|
ARACHNIDA ÖRÜMCEKLER - AKARLAR - AKREPLER - KENELER Kazım
Çapacı |
||||||
|
Kitaplar |
||||||
|
Fotoğrafların
büyük hali için üzerlerine tıklayınız. |
||||||
|
|
ARACHNIDA Tür sayısı
bakımından zengin bir sınıftır. Örümcekler, akarlar,
akrepler ve keneler bu sınıfa girer. Boy ve şekil
bakımından değişik yapılar gösterirler. Mikroskobik
olanların yanısıra çok iri türleri de vardır. Genellikle
karasal ortamlarda yaşarlar. Jeolojik devirlerde ise Silür'den beri
bilinmektedir. Araknidleri çoğu etçildir (carnivora, zoophag).
Bazılarında zehir bezleri bulunur, bazılarında ise
ağ bezleri görülür. Ağ, yuva yapmasırasında, avlanmada
veya yumurtaları korumak amacıyla kokon örmek
için kullanılır. Gövdeleri prosoma ve
opistosoma olmak üzere iki bölümden oluşur. Prosomada toplam 6 çift
ekstremite bulunur. Opistosomada ekstremite bulunmaz. Ekstremiteler önden
arkaya doğru keliser, pedipalpus
ve dört çift yürüme bacağından meydana gelir. Prosoma 6 segmentli,
opistosoma ise genellikle 12 segmentlidir. Bazılarında opistosomada
10'dan az sayıda segment bulunabilir. Keliserler pens, makas veya iğne gibi
değişik şekillerde olabilir. Pedipalpus özellikle son segmenti
bakımından bazı gruplarda değişik yapılar
gösterebilir. Toplam altı segmentten meydana gelir: coxa, trochanter, femur, patella, tibia ve
tarsustur. Bazı gruplarda bu sayı üçe kadar düşebilir.
Dört çift halindeki yürüme bacakları bazı gruplarda iki çifte kadar
azalabilir. Bacak segmentleri coxa, trochanter, femur, patella, tibia, basitarsus ve tarsus olarak adlandırılır. Ekstremiteler üzerinde çok
sayıda ve değişik yapılarda duygu kılları yer
alır. Örümceklerin bazılarında ağlarını germek
ve tutunmak için çeşitli şekillerde çıkıntı dikenler
bulunur. Örümceklerin cribellad
olanlarda 4.çift
bacağın tarsusları üzerinde iki sıra tarak şeklinde
kıllar yer alır ki bunlar calamistrum adını
alır. Araknidlerde başlıca duygu organları gözler, duygu
kılları, lyr organı, tarak organı, raket organı ve haller organıdır. Gözleri
basittir (ocel). Prosomanın üstünde yer alır. Bazı mağara
ve parazit türlerinde göz körelmiş olabilir. Arachnida
sınıfının genel özellikleri -
Anten ve kanat taşımazlar. -
Solunum kitapsı akciğer ya da trake iledir. -
Vücutları prosoma ve opistosoma olarak iki bölümden
oluşur. Prosoma, cephalotroax (baş-gövde) olarak
adlandırılır. Baş ve gövde segmentleri karapas adı verilen
bir plakla örtülüdür. Cephalotorax üzerinde 2-8 adet basit göz bulunur. Sekiz
bacakları vardır. -
Ağız parçaları bir çift keliserdir. -
Abdomende ekstremite bulunmaz. -
Zehirleri genellikle nörotoksiktir. ÖRÜMCEKLER ARENEİDA (30.000 tür) Arachne, Lidyalı
güzeller güzeli bir kızmış. Babası kumaş
boyamacılığı yaparmış. Arachne, nakış
işlemede çok becerikliymiş. Öyle ki, yaptığı
nakışların güzelliği dilden dile dolaşır,
görenler hayranlıklarını gizleyemezlermiş. Peri
kızları bile gelir, hayranlıkla onun nakışlarını
izlerlermiş. Zamanla Arachne bu yeteneğiyle açıktan
açığa gururlanır olmuş, güzel sanatlar
tanrıçası Athenaya bile kafa tutmaya, ben ondan daha güzel
işlerim demeye başlamış. Bunu işiten Athena, öfkeden
köpürmüş.Kocakarı kılığına girip Arachnenin
yanına gitmiş. Ona öğütler vermiş, daha alçakgönüllü
olmasını, tanrılarla boy ölçüşmeyey
kalkışmamasını söylemiş. Arachne oralı bile
olmamış. Gelsinde Athena yarışalım, görelim kim
daha iyi demiş. Bunun üzerine tanrıça, kocakarı
kılığından çıkmış ve yarışmaya
başlamışlar. Athena, Olimposub on ki büyük
tanrısını gergefine büyük bir ustalıkla
işlemiş. Arachne ise Zeusun kaçamaklarını(Europeyi
kaçırmasına, Danaeye yanaşmasını)
işlemiş. Nakışlar bitince Athena bakmış
kızın işi gerçekten endisinden aşağı kalır
gibi değil. Athena, kızın gergefini parçalamış,
nakışını yırtmış öfkeyle. Bundan sonra
evlerin karanlık köşelerinde otur, orada nakış ör sonsuza
kadar, kimsevikler de yaptıklarını beğenmesin,
parçalaın atsın, sen yine yap diyip güzel Arachneyi börümcek
yapmış. İşte bu öyküyü, evlerinizdeki örümcek
ağlarını yok ederken bir kez daha düşünün diye
aktardım Aroknoidlerin giriş yazısı olarak. Örümcekler,
Cheliserata içinde tür sayısından zengin bir takımdır.
Akarlardan sonra en kalabalık grubu oluşturur. Karbon devrinden
beri yaşamaktadırlar. 50.000den fazla türü bilinmektedir. Boy,
renk, yaşam yeri, yaşam şekl bakımından çok
değişiklik gösterirler. En büyük türü Theraphosa labloni dir
(gövde Gövdeleri
prosoma (sefalotoraks) ve opistosoma (abdomen) den oluşur. Prosoma daha
küçüktür. Prosomanın sırt tarafo karapaks denen sert bir
zırhla, karın tarafı da katı bir plaka (sternum) ile
örtülüdür. Bu örtüler, yanlarda yumuşak derilerle birbirine
bağlanır. Sternumun önünde, labium adı verilen küçük bir orta
plaka vardır. Üstte gözler yerleşmiştir. Gözler genellikle
dört, bazen üç çifttir. Sıralanışları
sınıflandırmada önem taşır. Prosoma,
dıştan görünüşte tamamen segmentsizdir. Prosomada 6 çift
ekstremite vardır. Keliserlerin ön kenarı bazen sık tüylerle
kaplıdır (skapula). Bu bölge bazen serrula adı verile ince
dişlerle kaplı olabilir. Pedipalpusun ucu tırnakla sonlanır.
Pedipalplerin dip parçaları enditlidir (gnathobase). Avlarını
yoklamaya ve tutmaya yarayan, enditleri ile besin
alınışına yardım eden bu üyeler, dişilerde
kısa bir ayak şeklinde, erkeklerde ise ayrıca spermleri
nakleden bir ampul şeklindeki kopulasyon organı şekline
dönüşmüştür. Pedipalpusun
bazal segmenti genişlemiştir; beslenme sırasında çene
görevi yapar. Uç kısmı çakı şeklinde olan keliserlerin
kaidesinde büyük bir sehir bezi bulunur. Bu bez son segmentin uç
kısmından dışarıya açılır. Hatta bu zehir
bezi başın içine kadar uzanır. Örümcek
ısırdığında, uç segment ava batar ve zehir avın
dokusu içine boşalır. Bu boşalmada, zehir bezinin
etrafını saran kaslar önemli rol oynar. Birçok örümceğin zehri
insan için etkili düzeyde değildir. Pek çoğu da insanın
derisini zehrini akıtacak derinlikte ısıramaz. Çok az
sayıda tür (örneğin Lactrodectus
ve Tarantula) insan için zehirlidir. Türkiyede insan için zehirli
örümceğe rastlanmamıştır; ancak, koltuk altı ve
eklem aralarındaki ince derilere batırabilir ve acıtabilirler.
Özellikle Chiracanthium punctorium ve
su örümcekleri ısırdıkları zaman acıtırlar.
Ülkemizde bulunması olası olan Lactrodectus
spp zehirlidir. Bu örümceğin zehri çocuklar için ölümcül olabilir.
Güney Amerikada muzlarla her an limanlara sürüklenebilen Phoneutria (Ctenidae)nın zehri
bilinen en güçlü nörptoksik zehirdir. Örümceklerin hemenhepsinin zehri
nörütoksiktir. Çok şiddetli ağprı meydana getirebilirler.
Özellikle abdomen ve üyelerde ödem oluşur, beyin omurilik
sıvısının basıncı artar, kas spazmı ortaya
çıkar, solunum yetersizliği görülür. Çocuklarda ve solunum
yetmezliği olanlarda ölümle sonuçlanabilir. Büyük örümceklerin zehri,
sanılanın aksine, daha az etkilidir; küçük türler daha
tehlikelidir. Öldürücü örümceklerin dünyadaki tür sayısı 10-20
kadardır. Abdomendeki
diğer üyelerin hepsi yürüme bacakları şeklindedir. Bu üyelerin
uçları tarak gibi dişli iki çengelle sonlanır. Çoğunda
bunlara ek olarak küçük bir ön çengel, dişli kıllar, kürek
tüylerinden oluşmuş fırçamsı yapılar bulunabilir. Bunlar,
ağ örebilmeleri, ağ üzerinde hızla hareket edebilmeleri için
önemlidir. İlkel
formlar dışında, prosoma ve opistosoma, pedisel adı
verilen ince bir belle bağlanır. Aynı irilikte hiçbir
canlının beli örümcek kadar ince değildir. Bununla beraber, 1
mden daha dar olan bel içinden sindirim borusu, kan damarları, soluk
boruları ve sinir sistemi geçer. Opistosoma daha basit
görünüşlüdür, torbaya benzer. Genellikle dıştan segment izleri
görülmez.ön kısmı epigastrik çizgi olarak bilinen, enine bir
çöküntüye sahiptir. Eşeysek açıklık bu çizginin
ortasından dışarıya açılır; bunun
yanlarında da ön kitapsı akciğerlere ait bir çift stigma
vardır. Bazılarında bu stigmaların hemen arkasında,
yine kitapsı akciğerlere ait ikinci bir stigma çifti daha bulunur.
Bir kısmında ikinci stigma çifti bulunmaz. Buna karşın
daha geride, boru trakelerin dışarıyla
bağlantısını sağlayan tek bir stigma vardır.
Opistosomanın ventralinde önde kitapsı akciğerler ve
bunların stigmaları, daha altta ise erkek ve dişi genital
açıklıkları yer alır. Ağ
bezleri: opistosomanın arka ucunda, karın tarafında, anüsün
biraz önünde, opistosoma üyelerinin değişmesiyle oluşan,
ağ aygıtına ait çok sayıda (genellikle 4-6) ve oldukça
büyük çıkıntılar (ağ papilleri) görülür. İlkel
örümceklerde (Mesothelae) 8 örümemesi (spinneret) opistosomanın daha ön
kısmında toplanmıştır. Daha gelişmiş
örümceklerde (Opisthothelae) 6 adet örümemesi vardır ve daha arkada,
anüse yakın konumlanmışlardır. Örümemeleri az ya da çok
sayıda (haçlı örümcekte toplam 600 kadar) olabilen, kısa ve
çok ince kitin borucuklar içerirler. Her borucuğun ucunda ağ
bezlerine ait bir taşıyıcı kanal dışarıya
açılır. Örü salgısı skleroproteindir. Kitin borucuklardan
dışarıya çıkan salgı, kendi içinde polimerizasyona
uğrayarak ince iplikçikler halinde katılaşır.
Polimerizayonu ve berbirine paralel uzanmasını bezlerden çıkan
salgılar sağlar. Oluşan ağlar çok sağlam ve
esnektir. Hatta tropiklerde bazı örümcek ağlarıyla balık avlanabilmektedir.
Örü ipleri, Madagaskarda yüzlerce yıl dokuma ipliği olarak
kullanılmıştır. Farklı
familyalarda farklı ağ yapımı görülür.
Bazılarında bu tellerle kokonların yapımından
başka, yuvaların içi döşenir ya da tuzak ağları da
kurulur. Herhangi bir düşme durumunda, hayvan bir yere tutturduğu
bir ağ telini, kendisi yere varana dek uzatabilir. Genç örümcekler de bu
ağlarla rüzgarlarla uzun mesafeler taşınabilir. Bunun için
vücudun arka ucu yukarıya doğru kaldırılarak gittikçe
uzayan bir tel salınır. Telin serbest ucu rüzgarla harekete
başlayınca, örümcek bulunduğu yerden kendini havaya
bırakır ve rüzgarın teli ittiği yönde sürüklenmeye
başlar. Sonbaharda her yerde rastlanan uzun ağ telleri uçan genç
örümceklerden arta kalan tellerdir. Ağ
tellerinin inceliği 1/100-1/1000 mm arasında değişir.
Taşıma gücü 20-60 kg/mm2dir (çeliğin taşıma
gücünden fazla). Yakalama ağlarına yapışkan bir madde de
sürülebilir (ecribellate örümcekler) ya da 1000 bezden meydana gelmiş
ince ve dayanıklı yakalama ağları kullanılır (cribellate
örümcekler). Bağ,
bahçelerde çok rastlanan, Araneus
diadematusun yaptığı tekerlek şeklindeki
ağların orta kısmındaki göbek kısmı daha sert
iplikçiklerden yapılmış ve yanlardan değişik
şekillerde çeşitli nesnelere bağlanmıştır. Bu
tip ağlar hem oturma, hem de avlanma ağını
oluşturur. Uçan böcekler, yapışkan, büklümlü iplikçiklere
takılır; hemen avın sahibi tarafından ağ ile
paketlenir, zehir enjekte edilir. Nephia
gibi bazı cinsler, birkaç metre çapında, kuşların
bile düşüp öldüğü ağlar yaparlar. Tekerlek
ağın sahibi ya ağın kenarında ya da göbeğinde
avını bekler. İkinci durumda, hayvan genellikle
zırhlı bir yapı gösterir (Gasteracantha)
ya da ağ stabiliment denen ek iplikçiklilerle korunur. Ağın
merkezi kırmı kural olarak her zaman daha sık örülmüştür.
Argiopede zigzag şekilde
stabilimentler vardır. Diğerlerinde düşey ya da yuvarlak
stabiliment iplikçikleri olabilir. Bunlar kuşların doğrudan
ağa uçmalarını ve onları tahrip etmelerini önler. Yuvarlak
ağlar Cribellata ve Ecribellatada konverjenttir (bir noktada
birleşir). Her iki grupta yakalama ağları farklı
yapılmıştır. Ecribellatada (haçlı örümcekler)
damlalı ağlar oluşur. Bunlar temel iplikçiklerin üzerine
sürülen yağışkan bir sıvının toplanarak, yer
yer boncuk gibi topaklar meydana getirmesiyle oluşur. Cribellatada
yakalama ağları (cribellum iplikçikleri) temel iplik
ağlarının üzerine ince iplikçiklerden oluşmuş
sık bir ağın oturtulmasıyla oluşur. Yakalama
ağı, cribellum bezleri tarafından meydana getirilir. Toprakta
yaşayan birçok örümcekte de farklı ağ yapımı
görülür. Yuvaların açıklığına dairemsi ağlar
örülür ya da bir yaprak parçasının ağla sarılmasıyla
kapı gibi kapaklar yapılabilir. Buralara değen böceklerin
varlığını anlayarak hemen dışarı
çıkar ve onu yakalar. Bazılarında kapak kapanarak av
hapsedilir. Birçok örümcek
yuvasında aylarca ya da yıl boyunca kalır. Ancak deri
değiştirme sırasında deriyi atmak, avlarını
yakalamak ya da yabancı bir madde yuvaya girdiğinde terk ederler. Nemesia caementaria, yumurta
bırakmadan ya da deri değiştirmeden önce, kapağı
ağlarıyla iyice kapatarak, yavrularıyla beraber yuvada bir
yıl boyunca kalır. Atypus,
yuvadan dışarıya taşan boru şeklinde bir ağ
yapar. Av bu ağa değince yuvadan çıkarak, borunun içinden
ağı kucaklayarak zehirler; daha sonra avı yuvanın içine
alır ve ağı tamir eder. Evlerde çok rastlanan Tegenaria ise, arkası bir boru
şeklinde uzanan, huni şeklinde ağ örer. Bazı örümcekler
balık oltası gibi ağ yaparlar. Uzun bir ağ ipinin ucuna
yapışkan bir salgı akıtır ve onu uçan böcekleri
avlamak için olta gibi kullanırlar (Dicrostichus,
Mastophora). Bu salgıya eklemem eşeysel feromonlalar da gece
kelebeklerinin çekilmesine yardımcı olur. Dinopsis, bacaklarının
arasında cribellum dokusuna sahiptir. Böcek yalşaında, üzerine
buradan sıvı fışkırtır. Ağ böylece
genişler ve böcek yakalanır. Örümceklerin
iç organlar iyi gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Erkekler
genellikle daha küçüktür. Dişiler döllenmeden sonra
yumurtalarını ağ bezlerinden örülmüş bir kokon içine
bırakırlar. Kokon ya bir ere bırakılır ya da
dişi tarafından taşınır. Bir dişi 25900
yumurtayı birden fazla sayıda kokon içine bırakabilir.
Yavrular ilk gömleği atana kadar annelerinin opistosoması üzerinde
taşınır, daha sonra serbset yaşar ve kendileri
avlanırlar. Gelişimler
58 gömlekten sonra tamamlanır. Yaşam süreleri genellikle bir
yıldır. Yalnız yaşarler. Gece avlanırlar. Yaşam
tarzları: örümcekler karasal hayvanlardır. Yalnız birkaç cinsi
suda yaşar. Birçok tür, özellikle genç evrelerinde, arka
taşıdıkları örü iplikleri ya da ağlar sayesinde
atmosferin üst katmanlarına ulaşır ve uzaklara gidebilirler.
Örümcekler doğada en fazla sayıda bulunan hayvan gruplarından
biridir. Örneğin 5000 m2lik bir alandan 2.265.000 örümcek
toplanmıştır. Beslenme:
örümceklerin hepsi yırtıcıdır. Baslınca besinlerini
böcekler oluşturur. Bazı tropik türler kurbağa, kertenkele,
hatta kuşları yiyebilir. Kurtörümceği (Lycosidae),
sıçrayan örümcekler (Salticidae) ve yengeç örümcekleri (Thomasidae)
avlarını koşarak ya da sıçrayarak yakalarlar. Scytodes, keliser bezlerinden
fışkırtılan salgılarla, avlarını toprak
içinde yapıştırarak avlarlar. Bazıları (Mimetidae)
yalnız diğer örümceklere, bazıları Oligochaeta (Erigone) türlerine
özelleşmiştir. Bir kısmı (Argiope, Cyrtophora, Latrodectus) kendi erkeklerini de yerler.
Canlı olarak yakalanan avlarını, keliserlerindeki bezlerden
salınan zehirle öldürürler. Alt dudakta da proteolitik enzimler salan
tükrük bezleri vardır. bu enzimlerin etkisiyle besin, önce apız
dışında kimyasal olarak sindirildikten sonra emilir.
Sözgelimi, örümcek yakaladığı bir sineği, pedipalplerinin
gnathobasları yardımıyla ağzına iterek zaman zaman
üzerine bir damla tükrük akıtır. Böylece sineğin yumuşak
kısımları birkaç saat içinde çzöünerek sıvı hale
gelir, kitin iskeleti içi boşalmış halde kalır. Örümcek,
çözünmüş sıvıyı emici midesinin daralıp
genişlemesiyle emer. Ağız açıklıkları çok
dardır, en genişinde bile çapları birkaç mm2dir.
Diğerleri avlarını yakalamak için tuzak ağları
kurar. Buraya düşen havyalar, özellikle böcekler, tellere
takılıp kalırlar. Tuzak ağlarının
şekilleri çok değişik ve genellikle sanat doludur.
Bazıları, tuzaklarının yakınına, saklanmak için
boru ya da huni şeklinde yuvalar da yaparlar. Çoğu, karanlık
bastıktan sonra av aramaya çıkar. Tuzak ağları
kurmayanların bir kısmı gündüz avlanır. Çiftleşme
: Erkeklerin maksilla palpuslarının son eklemleri
kalınlaşma ve çıukurlaşma yoluyla kaşık
şeklini alarak çiftleşme organına dönüşmüştür.
Bazı durumlarda ipliksel ve diğer ekleri de içerir. Erkek
çiftleşmeden önce bu eki sperma ile doldurur ve ekin ucundaki iplik
kısmını dişinin eşey deliğine sokar. Bazı
dişiler erkekleriyle aynı ağda ya da yan ağda bulunur.
Ayrı yaşayanlarda kuvvetli olan dişi, çiftleşmeden önce
ya da sonra erkek için tehlikeli olduğundan, erkek uyanık olmak
zorundadır. Ağ dokumayan küçük örümcekler çiftleşirken her an
yaşamlarını kaybedebilirler. Bunların cinsel
organları yoktur, spermlerini hafif şişkin olan ön
bacakları ile dişiye aktarırlar. Latrodectus moctans türü örümceklere bu erkeğini yeme
merakından dolayı karadul (black widow) adı
verilmiştir. Bazen de, erkek isteyerek kendini dişiye verir.
Avustralya kırmızı sırtlı erkek örümceği
çiftleşme sırasında dişinin çenesi hizasına gelir.
Dişi, erkeğin karnını yavaş yavaş
çiğneyerek enzim salgılar. İkinci çiftleşmenin sonunda
erkek yarı yarıya yenmiş olur ve dişi arta kalan
erkeği ipekten ağına sararak yemeğinin kalanını
da bitirir. Bu can sana feda olsun! demenin daha iyi bir yolu var mı
acaba J. Genellikle tek
yaşarlar. Diğer örümcekler ya da eklembacaklılarla birlikte
yaşayanları da vardır. Bazıları gündüzlerini
birlikte ortak bir ağ içinde geçirirler; ancak geceleri bu bireylerin
hepsi ayrı ayrı kendi ağını örer. Ortak kokon
örenler de vardır. mimikri sadece Myrmarachne
cinsinin ürlerinde saptanmıştır. Bunlar
karıncaları taklit ederler ce ancak üç çift bacaklarını
kullanırlar. Mutillidae (bir hymenopter familyası) mimikrisi de
tanımlanmıştır. Kuş
örümcekleri 20 yıl kadar yaşayabilirse de yaşam süreleri 1
yıl kadardır. ÖRÜMCEKLER
HAKKINDA İLGİNÇ NOTLAR Eşekarısı
ÖRÜmceği (Argiope bruennichi) çiftleşmeden
sonra, sperm taşıyan iki pedipalpinden birini dişi üreme
sistemi içinde bırakarak burada bir tür tıpa oluşturur.
Tıpa, rakiplerin spermlerini engellemenin ötesinde, dişinin daha
sonraki çiftleşmelerinin süresini de önemli ölçüde kısaltıyor.
Dişiler, genellikle uzun süre çiftleştikleri erkeklerin
yavrularını dünyaya getirme eğilimnde olduklarından bu
süre önemli. (Bilim Teknik, Nisan 2007) Avustralyadaki
altın yuvarlak ağ örümceği (Nephila clouipes) ağ iplikçikleri kurşun geçirmez
yeleklerde kullanılmaktadır. Örümcek ağı da, kurşun
geçirmez yelek gibi, yüksek hızla çarpan nesneleri yırtılmadan
frenler. İplikçikler hızla esner ve hareket enerjisini
ısıya dönüştürür. Ağ sonra yavaşça
kasılır. Böylece, ağa çarpan av, mancınıkla geri
fırlatılmış gibi geri fırlamaz (Bilim Teknik, Mart
1996). Örümceğin
en arkadaki bacaklarının uçlarında tarak şeklinde
tırnaklar vardır. Bu tırnaklar, örümcek ağ yapmaya
başladığında göreve başlar. Ağ örülürken,
iplikler taranır. İplikler, iplik delikleri denen deliklerden
çıkar. Genellikle altı iplik deliği vardır. Bu delikler
ince kanallarla birbirine bağlıdır. Bu kanalrlardan,
ipliği meydana getiren çok ince lifler geçer. Bu ince lifler bir araya
gelipçelik kablolar gibi bükülerek adeta tel iplik durumuna gelirler. Bir
iplik deliği çeşitli nitelikte iplik yapabilir. Örümcek
ağının merkezinden dışarı giden iplikleri kuru
ve sert;; spirali tamamlayan iplikleri ise yapışkan ve esnektir. Bu
ağlara takılan sinekbütün çırpınışlara
karşın kurtulamaz (Bilim Teknik, Mart 1996). Örümceklere eşeyler
arasında renk farkı genellikle yoktur. Erkek bireyler
sıklıkla daha koyudur. Bu fark bazı türlerde oldukça
belirgindir. Erkek bireyler genellikle daha küçüktür. Araneus
diadematusun gövdesinin arka kısmında, yedi ipek türünü
üretebilmek için yedi salgı bezi bulunur. 1) Yumuşak ipek :
yumurtayla kozanın ya da avın sarılmasında
kullanılır. Genç örümcekler bunu uçuş ağı olarak da
kullanır. 2) Dalları vb şeyleri sarmak için kullanılan
ipek. 3) Ağın ana yapısını sağlamak için daha
az elastik olan ipek. 4) Örümceğin ağ yapısını
kurarken yardımcı spiraller için kullandığı daha az
elastik olan ipek. 5-6) Ağın yakalama işlevi için
kullanlılan nemli kılıfı için, elastik,
yapıştırıcı ipek. 7) Yumurta kozası için
hızla çekilebilen ağ ipeği. Üç alttakıma
ayrılırlar: Mesothelae, Orthognatha, Labidogantha. Bu
alttakımlar birbirlerinden, keliserlerinin pozisyonu, opistosoma
segmentasyonu, ağ bezlerinin konumuna göre ayırt edilirler. 1. Alttakım
: Mesothelae (9 tür) İlkel
örümcekleridr. Diğerlerinden farklı olarak abdomenlerinde
segmentler bulunur. Ağ papilleri karnın ortasındadır. 4
ya da 3 (ayrıca bir çift de körelmiş) çifttir. Solunum
organları 2 çift kitapsı akciğer ve 2 çift nefridyumdur.
Kalplerinde 5 çift ostiyum vardır. Keliserleri öne doğru yönelmiştir.
Düşey konumlanmış çiğneme plakaları (orthognathie)
vardır. Güneydoğu asyada yaşarlar. 1.
Fam. Listhidae
: Lipistus desultor
Heptathela. 2. Alttakım
: Orthogtanha (Mygalomorpha) (1500
tür) Birçok yerde
Mygalomorpha ve Araneomorpha alttakınları, Opisthothelae adı
altında yine alttakım olarak incelenir. Keliserler öne doğru
uzanmıştır (yataydır). Düşey ya da birbirine dönük
çiğneme plakaları vardır. Solunum organları iki çift
kitapsı akciğerdir; trake yoktur; 2 çift koksal bez vardır.
anüsün hemen önünde 2-6 ağ papili bulunur. Yaşam tarzları
değişiktir. 1. Fam.
Aviculariidae = Kuş örümcekleri : çoğu büyük vücutlu ve uzun
tüylüdür. Tuzak ağları kurmazlar. Yuvaları ya toprak içnide
kazılan derin borular ya içi ağ telleriyle döşenmiş
ağaçlar ya da yerlere açılmış kovuklardır.
Kurbağa, kertenkele, fare, kuşla beslenirler. Torpik ve subtropik
bilgelerde yaşarlar. Bir kısmı Akdeniz ülkelerinde, Güney
Avrupada da bulunur. 2. Fam.
Citenizidae : toprakta kazdıkları ve içini ağ telleriyle
döşedikleri borularda yaşarlar. Boruların ağzında,
genellikle kendiliğinden düşerek kapanan bir kapak vardır.
Yuvalarını sadece geceleri avlanmak için terk ederler. Tropik ve subropik bölgelerde
yaşarlar. Güney Avrupada da bulunurlar. 3. Fam.
Dipluridae : arka örümemeleri çok uzundur. Büyük örtü ağları
yaparlar. Diplura. 4. Fam. Atypidae: Keliser çengelleri çok uzundur. 6
ağ papili vardır. taşların altında, duvar
deliklerinde ya da yerde ağ telleriyel yapılmış tüp
şeklindeki yuvalarda yaşarlar. |
||||
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata
ğ Arachnida ğ Araneae ğ Mygalomorphae ğ Atypidea ğ Atypus ğ Atypus muralis (Bertkau, 1890) |
||||
|
Atypus
muralis Polish Spider Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||
|
|
9657 |
9514 |
9569 |
9570 |
9624 |
|
|
3. Alttakım
: Labidognatha Keliserler
dikey ya da eğik bir konumda aşağı doğru
uzanır. Pedipalplerin kaidesinde gnatobaslar vardır. Çiğneme
plakaları birbirine dönüktür. Solunum organı olrak bir (nadiren iki
çift) kitapsı akciğer bulunur; bazılarında hiç
oluşmamıştır. Trake sistemi de gelişmiştir. 6
ağ papili, iki çift koksal bezi vardır. palplerin dişleri
karmaşık yapılıdır. Sistematiği
karışık ve tartışmalıdır. Örümceklerin
çoğu bu gruptandır. I: KÜME :
Cribellatae : Ön iç örümemeleri, bir örü plakası (cribellum)
oluşturur. Son bacak çifti metatarsusu üzerinde, ağ
yapımında kullanılan, özel bir kıl dizilimi (calamistrum)
taşır. Av, cribellum iplikçikleriyle yakalanır. 1. Grup :
Palaecribellatae : En ilkel grubudur. Anatomik olarak Orthognataya
yakındır. Keliserler orthognathi (yatay konumlu) ile labidognathi
(düşey konumlu) arasında bir konumlanma gösterir. İki çift
kitapsı akciğeri vardır. Kalplerinde 4 çift ostium bulunur.
Diğer örümceklerden farklı olarak avlarını keliserlerle ısırıp
parçalarlar ve bu sırada sindirim enzimleri salgılayarak besini
alırlar. 1. Fam.
Hypochilidae : Solunum organları 2 çift kitapsı akciğerdir.
Kribellum ve kalamistrumlar bulunur. Bacaklar uzun ve dikenlidir. İki
sıra halinde dizilmiş 8 göz vardır. 2. Grup :
Neocribellatae : Bir çift kitapsı akciğeri vardır. 1. Fam. Filistatidae :
Mağaralarda yaşar ve mağaraların ağzına ağ
örer. Flistata insidiatrix : Akdenizden
Türkmenistana kadar yayılmıştır. En büyük flistatid
türüdür, dişileri |
||||
|
|
Arthropoda ğ
Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Flistatidae ğ Flistata ğ Flistata insidiatrix (Forskal, 1775) |
||||
|
Flistatidae Flistata
insidiatrix ? |
|||||
|
|
0064 |
0066 |
0067 |
0068 |
0073 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
0095 |
|
|
|
|
|
|
2. Fam. Uluboridae : Haçlı
örümcekler gibi yatay ağlar örer. Kribellum iplikçiği
taşır. Hypototes. 3. Fam. Dinopidae : Dinopis, Menneus. 4. Fam.
Amaurobiidae : iki sıra halinde dizilmiş 8 göz vardır.
Bacaklar kalın ve genellikle dikenlidir. Kribellum ve
kalamistrumları vardır. Amaurobius
fenestralis : boyu 8- II. KÜME : Ecribellatae : Ön
örümemeleri bir örü plakası (cribellum) oluşturmaz. Sonuncu bacak
çiftinin metatarsusunda ağ yapımına katılan kıl
dizisi (calamistrum) yoktur. 1. Fam. Dysderidae : Keliserler
kalındır. Göz sayısı ya 6 tanedir ya da hiç yoktur.
Bacakların ilk 2 çifti öne, son 2 çifti ise arkaya yöneliktir. Prosoma,
opistosomadan genellikle daha geniştir. Akdeniz ülkelerinde ve
diğer sıcak bölgelerde yaşar. Dysdera : gözleri daire şeklindedir. Türkiyede temsilcileri
vardır. Segestria sonoculata : abdomen
üzerinde 6 yuvarlak benek vardır. her ikisi de taş ve
kabukların altında yaşar. Stalita
taenaria : gözsüzdür. Krain
Mağaralarnda yaşar. Dysdera crocata : Dişileri
11- |
||||
|
|
Arthropoda ğ
Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Dysderidae ğ Dysdera ğ Dysdera crocata (Koch,
1838) |
||||
|
Dysdera
crocata ? Tespihböceği avcısı Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||
|
|
1098 |
1045 |
1086 |
1159 |
1093 |
|
|
2. Fam.
Scytodiae : Scytodes : Avlarını
keliserlerinden fışkırtılan salgılarla hareketsiz
hale getirir ve zenime bağlarlar. Evlerde bulunur. Türkiyede de
temsilcileri vardır. 3. Fam.
Theridiidae = Küremsi örümcekler : Dünyada 1300 den fazla türü bilinmektedir.
Vücutları küre şeklindedir. Bacakları incedir. Telleri
düzensiz ve geniş aralıklı ağları kurar, kendileri
de bu ağların üzerinde bulunurlar. Avlarının üzerine arka
bacaklarıyla yapışkan salgılar içeren ağ da
fırlatırlar. Bütün dünyaya yayılmışlardır.Çok
zehirli türler bu familyadadır. Theridium lineatum : kısa
bitkilerin üzerinde yaşar. Steatoda
bipunctata : evlerde pencere kenarlarına ağ kurar. Latrodectus tredecumguttatus : kısa
bitkilerin arasında kurduğu tuzak ağlarıyla böcekleri
yakalar. Çok zehirlidir. Akdeniz ülkelerinde, Arabistan ve Türkistanda
yaşarlar. Türkiyede temsilcileri bulunan bazı cinsler : Steatoda, Enoplognatha. 4. Fam.
Linyphiidae : Bitkiler arasında yatay ağar örerler. Türkiyede
temsilcileri bulunan bazı cinsler : Linyphia,
Erigone, Lepthyphantes, Oedothorax, Gnathorarium, Diplocephala, Meioneta. 5. Fam. Araneidae = Haçlı
örümcekler = Bahçe örümcekleri : Dünyada 2500, Orta Avrupada 49 türü
bilinmektedir. Yuvarlak ağlar örerler. Ağları Araneus
diademata = Haçlı örümcek : abdomenin sırt tarafında haç
şeklinde sıralanmış beyaz benekler bulunur. Evlerde ve
bahçelerde yaşarlar. Üçüncü bacak çiftini ağ örmede
kullanırlar, yürüme sırasında bu bacakları pek önem
taşımaz. Birinin yaklaştığını
anlayınca ağınız hızla sallamaya başlar.
Türkiyede yaşarlar. İnsanı kolay kolay ısırmazlar,
ısırsalar bile bu sadece pek az bir acıya neden olur. Ağa
takılan avlarını yemeden önce hızlı bir şekilde
ağla paketlerler. Daha küçük erkekler eğer dikkat etmezlerse
kolayca dişilerin avı haline gelebilirler. Neoscona
adianta : Dişisi Zilla diodia : orman türüdür. Desen ve renkleri çok
değişiklik göstermez. Erkeği abdomenin biraz daha küçük
olması dışında dişisiyle aynıdır. |
||||
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida
ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Araneidae ğ Araneus
ğ Araneus diadematus (Clerk, 1757) |
||||
|
Araneus
diadematus Haçlı örümcek Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||
|
|
9234 |
9235 |
9309 |
9383 |
9326 |
|
|
Arthropoda ğ
Chelicerata ğ Arachnida ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Araneidae ğ Gibbaranea ğ Gibbaranea bituberculata (Walckenaer,
1802) |
||||
|
Gibbaranea bituberculata
? Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||
|
|
1247 |
1285 |
1250 |
1274 |
1256 |
|
Araneidae |
|||||
|
|
7260 |
7272 |
7261 |
7263 |
7270 |
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida
ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Araneidae ğ Zilla
ğ Zilla diodia (Walckenaer, 1802) |
||||
|
Zilla
diodia ? |
|
|
|
||
|
|
4325 |
4320 |
|
|
|
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida
ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Araneidae ğ Agalenatea
ğ Agalenatea redii (Scopoli, 1763) |
||||
|
Agalenatea
redii ? |
|
|
|
||
|
|
3702 |
3703 |
|
|
|
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida
ğ Araneae ğ Araneamorphae ğ Araneidae ğ Neoscana
ğ Neoscana adianta (Walckenaer,
1802) |
||||
|
Neoscana
adianta |
|||||
|
|
6680 |
6684 |
6747 |
6704 |
6695 |
|
|
6. Fam. Tetragnathidae : yuvarlak
ağlar örerler. Çok uzun yapılıdrlar. Tetragnatha, Pcghygnatha. Türkiyede temsilcileri vardır. 7. Fam. Agelenidae = Hunili
örümcekler : bacakların uçlarında dişli üç çengel bulunur.
Tızak ağları sık ve ince dokunmuş yatay örtüler
halindedir. Bunun ortasında ya da yanında bulunan bir huniden iki
ucu açık bir oturma borusuna geçilir. Tüm dümyada bulunurlar. Agelena labyrinthica : ağını
yerde, otlar ve diğer bitkiler arasında kurar. Tegenaria domestica = Köşe örümceği : evlerde,
karanlık ormanlarda ve taşlar arasında bulunurlar. Coeletes. Desidioppsis racovitazi : Akdenizde
yaşar. |
||||
|
Agelena spp A.
gracilens Huni örümceği |
|||||
|
|
3576c |
3576 |
3577 |
3578 |
3579 |
|
Agelena spp A.
labyrinthica Huni örümceği |
|||||
|
|
7074 |
7147 |
7151 |
7157 |
7163 |
|
Agelena spp A.
labyrinthica Huni örümceği |
|||||
|
|
7169 |
7167 |
7156 |
7152 |
7159 |
|
|
8. Fam. Desidae : Desis : Resiflerde yaşarlar. 9. Fam. Argyronetidae = Su
örümcekleri. Argyroneta aquaticus =
Su örümceği : su tabakasının altında yaşarlar. Su
içinde hava kürecikleri oluştururlar. Örümcekler arasında su
yaşamına tümüyle uyum yapmış tek türdür. Vücut
devamlı olarak bir hava tabakasıyla örtülüdür. Bu nedenle
gümüş gibi parlarlar. Su bitkiler arasında çan şeklinde,
ağzı aşağı yönelik ve hava geçirmeyen bir yuva
kurarlar. Yuvanın içini, su yüzeyinden alarak tüyleri arasında
taşıdığı havayla doldururlar. Solunum, beslenme,
deri değiştirme, çiftleşme ve yumurtlama gibi tüm
yaşamsal olaylar havayla dolu bu yuvanın içinde gerçekleşir.
Böcek larvaları ve su iztotoplarıyla beslenirler. Küçük su
topluluklarında yaşarlar. 10. Fam. Pisauridae = Avcı
örümcekler : yumurta kokonları keliserler arasında
taşınır. Dolomedes : su
kenarındaki bitkiler arasında yaşarlar. Boyu 11. Fam. Lycosidae = Kurt
örümcekleri : Dünyada 1500, Orta Avrupada 66 türü bilinmektedir.Gövdeleri
uzun oval şekillidir. Sefalotoraks belirgin olarak kubbelidir. Üç
sıra halinde dizilmiş 8 gözü vardır. Ağ örmezler.
Avlarını koşarak yakalarlar. Gündüzleri taşlar içerisine
ağ telleriyle döşedikleri sığınaklarda
saklanırlar. Toprakta dikine silindirik yuvalar açarak gündüzleri burada
saklanırlar. Dişileri genellikle yumurta keselerinin üzerinde
oturur ya da onları abdomenlerinde (örümemelerinin üzerinde)
taşırlar. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra bir süre
daha ana tarafından korunurlar. Hogna (Trochosa) : yuvaları
yüksek şeklindedir. Hogna
tarentula : toprak altındaki kovuklarda yaşarlar. Çok zehirli
olduğuna inanılır. Lycosa
saccata : nemli çayırlarda yaşarlar. Lycosa entzi : Akdenisde yaşar. Türkiyede temsilcisi
bulunan birkaç cins : Paradosa,
Xerolycosa, Pirata, Alopecosa, Geolycosa, Trochosa, Arctosa. |
||||
|
Lycosidae ? |
|||||
|
|
6882 |
6883 |
6886 |
6889 |
6890 |
|
|
12. Fam. Drassodidae : gündüzleri
kapalı oturma keseleri içinde geçirirler. Gece avlanırlar. Drassodes, Zelotes. 13. Fam. Clubionidae = Torbalı
örümcekler : keliserler kalındır. Ayaklarının ucunda iki
çengel bulunur. Ağ papillerinin ikisi alttan birbirine
bağlanmıştır. Gündüzleri tamamen kapattıkları
torba şeklindeki ağ yuvalarında kalırlar,
akşamları torbayı delerek avlanmaya çıkarlar. Micrommata : çok hızlı koşabilirler. Clubiona holosericea : göl ve nehir kenarlarındaki su
bitkileri üzerinde yaşarlar. Türkiyede bulunur. Agroeca brunnea . çan
şeklindeki yuvasını küçük bir sapla bitkilere iliştirir. Myrmicium : karıncaya benzerler. Güney Amerikada
yaşarlar. Cheiracanthium (ısırdığı
zaman mide bulantısı ve bilinç yitirilmesi meydana getirir);
Türkiyede temsilcisi vardır. |
||||
|
Fam. Miturgidae Cheiracanthium spp Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||
|
|
2675 |
2682 |
2674 |
2663 |
2670 |
|
|
14. Fam. Thomisidae = Yengeç
örümcekleri : yürüme bacaklarının ilk iki çifti diğerlerinden
daha uzundur. Ağları ayrı ayrı uzanan teller halindedir.
Yaprakların altlarında ve çiçeklerin içinde böcek avlarlar.
Yengeçler gibi yana ve geriye doğru da yürüyebilirler. Dünyada 1600,
Orta Avrupada 40 türü bilinmektedir. Thomisus : kısa bitkiler ve çiçekler
üzerinde yaşarlar. Misumena,
Misumenops. Türkiyede temsilcileri olan diğer bazı cinsler : Xysticus, Oxyptila, Thomisus. |
||||
|
Yengeç örümcekleri Crab Spiders Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||
|
|
8249 |
9184 |
1531 |
2896d |
3682 |
|
|
15. Fam. Salticidae (Attidae) =
Sıçrayıcı örümcekler : 2- |
||||
|
Sıçrayan örümcekler Jumping Spiders Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||
|
|
0902 |
0914 |
1319 |
0895c |
6582c |
|
|
16. Fam. Eresidae :
sefalotoraksın ön kısmı çok geniştir. Bacaklar genellikle
kısadır. Gözler üç sıra halinde dizilir. Kribellum ve
kalamistrumlar vardır. Eresus
niger : yerde kazdığı 5- |
||||
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida
ğ Araneida ğ Labidoghnata ğ Cribellathae ğ Erasidae |
||||
|
|
|||||
|
|
8813 |
8815 |
8816 |
8814 |
8818 |
|
|
Arthropoda ğ Chelicerata ğ Arachnida
ğ Araneida ğ Labidoghnata ğ Cribellathae ğ Erasidae ğ Eresus ğ Eresus
cinnaberinus syn. Eresus niger |
||||
|
Eresus niger
- Uğurböceği
örümceği - Ladybird Spider Diğer fotoğrafları için TIKLAYINIZ
|
|||||
|
|
6513 |
6444 |
6496 |
6503 |
6473 |
|
|
17. Fam. Caponiidae : solunum
organları 2 çift boru trakedir. Afrika ve Amerikanın tropik ve
subtropik kısımlarında yaşarlar. Caponia natalensis : Afrikada yaşar. 18. Fam. Pholcidae : keliserler
zayıftır. Bacaklar çok ince ve uzundur. Göz sayısı 8,
nadiren 6dır. Pholcus
opilionoides : uzunluğu 5
mmdir. Evlerde bulunur. Avrupada yaşar. Pholcus phalangioides : Türkiyede
saptanmıştır. 19. Fam. Gnaphosidae : Türkiyede
bulunan cinsleri : Drassodes,
Haplodrassus, Gnaphosa, Zelotes, Micaria. 20. Fam. Philodromidae : Türkiyede
temsilcileri bulunan cinsleri : Philodromus,
Tibellus, Thanatus. |
||||
|
Philodromidae ? |
|||||
|
|
2379 |
2379c |
2380 |
2382 |
2382c |
|
|
|||||
|
|
2383 |
2384 |
2384c |
2385 |
2386 |
|
|
|||||
|
|
2387 |
2389 |
2390 |
2390c |
2391 |
|
Philodromidae ? Philodromus ? |
|
|
|
|
|
|
|
6872 |
|
|
|
|
|
|
21. Fam. Metidae : Türkiyede bulunan
cinsleri : Metallina, Meta. 22. Fam. Zodaridae : Türkiyede bulunan
cinsi : Zodarion. 23. Fam. Dictynidae : Türkiyede
bulunan cinsi : Dictyna. 24. Fam. Oxyopidae : Türkiyede
bulunan cinsi : Oxyopes. |
||||
|
Oxyopes
lineatus ? Vaşak Örümceği |
|
|
|
||
|
|
3975 |
3973 |
|
|
|
|
Oxyopes ? |
|||||
|
|
5926 |
5923 |
5924 |
5925 |
5927 |
|
|
25. Fam. Liocranidae : Türkiyede
bulunan cinsleri : Agroeca,
Phrurolithus. |
||||
TANIMSIZLAR !!!
|
|
|
|
|||
|
|
0004 |
0035 |
3943 |
|
|
|
Yengeç s.globosum ? |
|
|
|
||
|
|
1125x |
1248x |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3113 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3528 |
|
|
|
|
|
|
|
||||
|
|
1896 |
1930 |
1934 |
1991 |
|
|
|
|||||
|
|
2402 |
2402c |
2414 |
2424 |
2401 |
|
|
|||||
|
|
2403 |
2405 |
2406 |
2407 |
2408 |
|
|
|||||
|
|
2409 |
2410 |
2411 |
2413 |
2415 |
|
|
|||||
|
|
2416 |
2418 |
2419 |
2420 |
2421 |
|
|
|||||
|
|
2422 |
2423 |
2425 |
2426 |
2427 |
|
|
|||||
|
|
2428 |
2430 |
2431 |
2432 |
2433 |
|
|
|||||
|
|
2434 |
2435 |
2437 |
2438 |
2439 |
|
yengeç |
|
|
|||
|
|
2812 |
1739 |
2836 |
. |
|
|
|
|||||
|
|
2792 |
2793 |
2794 |
2797 |
2798 |
|
? |
|
|
|
|
|
|
|
1322 |
1323 |
1324 |
1325 |
1326 |
|
? |
|
|
|
|
|
|
|
1327 |
1328 |
1329 |
|
|
|
Yengeç
örümceği ? Synaema spp? |
|||||
|
|
1083x |
1084x |
1086x |
1087x |
1088 |
|
? |
|
|
|||
|
|
7845 |
7861 |
7863 |
|
|
|
? |
|||||
|
|
8148 |
8154 |
8165 |
8168 |
8166 |
|
? |
|||||
|
|
8193 |
8190 |
8185 |
8183 |
8180 |
|
? |
|
|
|
|
|
|
|
9201 |
|
|
|
|
|
? |
|||||
|
|
8128 |
8129 |
8139 |
<