana ğ Neoscana adianta (Walckenaer, 1802) |
||||||
|
Neoscana
adianta |
|||||||
|
|
6680 |
6684 |
6747 |
6704 |
6695 |
||
|
Argiope lobata ? |
|||||||
|
|
6242 |
6243 |
6245 |
6247 |
6249 |
||
|
Argiope lobata ? |
|||||||
|
|
6250 |
6252 |
6255 |
6257 |
6268 |
||
|
|
6. Fam. Tetragnathidae
: yuvarlak ağlar örerler. Çok uzun yapılıdrlar. Tetragnatha, Pcghygnatha. Türkiyede
temsilcileri vardır. 7. Fam. Agelenidae = Hunili örümcekler : bacakların
uçlarında dişli üç çengel bulunur. Tızak ağları
sık ve ince dokunmuş yatay örtüler halindedir. Bunun ortasında
ya da yanında bulunan bir huniden iki ucu açık bir oturma borusuna
geçilir. Tüm dümyada bulunurlar. Agelena
labyrinthica : ağını
yerde, otlar ve diğer bitkiler arasında kurar. Tegenaria domestica = Köşe örümceği :
evlerde, karanlık ormanlarda ve taşlar arasında
bulunurlar. Coeletes. Desidioppsis racovitazi : Akdenizde
yaşar. |
||||||
|
Agelena spp A.
gracilens Huni örümceği |
|||||||
|
|
3576c |
3576 |
3577 |
3578 |
3579 |
||
|
Agelena spp A.
labyrinthica Huni örümceği |
|||||||
|
|
7074 |
7147 |
7151 |
7157 |
7163 |
||
|
Agelena spp A.
labyrinthica Huni örümceği |
|||||||
|
|
7169 |
7167 |
7156 |
7152 |
7159 |
||
|
|
8. Fam. Desidae : Desis : Resiflerde yaşarlar. 9. Fam. Argyronetidae = Su
örümcekleri. Argyroneta aquaticus =
Su örümceği : su tabakasının
altında yaşarlar. Su içinde hava kürecikleri oluştururlar.
Örümcekler arasında su yaşamına tümüyle uyum yapmış
tek türdür. Vücut devamlı olarak bir hava tabakasıyla örtülüdür. Bu
nedenle gümüş gibi parlarlar. Su bitkiler arasında çan
şeklinde, ağzı aşağı yönelik ve hava geçirmeyen
bir yuva kurarlar. Yuvanın içini, su yüzeyinden alarak tüyleri
arasında taşıdığı havayla doldururlar. Solunum,
beslenme, deri değiştirme, çiftleşme ve yumurtlama gibi tüm
yaşamsal olaylar havayla dolu bu yuvanın içinde gerçekleşir.
Böcek larvaları ve su iztotoplarıyla beslenirler. Küçük su
topluluklarında yaşarlar. 10. Fam. Pisauridae = Avcı örümcekler : yumurta kokonları keliserler arasında
taşınır. Dolomedes
: su kenarındaki bitkiler arasında yaşarlar. Boyu 11. Fam. Lycosidae = Kurt örümcekleri : Dünyada 1500, Orta
Avrupada 66 türü bilinmektedir.Gövdeleri uzun oval şekillidir.
Sefalotoraks belirgin olarak kubbelidir. Üç sıra halinde dizilmiş 8
gözü vardır. Ağ örmezler. Avlarını koşarak yakalarlar.
Gündüzleri taşlar içerisine ağ telleriyle döşedikleri
sığınaklarda saklanırlar. Toprakta dikine silindirik
yuvalar açarak gündüzleri burada saklanırlar. Dişileri genellikle
yumurta keselerinin üzerinde oturur ya da onları abdomenlerinde (örümemelerinin
üzerinde) taşırlar. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra
bir süre daha ana tarafından korunurlar.
Hogna (Trochosa) : yuvaları
yüksek şeklindedir. Hogna tarentula : toprak
altındaki kovuklarda yaşarlar. Çok zehirli olduğuna
inanılır. Lycosa saccata : nemli
çayırlarda yaşarlar. Lycosa entzi : Akdenisde
yaşar. Türkiyede temsilcisi bulunan birkaç cins : Paradosa, Xerolycosa, Pirata, Alopecosa, Geolycosa, Trochosa, Arctosa. |
||||||
|
Lycosidae ? |
|||||||
|
|
6882 |
6883 |
6886 |
6889 |
6890 |
||
|
|
12. Fam. Drassodidae
: gündüzleri kapalı oturma keseleri içinde geçirirler. Gece
avlanırlar. Drassodes, Zelotes. 13. Fam. Clubionidae = Torbalı
örümcekler : keliserler
kalındır. Ayaklarının ucunda iki çengel bulunur. Ağ
papillerinin ikisi alttan birbirine bağlanmıştır.
Gündüzleri tamamen kapattıkları torba şeklindeki ağ yuvalarında
kalırlar, akşamları torbayı delerek avlanmaya
çıkarlar. Micrommata
: çok hızlı
koşabilirler. Clubiona holosericea : göl ve nehir
kenarlarındaki su bitkileri üzerinde yaşarlar. Türkiyede bulunur. Agroeca brunnea .
çan
şeklindeki yuvasını küçük bir sapla bitkilere iliştirir. Myrmicium : karıncaya benzerler. Güney
Amerikada yaşarlar. Cheiracanthium
(ısırdığı zaman mide bulantısı ve
bilinç yitirilmesi meydana getirir); Türkiyede temsilcisi vardır. |
||||||
|
Fam. Miturgidae Cheiracanthium spp Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||||
|
|
2675 |
2682 |
2674 |
2663 |
2670 |
||
|
|
14. Fam. Thomisidae = Yengeç örümcekleri : yürüme
bacaklarının ilk iki çifti diğerlerinden daha uzundur.
Ağları ayrı ayrı uzanan teller halindedir.
Yaprakların altlarında ve çiçeklerin içinde böcek avlarlar.
Yengeçler gibi yana ve geriye doğru da yürüyebilirler. Dünyada 1600,
Orta Avrupada 40 türü bilinmektedir. Thomisus : kısa
bitkiler ve çiçekler üzerinde yaşarlar. Misumena, Misumenops. Türkiyede temsilcileri olan diğer
bazı cinsler : Xysticus, Oxyptila, Thomisus. |
||||||
|
Yengeç örümcekleri Crab Spiders Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||||
|
|
8249 |
9184 |
1531 |
2896d |
3682 |
||
|
|
15. Fam. Salticidae (Attidae) =
Sıçrayıcı örümcekler : 2- |
||||||
|
Sıçrayan örümcekler Jumping Spiders Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||||
|
|
0902 |
0914 |
1319 |
0895c |
6582c |
||
|
|
16. Fam. Eresidae
: sefalotoraksın ön
kısmı çok geniştir. Bacaklar genellikle kısadır.
Gözler üç sıra halinde dizilir. Kribellum ve kalamistrumlar vardır.
Eresus niger : yerde kazdığı 5- |
||||||
|
|
Arthropoda ğ
Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneida ğ Labidoghnata ğ Cribellathae ğ Erasidae |
||||||
|
|
|||||||
|
|
8813 |
8815 |
8816 |
8814 |
8818 |
||
|
|
Arthropoda ğ
Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneida ğ Labidoghnata ğ Cribellathae ğ Erasidae ğ
Eresus ğ Eresus cinnaberinus syn. Eresus niger |
||||||
|
Eresus niger
- Uğurböceği
örümceği - Ladybird Spider Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||||
|
|
6513 |
6444 |
6496 |
6503 |
6473 |
||
|
|
17. Fam. Caponiidae
: solunum organları 2 çift boru trakedir. Afrika ve
Amerikanın tropik ve subtropik kısımlarında
yaşarlar. Caponia natalensis : Afrikada
yaşar. 18. Fam. Pholcidae
: keliserler zayıftır. Bacaklar çok ince ve uzundur. Göz
sayısı 8, nadiren 6dır. Pholcus
opilionoides : uzunluğu 5 mmdir.
Evlerde bulunur. Avrupada yaşar. Pholcus phalangioides : Türkiyede
saptanmıştır. 19. Fam. Gnaphosidae
: Türkiyede bulunan cinsleri : Drassodes,
Haplodrassus, Gnaphosa, Zelotes, Micaria. 20. Fam. Philodromidae
: Türkiyede temsilcileri
bulunan cinsleri : Philodromus,
Tibellus, Thanatus. |
||||||
|
Philodromidae ? |
|||||||
|
|
2379 |
2379c |
2380 |
2382 |
2382c |
||
|
|
|||||||
|
|
2383 |
2384 |
2384c |
2385 |
2386 |
||
|
|
|||||||
|
|
2387 |
2389 |
2390 |
2390c |
2391 |
||
|
Philodromidae ? Philodromus ? |
|
|
|
|
|||
|
|
6872 |
|
|
|
|
||
|
|
21. Fam. Metidae :
Türkiyede bulunan cinsleri : Metallina,
Meta. 22. Fam. Zodaridae
: Türkiyede bulunan cinsi : Zodarion. 23. Fam. Dictynidae
: Türkiyede bulunan cinsi : Dictyna. 24. Fam. Oxyopidae
: Türkiyede bulunan cinsi
: Oxyopes. |
||||||
|
Oxyopes lineatus ? Vaşak Örümceği |
|
|
|
||||
|
|
3975 |
3973 |
|
|
|
||
|
Oxyopes ? |
|||||||
|
|
5926 |
5923 |
5924 |
5925 |
5927 |
||
|
|
25. Fam. Liocranidae
: Türkiyede bulunan cinsleri : Agroeca,
Phrurolithus. |
||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TANIMSIZLAR !!!
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3943 |
|
|
|
|
|
Yengeç s.globosum ? |
|
|
|
||
|
|
1125x |
1248x |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3113 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3528 |
|
|
|
|
|
|
|
||||
|
|
1896 |
1930 |
1934 |
1991 |
|
|
|
|||||
|
|
2402 |
2402c |
2414 |
2424 |
2401 |
|
|
|||||
|
|
2403 |
2405 |
2406 |
2407 |
2408 |
|
|
|||||
|
|
2409 |
2410 |
2411 |
2413 |
2415 |
|
|
|||||
|
|
2416 |
2418 |
2419 |
2420 |
2421 |
|
|
|||||
|
|
2422 |
2423 |
2425 |
2426 |
2427 |
|
|
|||||
|
|
2428 |
2430 |
2431 |
2432 |
2433 |
|
|
|||||
|
|
2434 |
2435 |
2437 |
2438 |
2439 |
|
yengeç |
|
|
|||
|
|
2812 |
1739 |
2836 |
. |
|
|
|
|||||
|
|
2792 |
2793 |
2794 |
2797 |
2798 |
|
? |
|
|
|
|
|
|
|
1322 |
1323 |
1324 |
1325 |
1326 |
|
? |
|
|
|
|
|
|
|
1327 |
1328 |
1329 |
|
|
|
Yengeç örümceği ? Synaema spp? |